Kısa kalma

6 Kalma in Islam with complete Urdu translation. Read all Kalimas online and find the power of Kalimas. Kalmas according to Quran and Hadees. Articles written by famous scholars with complete references from books and Hadiths. İşte bu yüzden en kısa sürede hamile kalmanın yollarını bu yazıda sizler için derledik. Sağlık Uzmanına Danışın Bebek nasıl yapılır eminim biliyorsunuzdur, ancak siz ve eşiniz aile kurmak için hazırlıklara başlamadan önce sağlık uzmanınıza danışırsanız çok akıllıca bir hareket yapmış olursunuz. Kaaba, small shrine located near the center of the Great Mosque in Mecca and considered by Muslims everywhere to be the most sacred spot on Earth. Muslims orient themselves toward this shrine during the five daily prayers, bury their dead facing its meridian, and cherish the ambition of visiting it on pilgrimage. Kalma is one of the pillars in islam, its mandatory for every muslim to read, understand and believe on the kalmas of islam. Kalma is the very first thing which differenciate the muslim from others, because the beliver of kalma must know that who create him, who created this world, and form whom this world is created, and Prophet Muhammad (SAWW) is the last messanger of Allah who own all the ... Ama en önemlisi hamile kalma şansını yükseltmek için beslenme programında çeşitliliğe yer verilmesidir. Tek tip ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı, yenilecek gıdalar iyi yıkanmalı, sigaradan uzak kalınmalı. Çünkü günde bir paket sigara içenlerin menopozu üç yıl erkene çekiliyor, iki paket içenlerin ise beş yıl. Vahşi Doğada hayatta kalma maceralarını konu alan belgeselleri siteminizden tükçe ve hd olarak izleyebilirsiniz. belgesel izle Ateş yakabilmek en temel hayatta kalma becerilerinden. Bunun için hangi ortamda ve etrafınızdaki hangi malzemelerle kıvılcım yaratabilirsiniz bilmeniz lazım. Mesela yolda giderken tipide kaldınız. Arabanızın aküsüyle ateş yakabileceğinizi biliyor muydunuz? Tek yapmanız gereken aküye minik bir kısa devre yaptırmak. Nankör akşamdan kalma haline pek bir iyi gelecek, kısa sürede iyileştirecek akşamdan kalma tariflerimiz var. Learn to read Six Kalimas of Islam. Laaa Ilaaha Illa-llaahu Muhammadur-Rasoolu-llaah. There is none worthy of worship except Allah and Muhammad is the Messenger of Allah K ‘Alma Life. K’Alma is a health and lifestyle company that creates unique experiences through our spas, retreats and education. “We believe, we are spiritual beings having human experiences…. at K’Alma, we focus on the integration of both.

Kulak ağrısı

2020.08.29 17:33 alimirzayef Kulak ağrısı

Kulak Enfeksiyonları: Kulak Ağrısının Yaygın Bir Nedeni
Yüzücü kulağı (otitis eksterna), dış kulak kanalında hafif rahatsızlık, artan ağrı veya şiddetli ağrıya neden olabilen bir enfeksiyondur. (7) Genellikle yüzdükten sonra kulağınızda kalan ve bakteri üremesini kolaylaştıran nemli bir ortam oluşturan sudan kaynaklanır. Kulaklarınıza parmak, pamuklu çubuk veya başka nesneler koymak da kulak kanalınızı kaplayan ince deri katmanına zarar vererek yüzücünün kulağına neden olabilir.
Kulak ağrısı nasıl geçer? Kulak ağrısına iyi gelen şeyler.
Otitis media, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde kulak ağrısına neden olabilen orta kulak enfeksiyonudur. (3) Ağrı şiddetli ise teşhis ve tedavi için doktorunuzu arayın.

Yırtık Kulak Zarı Nedir?
Yırtılmış bir kulak zarı, kulak kanalınızı orta kulağınızdan ayıran dokuda bir delik veya yırtıktır. (8) Kulak zarı yırtılmasının belirti ve semptomları şunları içerebilir:

Hızla geçebilen kulak ağrısı
Kulağınızdan mukus benzeri, irin dolu veya kanlı akıntı
İşitme kaybı
Kulağınızda çınlama (tinnitus)
Dönme hissi (vertigo)
Baş dönmesinden kaynaklanabilecek bulantı veya kusma
Yırtık kulak zarları, ciddi kafa yaralanmalarından, hava veya su basıncındaki değişikliklerden - örneğin tüplü dalışa gitmekten - orta kulak enfeksiyonlarından, kulağınızdaki yabancı cisimlerden ve daha az yaygın olarak yüksek seslerin etrafında olmasından kaynaklanabilir.

Yırtık kulak zarı işitme kaybına neden olabilir, ancak genellikle kayıp geçicidir.

Kulak Ağrısı ve Kulak Ağrısının Diğer Nedenleri
Uçakta seyahat ederken veya asansöre binerken olduğu gibi, hava basıncındaki ani değişiklikler nedeniyle birçok insan kulak ağrısı ve hafif işitme kaybı veya boğukluk yaşar. (9) Şaşırtıcı olsa da, bu tür kulak ağrısı geçicidir ve nadiren kalıcı işitme sorunlarına yol açar. Kulak ağrısının çabuk giderilmesi için sakız çiğnemeyi veya yutmayı deneyin.

Kulak kanalında oluşan aşırı kulak kiri de kulak ağrısına veya kulakta dolgunluk hissine neden olabilir. (10) Ancak, kulağınıza asla dirseğinizden daha küçük bir şey sokmamalısınız şeklindeki o eski söz hala geçerlidir: Kulaklarındaki kiri kulaktan pamuklu çubuklarla veya başka nesnelerle temizlemeye çalışan insanlar genellikle kulak kiri yerine daha derine ittirirler. kaldırmaktan daha fazla. Aşırı kulak kiri bir sağlık uzmanı tarafından teşhis edilmeli ve tedavi edilmelidir.

Sinüslerin ve burnun iç yüzeyindeki şişlik veya iltihaplanmanın neden olduğu sinüs enfeksiyonu (sinüzit) da kulak ağrısına neden olabilir. (11) Alerjiler, soğuk algınlığı ve toza veya dumana maruz kalma sinüzite neden olabilir. Sinüziti (ve kulak ağrısını) önlemek için soğuk algınlığı ve alerjileri mümkün olan en kısa sürede tedavi edin.

Çene kemiğinizi kafatasınıza bağlayan temporomandibular eklem (TME) bozuklukları, kulağınızın içinde ve çevresinde ağrılı ağrılara neden olabilir. (12)

Kulak ağrısı ve kulak ağrısının diğer nedenleri arasında şunlar bulunur:

Kulaktaki yabancı cisim
Kulağa sıkışan su
Diş apsesi (13)
Kulakta egzama (14 PDF)
Boğaz ağrısı (2)
Kulakta sabun veya şampuan
Kulak Ağrısı Tedavisi: OTC İlaçları, Damlalar ve Antibiyotikler
Kulak ağrısının tedavisi, altta yatan nedene bağlıdır. Kulak enfeksiyonundan kaynaklanan ağrıyı azaltmak için doktorunuz, Tylenol (asetaminofen) veya ibuprofen (Advil, Motrin) gibi reçetesiz satılan ilaçlar önerebilir. (15) Doktorunuz ayrıca kulak zarında delik veya yırtık olmadığı sürece ağrıyı hafifletmek için anestezik damlalar kullanmanızı tavsiye edebilir. Bazı araştırmalar antibiyotiklerin her zaman etkili bir tedavi olmayabileceğini öne sürse de, doktorunuz kulak enfeksiyonları için antibiyotik de yazabilir.

Kulak Ağrısını Tedavi Etmek İçin Her Zaman İlaç Gerekir mi?
Cleveland Clinic'e göre, ilaca ek olarak, kulak ağrısı ve kulak enfeksiyonları için de DIY tedavileri var. Bunlar şunları içerir: (16)

Sıcak veya soğuk kompresler. Etkilenen kulağa bir buz veya ısı paketi yerleştirin. Çok soğuk veya çok sıcak olmadığından emin olmak için bir havluya sarın.
Uyku pozisyonunuzu ayarlayın. Başınızı iki veya daha fazla yastık üzerinde dinlendirin, böylece etkilenen kulak vücudunuzun geri kalanından daha yüksek olur. Sol kulakta enfeksiyon varsa, sağ tarafınızda uyuyun ya da tam tersi.
Kulak Ağrısı Kendi Başına Gider mi?
Kulak ağrısı ve kulak enfeksiyonları genellikle kendiliğinden geçer. (3) Ancak aşağıdaki durumlarda doktorunuzu arayın: (2)

Çocuğunuzun yüksek ateşi, şiddetli ağrısı var veya kulak enfeksiyonunda normalden daha hasta görünüyor.
Çocuğunuzun baş dönmesi, baş ağrısı, kulak çevresinde şişlik veya yüz kaslarında güçsüzlük gibi semptomları var.
Şiddetli ağrı aniden durur (bu, kulak zarının yırtıldığını gösterebilir).
Belirtiler kötüleşir veya 24 ila 48 saat içinde düzelmez.
Önleme: Kulak Ağrısını Önlemek İçin İpuçları
Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre, bebeklerde ve çocuklarda kulak enfeksiyonlarıyla bağlantılı olan sigara içmeyin ve pasif içicilikten kaçının. (17) Tüm yabancı nesneleri kulaklarınızdan uzak tutun ve yüzdükten, duş aldıktan veya banyodan sonra kulaklarınızı dikkatlice kurulamak için her zaman zaman ayırın. Ayrıca yüzerken bone, kulak tıkacı takabilir veya özel olarak takılmış yüzme kalıpları kullanabilirsiniz.
submitted by alimirzayef to u/alimirzayef [link] [comments]


2020.08.23 16:39 alwaysiesta güzellik kavramının varlığı

güzellik kavramının varlığı
değerli anonlar insanlığın varlığından beri günümüze kadar kısa bir analiz yaptığımda ilk çağlarda en önemli şey ateş, su, yiyecek ve barınma gibi çok önemli ihtiyaçlar olmuştur kimse kimsenin
bu görselde görünen şahısın jewline, hunter eye area, hairline vsvs özelliklerine bakmıyordu
https://preview.redd.it/l836ydqcgri51.jpg?width=300&format=pjpg&auto=webp&s=0b3dfb342642821b7ef9ac96b4c389ff473e4b00
güçlü olmak veya iri olmak haricinde üst kısımda söylediğim şeyler kesinlikle diğer genlere veya düşünce yapısına işlemeyecek şeyler olarak devam etti


https://preview.redd.it/sgtso2xugri51.jpg?width=500&format=pjpg&auto=webp&s=4917c12b429e205f2d734b09510ebb6a1903d2b9
1700 lü yıllara ait bir kaç erkek figürü resmedilmiş tamamen normal görünen günümüz durumunda ön plana çıkan hiçbir özellik görülmüyor (böyle düşünme sebebim günümüz dayatılması)


https://preview.redd.it/y4lon7y1hri51.jpg?width=520&format=pjpg&auto=webp&s=2e734ad0607b4d1a02c08d2e2fec96d7fe7e17b3
standart bir kadın çizimi yıl 1800 ya da o civarlar olabilir

https://preview.redd.it/bez59e06hri51.jpg?width=996&format=pjpg&auto=webp&s=f5b0f17a52f0a87703d8d8ee54bf6dd5f77c349f
ama günümüze geldiğimiz zaman tek söylenebilecek elde tutulan argüman şu olmalı ki ilk çağdan günümüze gelebilecek kalıntılar kişinin güçlü olması, yapılı olması, boyun uzun olması gibi faktörler ve 1500 den itibaren günümüze kişinin çok büyük bir devrim niteliğinde iş yapması kadın için çok çekici kılabilir ama yukarıda görüldüğü üzere 2000 ve sonrası için yahudinin dünyaya empoze ettiği kavramlar aynen şöyle oldu


https://preview.redd.it/xoverukphri51.jpg?width=500&format=pjpg&auto=webp&s=3acd39d32f83e82040e60e096bb42bf37702cde0
o eski çağlardan günümüze gelmesi gerekli olan beyin düşüncemiz iri yapılı olmak, güçlü olmak, uzun olmak 0 landı solda ki gibi sıska olmak ama tamamen yüz hatlarının çok iyi olması neredeyse binlerce yıllık aklımızda olması gereken güç kavramını yok etti

https://preview.redd.it/3xjzrg81iri51.png?width=883&format=png&auto=webp&s=22c0189305baff2100fe5d892651b77dcb1ae4ab
keskin bir eye area demek kadınların resmen önünüzde eğilip size tapmasına sebep olacak düşünceleri insanlara aşıladılar, sağ tarafta ki gibiysen bir hiçsin.

https://preview.redd.it/v5zt3a08iri51.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=88a4f6080d4f1aaf2057558c140b2d6bffd11e95
o eski çağlardan binli, bin beş yüzlü yıllarda jawline, eye area ne kadar önemli olabilirdi ki 1.67 timur 1.62 napolyon, 1.52 büyük iskender bunları çok iyi olduğu için mi saygı duyuluyordu tabii ki hayır.


https://preview.redd.it/7saqrjbliri51.jpg?width=720&format=pjpg&auto=webp&s=51b2a15398498e3e534cae6fcc04ba5f4dd990e8
artık kadınlar böyle, güzellik kavramı bu şekilde görülüyor tumblr, instagram vsvs çok beğenilmek estetikli burun, piercing, dudak ve göz boyalı sırf marka kıyafetler bunlar harici olan kızlar bile 5/10 altı erkeğe bakmaz

https://preview.redd.it/59xts2sdjri51.jpg?width=398&format=pjpg&auto=webp&s=8df40ea3ff3cf5923b52bd17c39fd9a54ca7d5dd
evet bu adam kesinlikle dünya tarihini baştan yaratmış biridir, çok büyük düşünürdür ya da, insanlara yol gösterme konusunda bir dehadır eski çağdan kalma güzellik algısı için belkide vucudu çok iyidir, boyu çok uzundur, savaşlar yönetmiş, tablolar çizmiştir ama hayır bu adam bunların hiçbirini yapmadı sadece annesinin karnında çene kemiği önde burnu iyi saçı iyi genlere sahip olarak çıkmış ve 20 sene sonra bütün kızların yahudinin oyunu ile vajinalarını sulandıran bir kişiliğe bürünmüş ve tipi sayesinde her yerde saygınlık görüp para kazanmıştır.
submitted by alwaysiesta to turkincel [link] [comments]


2020.08.23 16:09 biajansnet Sıkça Sorulan Sorular ve Cevapları Dijital Reklam Ajansı


Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça sorulan sorular için sayfayı aşağıya kaydır. Google’da insanların en çok sordukları soruları ele alarak cevap vermeye çalıştık. Biajans.NET olarak umarım sorularınıza yanıt olmayı başarmışızdır. Bu arada sorunuzun cevabı aşağıda yer almıyorsa bize mail atabilir yada Whatsapp üzerinden sorunuzu sorabilirsiniz.

WEBSİTEM YOK REKLAM VEREBİLİR MİYİM?

Evet verebilirsiniz. Reklam denildiğinde genellikle akla gelen Google Ads (Adwords) reklamları oluyor. Fakat reklamlar Google Adwords’den çok daha fazlası. Günümüzdeki teknoloji ile bugün sosyal medya üzerinden de reklam vermek mümkün. Eğer bu soruyu soruyorsanız muhtemelen websiteniz yoktur. Websitesi olmayanlara tavsiyem websitesi açmak yerine diğer reklam türleri ile başlamak olur. Örneğin; Facebook reklamları. Facebook büyük bir kitle ile reklam verebileceğiniz insanları demografik, yaş, cinsiyet, eğitim vs. gibi bir çok özelliğe göre kitlelere bölebileceğiniz, geniş bir reklam ağıdır. Üstelik Facebook reklam hesabınız üzerinden instagram içinde reklam verebilirsiniz. Sosyal medyada reklam hesabı oluşturup nasıl reklam verilir? Daha detaylı öğrenmek için aşağıdaki bağlantıları kontrol edebilirsiniz.
İnstagram’da nasıl reklam verilir? Facebook’da nasıl reklam verilir? Youtube’da nasıl reklam verilir?
Sıkça Sorulan Sorular: Websitem yok reklam verebilir miyim?

GOOGLE'DA ÜST SIRALARA ÇIKMAK İÇİN NE YAPILIR?

Aslında bu websiteniz üzerinde nasıl çalıştığınıza bağlı olarak değişiklilik gösterir. İnternet sitenizin öncelikle arama motorlarına uyumlu bir şekilde hazırlanması gerekir. Sitenize ziyaretçi gelmesini istiyorsanız önce arama motolarının websitenizi sevmesi gereklidir. Web siteniz doğrudan erişimin dışında diğer kaynaklardan da ulaşılabilir durumda olmalı. Örneğin; bir başka web sayfasından yönlendirme, sosyal medyada etkinlik, blog ile desteklemek, backlink ve site içi site dışı bir çok çalışma gerekir. Bunu sağlamak için Google web araçları etkin kullanılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da Üst sıralara çıkmak için ne yapılır?

GOOGLE'DA ARAMA SONÇLARINDA SİTEM GÖZÜKMÜYOR!

Sorunun birden fazla sebebi olduğunu hemen hemen herkes bilir. Başlıca sorunlardan birisi doğru yapılandırılamamış olmasından ve yetersiz kalmasından dolayı Google sizi indexleyemiyor olabilir. Web tasarımcılarının bir çoğunun bazen eksik yaptığı veya websitesinde eksik bıraktığı taraflar olur. Örneğin; sitenizin içeriklerini eksiksiz girse bile optimizasyonu yarım bırakabilir. Bunu sorgulayamazsınız çünkü Google optimizasyon işlemi uzmanlık ve bilgi gerektirir. Özetle bütçenize ve web tasarımcınızın profesyonelliğine kalmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da arama sonçlarında sitem gözükmüyor!

GOOGLE REKLAMLARI İÇİN WEB SİTENİZİN OLMASI GEREKİR Mİ?

Kendinize ait site oluşturmak istemiyorsanız, sosyal sayfalardaki ( Facebook, İnstagram gibi ) açacağınız tanıtım sayfaları yada e–ticaret hizmeti sunan kuruluşların bünyesinde oluşturacağınız dükkan bölümünüze ait linklerle bağlantılı reklam çalışması yapılabilir.
Bu süreçte sunacağınız ürün ya da hizmetlerin niteliklerini belirlemeli, ulaşmak istediğiniz hedef kitle ve reklam bütçenizi ayarlayarak, Google çalışma ortağı bir ajansla yola çıkmanız hedeflerinize çok daha hızlı ulaşmanızı sağlayacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular: Google reklamları için web sitenizin olması gerekir mi?

FACEBOOK’TA REKLAM VERMEYE NASIL BAŞLANIR?

Facebook reklamlarına bir ajans yada kendiniz-kişisel olarak başlayabilirsiniz, biajans.net uzman ekibi ile büyük ve küçük her türlü işletmenin dijital pazarlama, reklam faaliyetlerini ve hesap yönetimini sağlamaktadır.
Facebook reklamlarına biajans ile veya firma içinde kişisel yönetimiyle başlamak için temel ihtiyaçlarınız şunlardır.
Facebook sayfanız olmadan reklam verilemez, eğer Facebook sayfanızı instagram hesabınıza da bağlarsanız Facebook üzerinden Instagram reklamlarını da yönetebilirsiniz.Facebook reklam hesabınızla kampanyalar oluşturabilir, reklam setleri ayarlayabilir ya da yeniden hedefleme reklamları açabilirsiniz.
Facebook ile sadece metin odaklı reklamlar verilememektedir, reklamlarınızın doğru çalışması için en az 1 fotografa ya da 1 videoya ihtiyacınız olacaktır.Biz Facebook reklamları için videoların kullanılmasını öneriyoruz, bu sayede reklamlarınızdan daha fazla verim ve istatistik elde edebilirsiniz.
Sektörünüz yada ürününüzle ilgili hedef kitleyi iyi tanımalısınız ve detaylı hedeflemelerde daraltmaları kullanarak daha iyi hedeflemeler yapmalısınız.
Amaçlar ve tanımlar iyi yapılmış olmalı, hedef kitlenizi iyi seçtikten sonra kampanya türünüzü en iyi şekilde ayarlamalısınız, trafik reklamları ile ilk öncelik satış olmayacaktır, aynı şekilde marka bilinirliği reklamları ile doğrudan bir trafik artışı beklenemez, hedef kitle ve firmanın reklam amacına göre reklam türünüzü iyi optimize etmelisiniz.
Facebook Pixel veri takip kodunun web sitenize entegre edip doğru çalışmasını sağlayarak tıklama başına maliyetler gibi parametrelerinizi takip edebilirsiniz.
Not: Bu konu hakkında daha fazla bilgi almak için Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? adlı yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook’ta Reklam Vermeye Nasıl Başlanır?

İNSTAGRAM REKLAMLARINI NASIL VEREBİLİRİM?

İnstagram Reklamlarını Facebook üzerinden oluşturuyoruz. Başlamak için, Facebook’un reklam yöneticisi bölümüne gidin ve “oluştur ” seçeneğine tıklayın. Tabi bir Business hesabınızın olması gerekiyor.
Yapmanız gereken ilk şey, reklam verme amacınızı seçmektir. Reklam verme amacı, potansiyel müşterileriniz reklamınızı gördüğünde yapmasını istediğiniz eylemdir.
Ya da Sadece marka bilinirliğinin arttırılmasını mı istiyorsunuz ?
O zaman marka bilinirliği seçeneğini seçmelisiniz.
Satış mı yapmak istiyorsunuz ?
o zaman dönüşüm reklamları arasından bir seçenek seçmelisiniz.
Müşterilerinizin form mu doldurmasını istiyorsunuz ?
Yanında bir huni amblemi olan potansiyel müşteri bulma yani form reklamlarını seçmelisiniz.
Tam olarak hangi eylemleri yapmak istediğinizi düşünün ve bu hedefi reklam oluştururken seçin.
Daha detaylı bilgi edinmek için; İnstagram Reklamları isimli sayfamıza bir göz atın.
Sıkça Sorulan Sorular: İnstagram Reklamlarını nasıl verebilirim?

REKLAMLARIMIN GOOGLE’DA 1. SIRADA OLMASINI NASIL SAĞLAYABİLİRİM?

Ortalama olarak, arama sonuçlarının ilk sayfasında veya üst kısmında gösterilen reklamlar, diğer arama sonuçları sayfalarındaki reklamlara kıyasla çok daha fazla tıklama alır. Google Ads, reklamların bu değerli konumlarda gösterilmesini sağlamak için teklifleri belirlerken kullanabileceğiniz tıklama başına maliyet (TBM) teklif tahminleri sağlar.
Bu makalede ayrıca ilk sayfada görünme, sayfa üstünde görünme ve ilk konum teklifi tahminleri ve bunların nasıl bulunacağı açıklanmaktadır.

Teklif tahminleri hakkında

Bir arama sorgusu anahtar kelimenizle tam olarak eşleştiğinde reklamlarınızın arama sonuçlarının ilk sayfasında gösterilmesine yardımcı olmak için, Anahtar kelimeler sekmesinde 3 tür teklif tahmini vardır.
İlk sayfa teklifi tahmini: reklamın, arama sonuçlarının ilk sayfasında herhangi bir yerde gösterilmesi için belirlemeniz gereken tahmini teklif tutarıdır.
Sayfanın üstünde görünme teklifi tahmini: Reklamın, ilk sayfadaki arama sonuçlarının üstünde yer alan reklamlar arasında gösterilmesi için belirlemeniz gereken tahmini teklif tutarıdır.
İlk konum teklifi tahmini: Reklamınızın ilk reklam konumunda gösterilmesi için ayarlamanız gereken tahmini teklif tutarıdır.
Kaynak: Google Ads Yardım
GOOGLE’DA REKLAM VERMEK İSTEYENLER İÇİN 10 İPUCU
Sıkça Sorulan Sorular: Reklamlarımın Google’da 1. sırada olmasını nasıl sağlayabilirim?

GOOGLE’DA ÜST SIRALARA ÇIKMAK İÇİN SEO MU YOKSA GOOGLE ADWORDS MÜ?

Bu aslında sizin ne kadar aceleniz olmasına bağlı olarak tercih meselesidir. Yani kısaca anlatmak gerekirse, eğer yeni başlamış ve 1 yıl sonrası için bir satış yada hizmet planınız varsa bu 1 yıl için reklam vermeniz çok bir şey değiştirmez. 1 yıl boyunca SEO ile web sitenizi destekleyebilir ve sonrasında zamanı geldiğinde reklam verebilirsiniz.
Bir diğer yoldan siteniz aktif ve hizmet veren bir web sitesiyse ve organik aramalarda google’da çok gerilerdeyseniz potansiyel müşterileriniz size ulaşamaz. İşte burada da Adwords devreye giriyor. Yani SEO yapılmamış bir sitenin alt yapısı çok sağlam olmadığından senelerce hizmet vermiş olsun yinede google’da 1.sayfaya gelemez böyle bir durumda reklam vermek en mantıklı yoldur.
Bir diğeri ise ikisi bir arada, yani hem SEO hemde Adwords ile ilerlemek. Bu en çok önerdiğim yoldur. Çünkü Google’da reklam verirken bile, örneğin seçtiğiniz anahtar kelimeler bile sayfanızda yer almıyorsa kalite puanınız düşer. Yine aynı zamanda doğru açılış sayfalarınız yoksa seçtiğiniz anahtar kelimeyi mecburen aanasayfaya yada en yakın olan bir sayfaya yönlendireceksiniz ve buda adwords için alakasız olacaktır, kalite puanınız düşecektir. Bu arada Adwords’de kalite puanının düşük olması rakiplerinizden daha fazla para harcayarak reklam vermeniz anlamına gelir.
Ayrıca her zaman reklam verecek bir bütçeniz olmayabilir. Haftanın 3 günü reklam verdiğinizi düşünürsek geriye kalan 4 gün Google’da kaybolucaksınız. Yani görünmeyeceksiniz. Tabi SEO’nuz yoksa!
Konuyu daha kapsamlı anlattığım yazımalarıma bir göz atmanızı tavsiye ederim.
Google’da Reklam Vermek İsteyenler İçin 10 İpucu SEO Anahtar Kelimeler Nelerdir? Sayfa İndirme Hızı Neden Önemli?
Sıkça Sorulan Sorular: Google’da üst sıralara çıkmak için SEO mu yoksa google Adwords mü?

WEB SİTEM KAÇ GÜNDE HAZIR OLUR ?

Web sitem kaç günde hazır olur? Web sitesi yaptırırken neler istediğinize bağlı olarak bu süre değişir. Örneğin tek seferlik bir site kurulumu (Sadece site kurulumu ve içerikleri girme) ortalama max 7-8 gün sürer. Fakat siteye SEO yapılacak mı? Reklam hesapları kurulacak mı? Sosyal medya hesap kurulumu-paylaşım planlama-yönetimi, backlink özel tasarım, Logo, Kurumsal kimlik oluşturma gibi bir çok şey sitenin yapılma süresini uzatır. Örneğin bir SEO yaptırmak istediğinizde aslında yukarıdaki her şeyi istemiş oluyorsunuz. Ve SEO en kısa süre olarak 6 ayda tamamlanıyor.
Peki 6 ay boyunca site kullanılmayacak mı? Tabiki kullanılacak site 1 hafta içinde kullanıma açılıyor. Sadece Google’da değerli bir konuma gelmesi, yani potansiyel müşterilerin sizi görebilmesi en az 6 ay sürüyor.
Yani kısacası düz bir sitenin tamamlanması en geç 7 gün sürer diyerek sorumuzu yanıtlamış olalım.
Sıkça Sorulan Sorular: Web sitem kaç günde hazır olur ?

İNSTAGRAM REKLAM FİYATLARI NEDİR?

İnstagram reklam fiyatları talepleriniz ve rekabetinize göre değişiklik gösterir. Bu sizin ne kadar rekabete gireceğiniz ve ne kadar kişiye gösterim yapacağınıza bağlı olarak değişir. İnstagramda reklam verirken belirleyeceğiniz tarihler yine bu fiyatı değiştirir. Yada süresiz yayınlamak gibi.
Mesela bir reklam oluşturup günlük 50 tl bütçe vererek ve süresiz yayınla diyerek reklamınızı oluşturdunuz. Bu reklam 50 tl günlük olarak her gün yayınlanacaksa aylık sizin reklam bütçeniz 1550 TL olur. Bunu aylık değilde sadece hafta sonları yayınlamak haftalık 100 TL harcamanızı sağlar. Tabi bunun yanı sıra verdiğiniz rakam karşılığında gösterim sayınızda düşü yada artış olabilir.
Google ads’de olduğu gibi Sosyal medya reklamlarında da gösterim başına ücret ve rekabet vardır. Doğru kitleyi seçmediğiniz taktirde belirlediğiniz rakamı harcarsınız fakat sitenize tıklama yada telefonunuza arama alamazsınız. Buda sizi zarar ettir.
Eğer instagram’da reklam vermek istiyor ve reklam konusunda tecrübesizseniz kendi başınıza vermemenizi bir uzman ile çalışmanızı tavsiye ederim.
İnstagram Reklamları sayfamızı inceleyerek daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: İnstagram Reklam Fiyatları nedir?

REKLAM VERMEK İÇİN NE YAPMALI?

Reklam vermeden önce karar vermeniz gerekiyor. Peki neye?
Tabiki reklamı nerede vereceğinize. Gogole Adwords’de mi? Yoksa sosyal medyada mı?
Buna karar verdikten sonra ise gerekli kaynaklara sahipmisiniz? Websiteniz varmı? Reklam vermeye müsait sayfalar var mı? Yada Sosyal medya hesap profillerimin durumu ne?
Reklam vermek kolay gözükebilir ama bir çok etken verdiğiniz reklamın kalitesiz olmasını sağlayabilir. Örneğin Adwords’de bir reklama çıktınız Ads’de ki anahtar kelimelerinizin web sitenizde olmaması kalite puanınızı düşürür. Ve kalite puanınızın düşmesi, rakiplerinizden daha fazla para harcayarak aynı yerde bulunmanızı sağlar. Öte yandan insanlar reklama tıkladıktan sonra açılan bir sitenin görünümüne açılma hızına bakarlar doğru sayfada olup olmamaları müşterilerinizin kararlarını değiştirir. Örneğin geç açılan bir site için potansiyel müşterileriniz beklemez zaman onlar için olduğu gibi hepimiz için önemlidir ve internette hızlı gezinebildiğimiz bir zamanda sitenizin yavaş açılmasına kim sabredebilir ki?
Yukarıda anlattığım bir kaç benzetme reklam vermeden önce düşünmeniz gerekenlerdi. Şimdi “Reklam vermek için ne yapmalı?” sorusuna gelelim..
Diyelim ki reklam vermek için hazırsınız. Ve kararlısınız.
Reklam vermek için bir uzman ile çalışmanız gerekiyor. Eğer bu konuda tecrübeniz yoksa büyük geri dönülmez hatalara sebebiyet verebilirsiniz. Reklamı kendiniz vermek istiyorsanız eğer, bununla ilgili makaleler okuyup videolar izlemeniz gerekiyor. Hatta kursa giderek bir sertifikasyon programına girmeniz gerekli bunu bir meslek haline getirmeniz gerekiyor.
Ve sonrasında da yapmakta olduğunuz hale hazırda ki işinizi bırakabilirsiniz artık reklam uzmanısınız. 🙂
İşin espirisi bir kenara insanlar reklam için bir uzman kiralamak yada bir ajans ile çalışmayarak reklamı küçümseyip bende yapabilirim diyor. Ve yapıyor’da fakat yapabildiği tek şey videolarda izlediği gibi bir reklam kampanyası oluşturmak. Fakat reklam bütçesi eksilirken müşterisi reklamdan gelmiyor.
Genel bir istatistiğe göre küçük işletmelerin %67 si önce reklamı kendi veriyor ve sonrasında bir ajans ile çalışmaya başlıyor.
Sıkça Sorulan Sorular: Reklam vermek için ne yapmalı?

NASIL İLK SAYFADA ÇIKABİLİRİM?

İlk sayfaya çıkabilmenizin bir den fazla yolu vardır. Sitenizin google’ın istediği gibi yayınlanması bunların en başında geliyor. Bu çok kapsamlı ve detaya giren bir konu. Örnek vermek gerekirse, İlk sayfaya çıkmanızı sağlayacak en önemli olay SEO’dur. SEO olan bir sitesi doğru seo yapılmasıyla birlikte zamanla ilk sayfaya çıkabilir.
Bir diğer yol ise Google Ads ile ilk sayfaya reklam olarak çıkabilirsiniz. Bu SEO’ya göre daha az zaman içinde 1 sayfaya çıkmanızı sağlar. Fakat reklam bütçenizin bitmesi ile 1 sayfada kalma sürenizde dolar.
Bu sebepten en iyi yol SEO ile 1 sayfaya çıkmaktır.
Dilerseniz aşağıda ki bağlantılara tıklayarak konuyla alakalı içeriklerimizi inceleyebilirsiniz.
Google’da Reklam Vermek İsteyenler için 10 İpucu Dijital Reklam Ajansı Nedir? Seo Anahtar Kelimeler Nedir?
Sıkça Sorulan Sorular: Nasıl İlk Sayfada Çıkabilirim?

WEB TASARIM NEDİR?

Web tasarımı, web sitesinin arama motorlarında erişilebilirliğini sağlayan, ana hatları ile kişi ve kurumları, ürün ve hizmetleri tanıtan grafik ve metinlerin bir araya geldiği kaliteli bir çalışmadır. Web tasarım nedir? denildiğinde kısaca kişi ve kurumların dijital ortamda görünen yüzü denilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular: Web Tasarım Nedir?

GOOGLE ADWORDS NEDİR?

İnsanlar Google’a bir çok şey sorarlar.. Örneğin; Google Adwords nedir? yada Çengelköy’de Pizza gibi aramalar yaparlar. Bu kelimelere reklam verdiğinizde ise bu soruyu soran kullanıcının karşısına, reklamınız sayesinde sizin siteniz gösterilir. Anahtar kelimeler örnekti. Bunu kendi sektörünüz kendi hizmetlerinize göre değişen anahtar kelimeler ile kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Örneğin bir rent a car hizmeti veriyorsanız ve üsküdar’da hizmet veriyorsanızı reklam Adwords’de reklam verirken “Üsküdar’da araç kiralama” anahtar kelimesini eklediğinizde google bu kelimeyi yazan üsküdarda araç kiralama arayan kullanıcılara reklamınız gösterilir.
Yani kısacası, Google Adwords, Google aramalarda ve haritalarda işletmenizin sunduğu ürün veya hizmetlerin kullanıcılara daha kolay ulaşabilmesini sağlayan bir internet reklamcılığı sistemdir.
Sıkça Sorulan Sorular: Google Adwords Nedir?

WEB TASARIM NEDEN ÖNEMLİDİR?

Web tasarım önemlidir. Çünkü düzgün ve kaliteli tasarlanmış bir web sitesi kullanıcıların gözünden bakıldığında zaman geçirmek için kayda değerdir. Ayrıca web tasarımı sadece kullanıcı açısından değil google içinde çok önemlidir. Sitenize puan verir ve index değerinizi hızlandırır. Doğru yapılmış bir tasarım ile hem masaüstü bilgisayarlarda hemde telefon, tablet gibi diğer mobil cihazlarda duyarlı çalışır.
Yani aslında web tasarım yaparak markanızı kullanıcılara ve Google kimlik olarak imaj olarak algılattırır.
Sıkça Sorulan Sorular: Web Tasarım Neden Önemlidir?

RESPONSİVE TASARIM NEDİR?

Responsive duyarlı anlamına gelmektedir. Yani kısacası web sayfanızın bilgisayarlardaki görüntüsünün bozulmadan tablet, telefon gibi mobil cihazlarda da aynı kalitede ufaltılmış duyarlı halidir.
Sıkça Sorulan Sorular: Responsive Tasarım Nedir?

SEO'NUN FAYDALARI NELERDİR?

Aslında bu soru çok genel ve uzun cevaplara dayanıyor. Fakat kısaca anlatmak gerekirse Seo 7/24 ücretsiz reklam vermek gibidir.
Google ads ile reklam vererek 1. sayfa da yer alabilirsiniz. Ama bunun için ödeme yapmanız gerekmektedir.
Fakat SEO ile hazırlanmış veb sitesi çalışma yaptığınız anahtar kelimelerde Google’da 1. sayfada ücretsiz ve kesintisiz olarak gösterilirsiniz.
Tabi SEO uzun vadede devamlılık gerektiren bir yoldur. Minimum 6 ay seo çalışması ile belirlenen çalışılmış kelimelerde yükselirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: SEO’nun faydaları nelerdir?

SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ NEDİR?

Sosyal medya yönetimi; Dijital ortamda sayfa ve hesapların kullanılırken bunun nasıl olması gerektiğini, nasıl yollar izleneceğini, herhangi bir durum karşısında hangi yöntemlere başvurulacağını, marka tanıtım ve yönetimlerinin nasıl olması gerektiğini ve tüm bunların düzenli ve uyumlu bir şekilde yönetilmesine verilen addır. Sosyal medyanın günümüzde sahip olduğu yer çok güçlüdür.
Hedef kitle belirleme sosyal medya yönetimin en önemli noktalarındandır. Yaş aralığı, cinsiyet, ilgi alanları belirlenen kitlenin bilinmesi gereken unsurlarındandır. Hedef kitlenin ilgisini çekmek adına anket yapılabilir. Ve hatta özel günlerde verilen hediyelerle birçok kişi çekilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular: Sosyal Medya Yönetimi Nedir?

MOBİL SEO NEDİR?

Mobil SEO sitenizin iç seo ayarlarını yapmanız gibi mobilede de etki edeceğini bilmelisiniz.
Eğer web sitenizi zaten arama motorları için optimize ettiyseniz, mobil SEO çalışmaları için çok da yorulmayacaksınız diyebiliriz.
Bir mobil sitenin dizaynı, kullanıcılar ve arama motoru botları için çok önemlidir. Mobil dizayn ile ilgili yapılması gerekenler:

Responsive Tasarım mı, Ayrı Mobil Site mi?

Web siteniz Mobil uyumlu değilse, vermeniz gereken en önemli karar: Mobil sitenizin; responsive mi, dinamik mi yoksa ayrı mobil site mi olacağıdır.
Sıkça Sorulan Sorular: Mobil SEO Nedir?

ORGANİK ARAMA NEDİR?

Sitenize SEO uyguladığınızda reklam vermeden google aramalarda potansiyel müşterileriniz tarafından bulunmanızı sağlayan aramaya verilen isim Organik Aramadır.
Organik aramalarda yani reklamsız ücretsiz googleda arandığınızda bulunabilmeniz SEO ile mümkündür.
Sıkça Sorulan Sorular: Organik Arama Nedir?

GOOGLE REKLAMLARI İÇİN ANAHTAR KELİME NEDİR?

Google reklamları için anahtar kelimeler sektörel olarak değişir. Her sektör için farklı anahtar kelimeler kullanılır. Örneğin bir ayakkabı satıcısının anahtar kelimeleri ile araba kiralama firmasının anahtar kelimeleri ortak değildir. Sektöre göre değişiklik göstermektedir.
Anahtar kelimelerinizi ayarlarken bu kelimeleri reklamlarda kullanmadan önce sitenizde de yer aldığına dikkat edin.
Sıkça Sorulan Sorular: Google reklamları için anahtar kelime nedir?

NEDEN İNSTAGRAM REKLAMLARI?

İnstagram reklamları google reklamları (Google Ads) farkı tamamen sizin yaptığınız işe bağlıdır. İnstagramda ki kullanıcı kitlesi sizin potansiyel müşteriniz olabilir. Yada Google aramalarda ki. Bu tamamen sizin verdiğiniz hizmetle ilgilidir.
Örneğin; Sizin kitleniz gençlerden oluşan ve sadece erkekleri baz alabileceğiniz bir kitle var. Ve bu kitleye Yüzme etkinliği yapıyorsunuz. Bunu adwords’de yapmanız daha zor ve uğraş gerektirir. Fakat instagram üzerinden bu genç kitleye görseller ile yada video ile bir reklam paylaşarak daha kısa ve net bir şekilde ulaşabilirsiniz.
Fakat dediğim gibi bu kitleye adwords’de de ulaşabilirsiniz. Bu tercih meselesidir. Fakat bazı durumlarda adwords bazen instagram ve hatta bazen kitlenizin facebook’da olduğunu görebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular: Neden İnstagram Reklamları?

FACEBOOK REKLAM MODELLERİ

Facebook size reklam verme amacınıza uygun modeller sunar. Bu reklam modelleri temelde şöyledir;
1) İnternet Sitesi Tıklamaları
2) İnternet Sitesi Dönüşümlerini Artırma
3) Sayfa Tanıtımını Yapma
4) Gönderileri Öne Çıkarma
5) Uygulama Yüklenmesini Sağlama
6) Uygulama Etkileşimini Artırma
7) İşletmenizin Yakınındaki Kişilere Erişme
8) Etkinlik Katılımını Artırma
9) İnsanların Teklifinizi Almasını Sağlama
10) Video görüntülemeleri
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook Reklam Modelleri

FACEBOOK REKLAMLARI ETKİLİ Mİ?

Bu soruyu yanıtlamadan önce Facebook’un kullanım oranlarına dair kısa bir bilgi verelim. Facebook, son rapora göre toplamda aylık 2,13 milyar kullanıcıya sahip. 7,6 milyar olan dünya nüfusu göz önünde bulundurulduğunda her 3-4 kişiden birinin aktif olarak Facebook kullandığını söyleyebiliriz. Üstelik Facebook’ta hemen hemen her kesimden kullanıcı bulunuyor. Her yaştan, cinsiyetten ve meslekten kullanıcının yer aldığı Facebook’ta bu kadar çok kullanıcının olması da markaları bu kanaldan reklam yayınlamaya yönlendirdi.
Öncelikle yeni kurulan bir markanız varsa veya Facebook’ta yeni bir sayfa açtıysanız reklam çalışması oluşturmalısınız. Çünkü Facebook’un algoritması değişti. Yeni algoritmaya göre Haber Kaynağı’nda yani ana sayfada kişisel Facebook hesaplarının paylaşımları yer alacak. Bu sebeple markaların işletme sayfalarında gönderi paylaşmaları yeterli değil. Kendilerini ön plana çıkarabilmek, kullanıcıların görmesini sağlamak için reklam yayınlamak şart. Üstelik yeni kurulan bir Facebook hesabı için sayfa beğeni reklamı açılmalıdır. Mevcut takipçisi olmayan veya az olan işletme sayfalarının etkili olabilmesi de oldukça zor.
Daha fazla bilgi edinmek için Facebook Özel Kitleler Nasıl Ayarlanır? isimli yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.
Sıkça Sorulan Sorular: Facebook Reklamları Etkili mi?
Biajans Reklam Ajansı olarak güçlü ve deneyimli bir ekibe sahip dijital reklam ajansıyız. Reklam hesaplarının yönetimi dışında Google Ads, SEO, Web Tasarım, Video Prodüksiyon, İnstagram Reklamları, Facebook Reklamları ve Youtube Reklamları için de bize ulaşabilirsiniz. Sitenizi ücretsiz olarak analiz etmek için bize bilgilerinizi bırakın.
Daha fazla bilgi için; https://biajans.net/sikca-sorulan-sorula
Daha fazla sormak istediğiniz soru varsa

Bizimle Konuşmaktan Çekinmeyin

Tek seferlik Ads Kampanyası oluşturmak mı istiyorsun? Yoksa reklam hesabının aylık yönetilmesini mi? Eğer hala karar veremediysen bizimle iletişime geç birlikte karar verelim.
Bunlardan birine ihtiyacın olabilir; Web Tasarım, SEO, Sosyal medya reklamları veya Logo tasarımı. Aşağıdaki E-posta hesabına mail atabilir yada direk arayabilirsin.
Email [[email protected]](mailto:[email protected])
Call Now! +90 530 460 6357
submitted by biajansnet to u/biajansnet [link] [comments]


2020.08.16 11:07 bmedya En Güvenilir Bahis Sitesi (Güncel)

En Güvenilir Bahis Sitesi (Güncel)
Teknolojik çağda bulunmamızın bir getirisi olarak artık internet camiasında neredeyse tüm ihtiyaçlarımızı giderebiliyoruz. Sanal dünya kumarhaneleri de, bahis oyunları meraklılarını tatmin etmek adına internet üzerinde yer edinmiş durumda. Artık sanal dünyada yer almakta olan bahis platformları normal kumarhanelere kıyasla çok daha fazla oyun seçeneğine ve yüksek bahis oranlarıyla kazandırma potansiyeline sahip.
Hal böyle olunca da bahis oyuncuları sanal bahis sitelerinde oyun oynamak ve paralarını daha kolay yoldan yükseltmeyi hedefliyor. Elbette internet üzerinde yer alan sayısız bahis sitesinin her birine güvenmek imkansız. Bu yüzden bahis oyuncuları hangi bahis sitelerinin güvenilir olduğuna dair çeşitli araştırmalar yapıyor. Böylelikle kullanıcılar, herhangi bir mağduriyet durumunun önüne geçiyor ve bahis sitelerinin avantajları hakkında bilgi ediniyor.

Bahis Sitelerini Güvenilir Yapan Ne?

Bir bahis sitesinin güvenilirliği birkaç başlık altında inceleniyor. Bu başlıklar sitenin lisans bilgilerinin şeffaflığı, para çekme ve para yatırma seçeneklerinde sağladığı kolaylıklar, şikayetler ve kullanıcı yorumları, canlı destek özelliğinin bulunması şeklinde sıralandırılabilir.
Bu başlıkları daha da açmak gerekirse;

1) Lisans Bilgileri

Bir bahis sitesinin güvenilirliğini tespit etmedeki ilk araç lisans bilgileridir. Güncel bir oyun lisansına sahip olan ve lisans bilgilerini şeffaf bir şekilde internet sitesinde sergileyen bahis sitelerinin güvenilir oldukları söylenilebilir.

2) Para Yatırma ve Para Çekme

Bahis sitesinin güvenilirliğine emin olmadaki ikinci adım para yatırma ve para çekme özelliklerinde sağladığı kolaylıklardır. Herkes tarafından bilinen EFT/Havale, Bitcoin, Papara gibi ödeme yöntemlerinin kullanılabildiği bahis siteleri daha güvenilir olma izlenimi göstermektedir. Buna ek olarak sitenin ödeme ve para çekme fonksiyonlarının 7/24 sürekli açık olduğuna dikkat edilmesi gerekir. Böylelikle kullanıcı, oyun bakiyesi ile istediği zaman işlem gerçekleştirebilir.

3) Kullanıcı Yorumları ve Site Şikayetleri

Kişinin, aklındaki soru işaretlerinden kurtulmasının bir diğer yolu da siteyi daha öncesinde kullanmış kullanıcılarının yorumlarını araştırmaktır. Bu yorumlara ulaşmak için tarayıcınıza sözü edilen bahis sitesinin adını aratabilir ve incelemelerinizi yapabilirsiniz. Hakkında hiç şikayet bulunmayan veya bulunsa dahi yalnızca tek tük olumsuz yorumlara ulaşılabilen bahis siteleri için güvenilir oldukları söylenilebilir.

4) Canlı Destek

Sitenin güvenilir bir site olduğunu söylemek için son adım canlı destek özelliği. Kullanıcıların, diledikleri zaman canlı destek özelliğine başvurabilmesi ve karşılaştıkları problemlerde yardım alabilmesi büyük bir ayrıcalık. Bu sayede karşılaştığınız problemleri çözüme ulaştırabiliyor ve oyunlarınızı oynamaya devam edebiliyorsunuz.
Kullanıcılar bütün başlıklar hakkında olumlu sonuçlarla karşılaşıyorsa bahis sitesinin güvenilir olduğuna dair kanaat getirilebilir. Bu tür sitelerde gönül rahatlığıyla bahis kuponları oluşturabilir, oyunlar oynayabilir ve oyunlar aracılığıyla kazandığınız parayı kişisel cüzdanlarınıza aktarabilirsiniz.

En Güvenilir Bahis Sitesi Hangisi?

Birçok bahis oyuncusu sanal dünya kumarhaneleri arasında araştırma yaparken Lavivabet ismiyle karşılaşmıştır. 1980 yılında bahis sektöründe hizmetine başlayan Lavivabet, 2018 yılında çevrimiçi bir bahis platformu haline gelmiş ve böylelikle hizmetlerini daha üst seviyelere taşımıştır.

Lavivabet
Siteye Git
Birçok profesyonel bahis oyuncusunun bildiği üzere oldukça köklü bir geçmişe sahip olan bu site, internet camiasına adım attığından beri büyük dikkat çekmeyi başarmıştır. Lavivabet devasa bir oyun arşivine ve kaliteli bir alt yapıya sahip. Sahip olduğu içerikle ve yüksek kazandırma potansiyeliyle Lavivabet birçok kişinin favorisi. Birçok açıdan kullanıcıyı rahatlatan Lavivabet, sürekli denetleniyor ve herhangi bir problemin oluşması engelleniyor. Tüm koşullar da kontrol edildiğinde Lavivabet'in en güvenilir bahis sitesi olduğu çıkarımı yapılabiliyor.

Neden Lavivabet En Güvenilir Bahis Sitesi?

Lavivabet oldukça heybetli bir geçmişe sahip olmasının yanı sıra kullanıcılarına, son derece yüksek teknoloji ile hizmet vermekte. Ayrıca sürekli olarak aktif bir şekilde denetleme gerçekleştiren arka plan ekibi bulunuyor. Bu sayede oyunlarda hatalara veya benzeri problemlere rastlanmıyor. Bununla birlikte Lavivabet, güvenilir bahis sitesi özelliklerinin her birini fazlasıyla karşılıyor. Lavivabet sitesini incelemek gerekirse:

1) Lavivabet Lisans Bilgileri

Lavivabet kurulduğu günden bu yana Curaçao konsolosluğu tarafından verilen oyun lisansıyla ve kumar oyunları oynatma ruhsatıyla hizmet vermekte. Tüm bilgilerini en şeffaf haliyle sayfasında paylaşan ve kullanıcıların lisans belgesini denetlemelerine fırsat tanıyan Lavivabet, kullanıcının güvenini kazanmayı başarıyor.

2) Ödeme Ve Para Çekme Kolaylığı

Lavivabet, kullanıcıların rahat edebilmesi ve geniş tercih seçeneklerine sahip olması açısından birçok ödeme yöntemine sahip. Lavivabet bahis platformu, havale, EFT, Cepbank, kripto paralar, EcoPayz, hızlı QR kod gibi birçok bilindik ödeme yöntemini de bünyesinde barındırıyor. Kullanıcılar, tüm gün açık olan site sunucuları sayesinde diledikleri zaman para yatırma ve para çekme işlemlerini gerçekleştirebiliyor ve talep edilen işlemler, seçilen ödeme yöntemine bağlı olarak kısa süreler içerisinde gerçekleştiriliyor.

3) Yorumlar Ve Şikayetler

Lavivabet hakkındaki şikayetler ve kullanıcı yorumlarına tarayıcınız aracılığıyla ulaşabiliyorsunuz. Lavivabet, internet üzerinde tek tük şikayetlere sahip olsa da bu problemlerin çözüme kavuşturulduğu görülebiliyor. Bu denli devasa bir oyuncu kitlesine sahip olan Lavivabet'in kullanıcı yorumlarının büyük çoğunluğunun olumlu olması da sitenin güvenilirliğini pekiştiriyor.

4) Canlı Destek Özelliği

Lavivabet Türkçe canlı destek özelliği bulunan nadir bahis sitelerinden birisi. Böylelikle karşılaştığınız problemleri kolaylıkla izah edebilme ve çözüm üretme şansınız oluyor. Kesintisiz 7 gün 24 saat canlı desteğe başvurabiliyor ve Lavivabet'in profesyonel ekiplerince destek alabiliyorsunuz.
Tüm bu özellikler köklü bir bahis sitesi olan Lavivabet'in güvenilirliğine bir artı olarak ekleniyor. Oyuncular gönül rahatlığıyla oyun oynayarak ve bahis yaparak bakiyelerini yükseltebiliyor, diledikleri zaman da kazançlarını kişisel hesaplarına aktarabiliyorlar.

Üyeler Ne Düşünüyor?

Kurulduğu günden bu yana bahis oyuncularını cezbetmeyi ve bünyesine eklemeyi başarmış olan Lavivabet, en yeni bahis oyunlarını da sitenin devasa oyun arşivine ekleyerek heyecanı yükseltiyor. Her geçen gün daha fazla oyuncuyu sitesine katmayı başaran Lavivabet'te kullanıcılar memnun kalma izlenimi gösteriyor.
Site kullanıcıları, oluşturulan güvenli ortamda rahatlık içerisinde bahis kuponları oluşturarak kazançlarını katlayabiliyor ve sitenin bonuslarından da faydalanarak bakiyelerini tavan değerlerine ulaştırabiliyor. Bu sayede bahis oyuncuları, yalnızca bahis kuponları oluşturarak kendilerine bir ek gelir oluşturabiliyorlar.
submitted by bmedya to u/bmedya [link] [comments]


2020.08.12 03:02 karanotlar Büyük şirket iflaslarına hazırlık: Dev bankaları batık kredi telaşı sardı

Uluslararası bankaların yeni tip koronavirüs Covid-19 nedeniyle batık krediler için ayırdığı karşılıklar 2008 finansal krizi sonrası en yüksek düzeyine çıktı.
Citigroup verilerine göre, Avrupa bankaları 56 milyar euro, ABD bankaları 76 milyar dolar olmak üzere toplamda 139 milyar dolarlık batık kredi karşılığı ayrıldı.
Küresel sokağa çıkma kısıtlamaları ve seyahat engelleri sebebiyle iflasın eşiğinde olan milyonlarca şirket sebebiyle bankacılık sektörü 2008 finansal krizinden bu yana en derin mücadelesini veriyor. Hükümetler ve yasa yapıcılar sistemi destelemek, kredi akışı ile piyasalarda operasyonlarının devamlılığını sağlamak ve maaş teşvikleri ile haneleri ayakta tutmak için trilyonlarca dolar önlem paketleri açıkladı.
Euro Bölgesi’nde halihazırda negatif düzeyde olan faiz oranları da ABD’de sıfıra ve İngiltere’de yüzde 0,1’e indirilerek bankaların kredi marjları üzerindeki baskıyı artırdı.
Dünya gazetesinde yer alan habere göre, uzmanlar, hala 12 yıl önceki krizden toparlanmaya çalışan küçük ve zayıf şirketler için Covid-19’un ölümcül olabileceği uyarısını yapıyor. Büyük şirketler için ise borsa yatırımcılarının atağa geçtiği bir dönemde zayıf kârlar, yetersiz destekler ve temettülerin yok olduğu bir ortamda, bıçak sırtı bir hayatta kalma mücadelesinin gündemde olduğunu belirtiyorlar. Bu dönemde, Avrupa bankalarına kıyasla daha güçlü gelirler açıklayan ABD bankaları daha az zarar aldığı da ifade ediliyor.
Bu dönemde büyük kredi kayıpları en büyük endişe olarak öne çıktı. Covid-19 salgının altıncı ayında rakamlar zayıflamaya başladı. ABD’nin en büyük 15 bankası öngörülen batık krediler için toplamda 76 milyar dolar ayırırken, Avrupa bankalarında ise bu rakam 56 milyar euro oldu.
Citigroup verilerine göre söz konusu bankaların 139 milyar dolar değerindeki toplam kayıp kredi karşılıkları, 2009’un ikinci yarısında Bear Sterns ve Lehman Brothers gibi şirketlerin iflasına yol açan 2008 finansal krizindeki 189 milyar dolar düzeyinden sonraki ikinci en yüksek seviyede.
Daha fazla bankayı inceleyen Accenture danışmanları ise, batık kredilerin oluşturacağı kayıpların 2022 sonunda 880 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyor. Kayıp kredi karşılıkları finansal krizin bir sonucu olarak yeni küresel muhasebe kuralları sebebiyle artıyor.
JPMorgan ikinci çeyrek sonuçlarına göre, 998 milyar dolarlık toplam borç portföyünden 1,6 milyar dolar sildi.
Mortgage kredisi sağlayan İngiliz Lloyds da, geçen üç yılın ortalamasına oranla daha düşük seviyede kalsa da yıl başından bu yana 38,4 milyar sterlinlik küçük kredi portföyünden sadece 10,5 milyon sterlinlik borç sildiğini açıkladı.
Ancak, banka yöneticileri 440 milyar sterlinlik kredi portföyü içinde bu yıl sonundaki sorunlu kredi miktarının 5,7 milyar sterline ulaşabileceğini de vurguladı.
Toplamda 356 milyar Sterlin değerinde varlık yöneten Aviva Investors fon operasyon sorumlusu Jaime Ramos Martin, krizin sonunda doğacak olan kredi kayıplarını tahmin etmeye çalışmanın sonuç vermeyeceğini söyledi. Morgan Stanley, tarihinin en yüksek çeyrek gelirini açıklarken, sabit getirili işlem getirisinin yüzde 168 arttığını da açıkladı.
Avrupa bankaları net varlıklarının defter değerlerine oranı ortalama yüzde 48’i ile işlem görürken ABD’li bankalarda bu oran yüzde 89 düzeyinde. Yüzyıldan fazla tarihe sahip Barclays (17,4 milyar euro), Deutsche Bank (15,6 milyar euro) ve UniCredit’in (17,2 milyar euro) toplam değeri, 2011’de kurulan 72 milyar dolar değerindeki (61 milyar euro) video konferans şirketi Zoom’dan daha düşük.
Toplamda 1,5 trilyon euro bilançosu ve 2019’daki 3,2 milyar euroluk geliriyle Fransa merkezli Societe Generale’in hisse senedi fiyatı 2020’de yüzde 60 düştü. Şirketin 11 milyar euroya gerileyen değeri de, iş yeri mesajlaşma uygulaması Slack’in (14 milyar euro) altına indi.
Lloyds, Credit Suisse ve BNP Paribas’ın en büyük hissedarlarından ve toplamda 90 milyar dolarlık varlık yöneten Harris Associates Başkan Yardımcısı David Herro, ekonomilerin toparlanma yolunda olmasına ve sermaye ve nakit pozisyonlarının yeterince güçlü seyretmesine rağmen banka değerlerinin 2009’dan daha kötü bir durumda olduğuna dikkat çekti.
Euro Bölgesi’nin en büyük bankalarından Santander Yönetim Kurulu Başkanı Ana Botin, martta pandemi sebebiyle banka gelirlerinin yüzde 5 düşebileceğini öngörmüştü. Bu öngörüden dört ay sonra Santander kredi kayıpları için 7 milyar euro ayırdığını duyurdu ve İspanyol banka 163 yıllık tarihinde ilk kez çeyreklik zarar açıkladı.
Barclays ve HSBC, ikinci çeyrek net gelirleri de sırasıyla yüzde 91 ve 96 düştü. ABD’de 9,5 milyar dolar değerindeki batık kredi karşılığı ayıran Wells Fargo’da 2,4 milyar dolar zarar açıklarken Citi, Bank of America ve JPMorgan’ın kârı da yüzde 50’in üzerinde geriledi.
Gelirleri artırmak ve özellikle Avrupa’daki bankaların halihazırda anemik düzeydeki kârlarını korumak için maliyetleri daha fazla azaltması gerekiyor. HSBC ve Deutsche Bank, martta daha önce açıklanan işten çıkarmaların ertelendiğini açıklamıştı. Fakat iki aydan kısa bir süre sonra işten çıkarmalar devam etti.
https://ahvalnews-com.cdn.ampproject.org/c/s/ahvalnews.com/tekonomi/buyuk-sirket-iflaslarina-hazirlik-dev-bankalari-batik-kredi-telasi-sardi?amp
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.25 11:15 Asusnur GRRM - 2001 Söyleşileri - 4

Bu çeviri @
7 Haziran 2020
Üstad Aemon hisar ve Gece gözcüleri için ayrı ayrı yemin etti. Diğerleri için de geçerli bir durum.
Dorne kadınları savaşır mı? Bazıları, evet. Örneğin KumYılanları. Ama bu bir kural değil. Nymeria bir savaş lideriydi ama bir savaşçı değildi - yani bir askerden çok bir komutandı.-
Yoksa Dorn’un“eşitliği” sadece en büyük oğul yerine en büyük çocuğun mirasçı olmasından ibaret mi? Bu en büyük olanı; ancak gelenekleri farklı, kadınlara başka şekillerde de daha fazla hak veriyorlar. Dorne’nin eşitlikçi bir toplum olmadığını söylemek… Ne münasebet?
Westerling’lerin Robb’a karşı komploya katılımları hakkında bir şeyler duydum. Sadece Tywin Lannister tarafından affedilmeleri değil, Jeyne’nin amcasına Castamere’in verildiği, Jeyne’nin annesinin Robb’a karşı komplo kuran Lannisterlar Boltonlar ve Freyler ile el ele tutuştukları oldukça açık. Her sabah Jeyne’nin hamile kalma şansı olmadığından emin olmak istediği için bir şeyler koyuyordu. Göreceğiz. Ama bence “Batılılar” hakkında genelleme yapmak bir hatadır, tıpkı “Lannisterlar” hakkında genelleme yapmak gibi. Aynı ailenin üyeleri çok farklı karakterlere, arzulara ve dünyaya bakış yollarına sahiptir … ve ailelerde de sırlar vardır.
Stannis ile anlaşmaya varmak “diz çökmüş” olarak kabul edilir mi? Evet.
Yabanıllar, Gece nöbeti’nden nefret ettikleri gibi kuzeyden de nefret ediyor mu? Hayır.
ACOK’taki Ser Aenys Frey’e göre, “Kale o kadar büyük ki onu elinde tutmak için bir ordu gerekiyor”. Yanılmış mıydı? Yanlış değil, belki de durumu abartıyoruz. Yine de, kale duvarları, gerçek dünya kuşatmalarındaki gerçek ortaçağ kalelerinden çok daha büyük bir garnizon gerektirecek kadar genişti.
BTW, sanırım ADWD (ve sonraki kitaplar?) İçin POV’ları değiştirme fikriniz çok ilginçti. Sanırım yeni eklemeleri değil AGOT’ta başlayan eski POV’ları kastediyorsunuz. Bu sadece bir kavramdı. Tam olarak ne demek istediğime karar veremedim.
Bu soru biraz kişisel. En sevdiğim teorimi çürüttüğü için soruyorum. Tywin, Edmure onu Red Fork’ta durdurduğunda gerçekten de Robb’un tuzağına yürüyor muydu? Onlara güveniyor muydu? Harrenhal son derece güçlü bir kaledir ve üç yüz kişilik bir garnizon ortaçağda oldukça büyüktür. Tywin, muhtemelen Roose Bolton’un kaleyi kuşatacağını düşündü. En az yarım yıl kaleyi elde tutabileceklerdi. Burada en büyük etken Hoat’ın değişen tarafıydı.
Bran’in AGOT’taki Arya ve Sansa ile ilgili görüsünü yazar okuyucunun yorumuna bıraktı.
Jack Vance, Robin Hobb, Guy Gavriel Kay Grrm’in beğendiği bazı kitapların yazarları. (Bakın belki (ç)alıntı yapmıştır. 😅)
Şahsen Robb Stark’ın kendi mezarını kazdığını düşünüyorum ve çok fazla gözyaşı dökmedim.- Eddard ile aynı şekilde- neden bu kadar sert olması gerekiyordu? Eğer başka türlü olsaydı, o adam o olmazdı. Tarih benzer hatalar yapan insanlarla doludur.
Kardeşim seriden pek haz etmiyor. İyilerin hep öldüğünü ve kötülerin kazandığını söylüyor. Ygritte’nin öldüğüne dikkat çekiyor. Ve Yaşlı Ayı (Jon Snow’un Mormont’un ölümü olmadan gece nöbetçilerinin Lordu olamayacağını söylediğimde kardeşim beni görmezden geliyor, lakin bu olmalıydı). Ve Soğan Şövalyesinin oğulları. Soğan Şövalyesinin hayatta kalan üç oğlu var.
Okuyucularınızın çoğu cesur gerçekçiliği ve bu seride her zaman her şeyin olabileceğini takdir ediyor mu? Bazıları… Bazıları bilmiyor… Beni okuyanlar… Onları eğlendirmek için başka kitaplar bulamayanlar…
Ek, Galbart Glover dul ve çocuksuz mu? Emin olmak için notlarıma bakmalıyım, ama Galbart’ın dul ve çocuksuz olduğuna inanıyorum. Bu durum devam ederken kardeşinin oğlunu varis olarak atamış olabilir.
Martin, tahtın Lannisterlara olan borçlarına dikkat çeken bir okuyucuya; Önemli olanın İnanç ve Demir Banka’ya olan borçlar olduğunu söyledi.
Okçular (veya atlı okçular), piyade ve süvari göreli bileşimi nedir? Piyade, süvarileri hatırı sayılır bir farkla geride bıraktı, ancak çoğunlukla feodal güçler ve köylü milisler hakkında konuşuyoruz, az disiplin ve daha az eğitimle. Her ne kadar bazı Lord’lar diğerlerinden daha iyisini yetiştirse de… Tywin Lannister’ın piyadeleri çok iyi ve disiplinliydi Lannisport’un Şehir Saati de iyi eğitilmişti … Oldtown ve King’s Landing’deki meslektaşlarından çok daha iyi.
Dany’nin Westeros’u fethetmek için planladığı işgal, askeri açıdan çok ilginç görünüyor. ASOIAF’ta tarihsel savaşlardan veya seferlerden sonra model savaşları, taktikleri veya seferleri mi değiştiriyorsunuz yoksa farklı savaşlardan / seferlerden fikirleri mi karıştırıyorsunuz?* Ben ilerlerken telafi ederim. Tarihten gelen gerçek savaşları karıştırın ve eşleştirin, ancak belirli bir miktar hayal gücü ve değişiklikler ekleyin
Hannibal, Sezar, Napolyon, Scipio Africanus veya Büyük İskender’in seferlerini incelediniz mi? Bir dereceye kadar, evet. Hiçbir şekilde kendime uzman demem, ama tüm biyografileri okudum, çok sayıda Osprey kitabım var ve Keegan ve Norman Dixon ve Fletcher Pratt’ı okudum.
Dany, daha fazla süvari ve okçu ekleyerek paralı askerlerinin ve Lekesizlerin ‘ordusunu’ güçlendirmeye devam edecek mi? Resmi olarak yayınlanan e-postalarınızdan birinde daha büyük bir asker grubunun ADWD’de görüneceğini okudum. Bu grup Dany ile mi ilgili? (Sanırım bu potansiyel bir spoiler sorusu, bu yüzden bu soruyu cevaplamak istemeyebileceğinizi anlıyorum.) Beklemeli ve görmelisin.
Rus hayranları grubumuz adına sizi selamlamak ve harika kitaplarınız için içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Ortaçağ tarihinin ve irfanın büyük bir hayranı olarak kişisel olarak da teşekkür ederim - Ortaçağ dünyasının bu kadar güzel ve canlı görüntüsünü edebiyatta görmek çok nadir bir şey. Tekrar teşekkürler:). Rica ederim. Nazik sözler için teşekkürler. Kitapları İngilizce mi Rusça mı okuyorsunuz? Her iki durumda da, onları sevdiğinize sevindim. Ama ayrıca size birkaç soru sormak istiyorum - elbette, çok fazla zamanınızı almaz ise… Bu soruların ilkini ve ana kısmını bir süredir tartışıyoruz lakin kendimiz net bir cevap veremedik. Kuzeydeki tarım meselesi. Şu ana kadar kitaplarda gördüğümüz kadarıyla, yazın bile kar Kuzey’deki toprakların çoğunu kaplıyor gibi görünüyor ve kesinlikle kışın hepsini kapsıyor, değil mi? Ben yaz aylarında kar “toprakların çoğunu kapsar” demezdim. Ara sıra yazın kar yağması yerine… Kuzey, yaz aylarında bile gerçekten ısınmaz, ancak her zaman buzlu değil ve sürekli kar da yağmaz. Kış, farklı bir masal.
Ama orada bir sürü insan yaşıyor. Ne yiyorlar? Çok fazla yiyecek saklanır. Füme, tuzlanmış, tahıl ambarlarında paketlenmiş vb. Kıyıdaki nüfusun yiyecekleri büyük ölçüde balıktır, iç kısımlarda bile nehirlerde ve Uzun Göl’de buz balıkçılığı vardır. Ve bazı büyük lordlar kendi kalelerinin yiyeceğini sağlamak için seraları denetlemeye ve korumaya çalışırlar … Winterfell’in “cam bahçeleri” gibi… Ama kısa cevap … eğer kış çok uzun sürerse, yemek biter … ve sonra insanlar güneye gider ya da aç kalır …
Karsız, tarıma elverişli alanlar var mı, yoksa “daha ​​büyük mevsimler” içinde önemli sıcaklık değişiklikleri var mı? Bir hasadı büyütmek için en az birkaç ay ılık sıcaklık (15-20 santigrat derece) gerekir. Kuzeyde mevcut mu? Ara sıra. Mevsimlerin rastgele doğası göz önüne alındığında güvenilebilecek bir şey değildir, ancak sahte ilkbaharlar ve uzun yazlar vardır. Üstadlar, ne zaman ekilecekleri, ne zaman hasat edileceği ve ne kadar yiyecek depolanacağı konusunda tavsiyelerde bulunmak için sıcaklığı yakından izlemeye çalışırlar.
Ve bir kış geldiğinde ne olur - beş, altı yıl uzunluğunda? Kıtlık olur. Kuzey acımasız.
Şüphesiz, sadece Güney’den tahıl ithalatı Kuzey’in ihtiyaçlarını karşılayamaz. Ve bu arada, kış aylarında Güney’de kar yağıyor mu? Evet, bazen, bazı yerlerde. Ay Dağları oldukça fazla kar alır, Vadi ve nehir arazileri batısı daha da az… King’s Landing’e nadiren kar yağar, Fırtına toprakları ve Menzil’e de nadiren, Oldtown ve Dorne’na neredeyse hiç kar yağmaz.
Dany’in köleleri kurtarmaya çalışmasını çok saçma, mantıksız ve boşa çaba olduğunu düşünen okuyucuya Martin; Dany’in küçük, deneyimsiz ve iyi niyetli olduğunu ve bu hamlelerin gelişiminde etkili olacağını söyledi.
Yüzsüz doğulur mu olunur mu? Yani; reflekslerin, dengenin, birini öldürme yeteneğinin üstünde yetenekli bir suikastçının beklediği fiziksel ve zihinsel niteliklere sahip olmaları gerekiyor mu? Gerekli becerilere sahip olan herkes Faceless Man olabilir mi, yoksa ailelerden çocuklara geçen bir miras mı? Kesinlikle miras değil.
Yüzsüzler ne zamandır varlığını sürdürüyor? Binlerce yıl… Braavos’un kendisinden daha uzun.
Rhaegar, Ser Barristan ve Sör Jorah Mormont tarafından melankolik, asil ve şerefli olarak tanımlanır. Bu adam bana, özellikle de Harrenhal’daki turnuva gibi halka açık bir etkinlikte, karısını aldatan türden bir adam gibi görünmüyor. Öyleyse neden güzellik kraliçesi olarak Lyanna’yı seçti? İyi soru.
Bu arada, umarım Jon Snow ASOIAF’ın Frodo’su değildir. Jon benim en sevdiğim karakter ve onun Frodo gibi olmasını istemezdim, hastalığından ve hastalığından dolayı yaralanmış… Jon, Frodo’dan daha uzundur.
submitted by Asusnur to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.06.17 09:59 ahmetkurt01 Adana Hp Yazıcı Servisi 0322 363 64 00

Yazıcılar ve her türü toner, sıcaklık, sürekli prizde kalma ve aktif çalışma gibi unsurlarla birlikte çalışmaktadırlar. Bu unsurların hepsi yazıcıların kısa aralıklarla bakımının yapılmasına sebep olmaktadır. Düzenli olarak bakımı yapılan Hp yazıcıların çok daha verimli ve düzgün çalıştığı bilinmelidir.
submitted by ahmetkurt01 to u/ahmetkurt01 [link] [comments]


2020.06.14 19:25 snowieez Işığın Hanımı Lady Galadriel Kimdir?

Işığın Hanımı Lady Galadriel Kimdir?
https://preview.redd.it/dp7ygy3ttw451.jpg?width=1600&format=pjpg&auto=webp&s=f8a107474d8a2e023e9f4af9ed908e9e11000eab

LADY GALADRIEL

Noldor prensi Finarfin ve Teleri prensesi Earwen’in 4. çocukları olarak, Ağaçların Yılı 1362’de Valinor’da doğdu. Babası ona ‘asil kadın’ anlamındaki Artanis ismini verdi. Yıllar geçip büyüdükçe alışılmadık bir şekilde uzun boylu ve güçlü oldu, bu yüzden annesi tarafından ‘erkek-kadın’ anlamındaki Nerwen ismini aldı. Ama onun hakkındaki en belirgin şey saçlarıydı, nadir bir ‘gümüş-altın’ renginde ve gözleri kamaştıracak kadar parlaktılar. Karışık bir kana sahip olmasına rağmen bir Noldor prensesi olarak kabul edildi, babası Noldor’un Yüce Kralı olan Finwe’nin 3. oğluydu.
Alqualonde sınırları içindeyken genç Teleri prensi Teleporno (Celeborn) ile tanıştı. Tanışmalarından sonra aralarında büyük bir aşk başladı ve Teleporno ona Telerin dilinde Alatariel ismini verdi. Ama onun başka bir hayranı daha vardı; üvey amcası Feanor. Feanor, güzelliğe ve parlaklığa karşı aşırı bir sevgi besliyordu ve Galadriel’in saçları aklının bir köşesine kazındı. İki Ağaç’ın ışığını yakaladığı söylenen Silmarilleri yapmak için onun saçlarından esinlendi. Saçlarından bir tel almak için ona üç kez yalvardı ama Galadriel her seferinde onu reddetti ve bunun sonucunda Feanor isteğinden vazgeçti. Galadriel’in zihin okuma hakkında olağanüstü güçleri vardı ve Feanor ondan saç telini istediğinde onun zihnine baktı ve sadece onun şeytani doğasını ve karanlığı gördü. Valinor’un Kararışı sırasında onu hor görmesine rağmen, Galadriel tıpkı Feanor gibi Orta-Dünya’ya gitmek için can atıyordu. Bu sıkıntılar sırasında Teleri’ye yapılan Akraba Kıyımı’nda hiç rolü olmadı ve Celeborn’u onunla birlikte gelmesi için ikna etti. Celeborn onun hatrı için "Valar’ın Hükmü"’nün altına girdi. Orta Dünya’ya gemilerle gitmeyi planlıyorlardı ama Feanor ve oğullarının Teleri gemilerini çalmasıyla Fingolfin himayesindeki Noldor’un çoğunluğu Helcaraxe’yi yürüyerek geçtiler.

https://preview.redd.it/733jg67ztw451.jpg?width=476&format=pjpg&auto=webp&s=5e3c0519aa4f5e366bf7639cfb9f6e4e3daf7d7a
Doriath Kralı Thingol tarafından Beleriand’da memnuniyetle karşılandılar. Thingol, kardeşi Olwe ve Calaquendi Elfleri’ne ne olduğu hakkında hiçbir şey bilmiyordu ve ilk kez onlardan öğrendi. Ama onlar Akraba Kıyımı hakkında hiçbir şey söylemediler. Noldor’un büyük bir kısmı Beleriand’a geldiğinde ve büyük Dagor-nuin-Giliath savaşı yapıldıktan sonra Galadriel ağabeyleriyle yeniden bağlantı kurdu. Doriath’ta geçirdiği günler boyunca Maia Melian’dan çok şey öğrendi ve zaman zaman da ağabeyi Finrod’un hüküm sürdüğü Nargothrond’a gitti. Galadriel ve Melian iyi birer dost oldular ve sık sık Valinor hakkında konuştular. Melian Noldor’un sürgüne gelişinden öncesini öğrenmek için can atıyordu ama Galadriel Ağaçların öldüğü andan sonrasını hiç anlatmadı. Bununla birlikte Melian tahminlerde bulundu ve bazı tahminleri doğru olduğu için Galadriel dayanamayıp anlatmaya başladı. Ama her şeyi değil; Akraba Kıyımı ve gemilerin yakılması hakkında hiçbir şey anlatmadı. Melian anlatılanlardan bazı şeyler çıkardı ve daha sonra daha fazla bilgi Thingol’ün kulaklarını çalındı. Sonunda Thingol’ün sözlerine dayanamayan Angrod her şeyi anlattı. Yaşanan bu olaylardan sonra, Thingol’ün yanından ayrılıp bir süre için Nargothrond’da yaşadılar. Ancak Birinci Çağın 300. yılında Doriath’a geri döndü. Nargothrond ve Doriath’ın yıkılışları sırasından nerede oldukları hakkında hiç kimse bir şey bilmiyordu. Öfke Savaşı sırasında Galadriel ve Celeborn’a Orta-Dünya’da kalma veya Valinor’a dönme şansı verildi ama onlar kalmayı tercih etti. Çünkü Galadriel, o zaman bile çok gururlu ve kibirliydi bu yüzden Valar’ın affını kabul etmeyi reddetti.
https://preview.redd.it/7butqjt2uw451.jpg?width=900&format=pjpg&auto=webp&s=0cd825040bdb1373a4d52130e7c7760a4ad0c1c1
Galadriel ve kocası Galadriel’in akrabası olan Gil-Galad’ın krallığı Lindon’a yerleşti. Bir süre burada kaldıktan sonra Eregion’a gittiler. Feanor'un torunu Celebrimbor orada yaşıyordu ve çok hünerli bir demirciydi. Ama burada çok kalmadılar çünkü Galadriel, Feanor soyundakilere karşı büyük bir nefret besliyordu. Daha sonra Lorinand denilen bölgede kimin yaşadığını bulmak için Nandor’lu Amdir ile bağlantı kurdular. Sonunda Khazad-dum aracılığıyla Hithaeglir’i geçerek oradaki Orman Elflerine katıldılar. Bu olaylar yaşandıktan sonra Annatar adında biri Eregion’a gelip oradaki Elflere kendi demircilik hünerlerini öğretmeye başladı. Annatar’ın yardımıyla Eregion Elfleri bir sürü yüzük yaptılar, ama Celebrimbor gizlice daha güçlü 3 yüzük daha yaptı. Celebrimbor, Elfler için Üç Yüzük yaptı ve bunlar diğerlerine göre daha güçlüydü. Yüzükler yapıldıktan sonra Annatar kendi için tek bir yüzük yaptı. Tek Yüzük’ü parmağını taktığında Elfler kandırıldıklarını anladılar ve hemen kendi yüzüklerini çıkardılar. Celebrimbor, hayatı için korkmasına rağmen Üç Yüzük’ü iki bilge elfe yolladı: Narya ve Vilya’yı Gil-Galad’a, Nenya’yı ise Galadriel’e. Eldar arasında bu yüzüklere ne olduğu hakkında çok az kişi bilgi sahibi oldu. Fakat Celebrimbor kısa bir süre sonra Annatar kılığındaki Sauron tarafından öldürüldü. Ama Üç Yüzük artık güvendeydi.

https://preview.redd.it/07cyxwl4uw451.png?width=750&format=png&auto=webp&s=c66344ecb9184fdae5ab53b7a0292cca7fa2981c
Amdir oğlu Amroth öldüğünde Galadriel ve Celeborn Lorinand’ın (Lothlorien) yöneticisi oldular, Leydi ve Lord olarak çağrıldılar. Hüküm sürmeye başladığı ilk yıllarda Galadriel Lothlorien topraklarına ‘mallorn’ tohumlarını ekti, bunlar Denizin Doğusundaki tek "mallorn" tohumlarıydı. Bu tohumlar Caras Galadhon’un kurulmasını sağladı ve Lothlorien dünyasına ışık ve hayat kattı. Lothlorien sınırlarında bu güzel ve görkemli günler yaşanırken Galadriel ilk ve tek çocuğunu dünyaya getirdi, kıza Celebrian ismi verildi. Celebrian, Galadriel’in yakın bir arkadaşı olan ve Son İttifak sırasında öldürülen Gil-Galad’ın yüzüğü Vilya’yı taşıyan Elrond’la evlendi. Celeborn ve Galadriel’in üç tane torunu oldu. Celebrian Üçüncü Çağın 2509. yılında Orklar tarafından saldırıya uğrayarak ağır yaralar aldı ve sonrasında Batıya yelken açtı. Üçüncü Çağın 2463. yılında Ak Divan kuruldu. Galadriel bu grubun bilge ve güçlü üyelerinden biriydi. Galadriel bu divanın başkanlığına Gandalf’ı önerdi. Ancak konseyin başkanı olarak Saruman seçildi ama Galadriel ona güvenmiyordu.
Üçüncü Çağın 3019. yılında Moria Madenleri’nden kaçan kardeşlik üyeleri Lothlorien’e sığındı. Galadriel özellikle Yüzük Taşıyıcısı Hobbit, Frodo Baggins ile özenle ilgilendi. Ona yüzüğü Nenya’yı gösterdi ve onun aynaya bakmasına izin verdi. Frodo, Galadriel’e Tek Yüzük’ü teklif ettiğinde o bunu gönülden arzulamasına rağmen reddetti. Kardeşlik Lothlorien’den ayrılırken onları hediyelerle uğurladı. Aragorn, Frodo ve cüce Gimli’ye üç önemli hediye verdi. Galadriel, Aragorn’a kendisinin ve kızı Celebrian’ın kullandığı Elftaşını hediye etti. Frodo’ya Earendil’in ışığını barındıran bir şişecik verdi. Gimli’ye vereceği hediye hakkında emin olamadığı için, ona ne istediğini sordu. Gimli onun güzelliğini övdükten sonra saçından bir tel istedi. Galadriel, Feanor’un daha önceki istediğini hatırladı ama Gimli’nin kalbine baktığında niyetinin temiz olduğunu biliyordu. Bu yüzden üç tel saçını kristal bir şişenin içinde ona vererek, onu ödüllendirdi.

https://preview.redd.it/h5baz276uw451.png?width=732&format=png&auto=webp&s=73a4cb64fcb020dcbfa30df28eecf10485c20ee9
Galadriel, Yüzük Savaşından sonra Arwen ve Aragorn’un düğününe katıldıktan sonra Lothlorien’e geri döndü. İki yıl sonra Üçüncü Çağın 3021. yılında kocası Celeborn tarafından uğurlanarak Valinor yolculuğuna başladı. Galadriel ile birlikte diğer iki yüzük taşıyıcısı Gandalf ve Elrond ve Tek Yüzük’ün taşıyıcıları Frodo ve Bilbo Baggins’te Batıya doğru gitti. Bir süre sonra, Dördüncü Çağın 120. yılında kocası Celeborn'da Ölümsüz Topraklar'a geldi.
https://preview.redd.it/bfrqxcb7uw451.png?width=745&format=png&auto=webp&s=ade1b753c89d9e7a3036383f4679287b8ffed6cc

Soy Ağacı

https://preview.redd.it/kjiv5k28uw451.png?width=705&format=png&auto=webp&s=f06e8bebd3fd69c141405b810a4bc9ac26769879
kendi bloğumdaki yazının linki ve okumak isterseniz orta dünya hakkında daha fazla yazı için: https://middle-earthh.blogspot.com/2015/02/isgn-hanm-lady-galadriel.html
submitted by snowieez to KGBTR [link] [comments]


2020.06.08 23:44 Bigwarfer İlla bileniniz vardır

Hangi zamandan kalma bilmiyorum ama bi tane akp'nin yaptığı bölümlü kısa film vardı bi grup genci bi günlüğüne mi neydi bi odada tutuyorlardı biri hariç hepsi muhalifti, sonra ne hikmetse hepsi akpli oluyordu. Videonun adını bilen var mı Youtube'den aradım bi türlü bulamadım sövesim gelmişti filme
submitted by Bigwarfer to KGBTR [link] [comments]


2020.06.07 02:19 karanotlar Medeniyet: Bayraklar dikdörtgen, milli marşlar neredeyse aynı

Medeniyet: Bayraklar dikdörtgen, milli marşlar neredeyse aynı
https://preview.redd.it/03231g4bsd351.jpg?width=200&format=pjpg&auto=webp&s=fa03d3d71cf7ec53a8f54d5bacaebd8a060efb2c
Dünyada sadece tek bir medeniyet var
Mark Zuckerberg insanlığı çevrimiçi ortamda birleştirme hayalleri kurarken, son zamanlarda çevrimdışı diyarda cereyan eden olaylar “medeniyetler çatışması” tezinin ateşini körükledi. Pek çok âlim, siyasetçi ve sıradan vatandaş Suriye iç savaşı, IŞİD’in peydahlanması, Brexit’in yarattığı kargaşa ve Avrupa Birliği’nde yaşanan istikrarsızlık gibi konuların hepsinin “Batı Medeniyeti”yle “İslam Medeniyeti” arasındaki çatışmadan kaynaklandığına inanıyor. Batı’nın Müslüman milletlere demokrasi ve insan hakları getir-me girişimleri şiddetli bir İslami tepkiye yol açtı ve Müslüman göçü dalgası beraberinde gerçekleşen İslami terör saldırıları sonucu Avrupalı seçmenler çokkültürlülük hayallerini rafa kaldırıp yabancı düşmanı yerel kimliklere meyletmeye başladı.
Sözkonusu teze göre insanlık ezelden beri birbiriyle uzlaşması mümkün olmayan dünya görüşlerine sahip bireylerin oluşturduğu farklı medeniyetlere ayrılmıştı. Bu birbiriyle bağdaşmayan dünya görüşleri medeniyetlerarası çatışmayı kaçınılmaz kılıyordu. Nasıl ki tabiatta farklı türler doğal seçilimin acımasız yasaları doğrultusunda hayatta kalmaya çalışıyordu, medeniyetler de tarih boyunca defalarca çatışmış ve sadece en güçlü olanlar hayatta kaldığından olan biteni onlar aktarmıştı. Bu amansız hakikati göz ardı edenler, ister liberal siyasetçiler ister akılları beş karış havada mühendisler olsun, hatalarının ceremesini çekeceklerdi.’ “Medeniyetler çatışması” tezinin pek çok siyasi çıkarımı var. Tezin savunucuları “Batı”yla “Müslüman âlemi” birleştirmeye yönelik herhangi bir girişimin başarısızlığa mahkûm olduğunu ileri sürüyor. Müslüman ülkeler asla Batı’nın değerlerini benimsemeyecek, Batılı ülkeler de asla Müslüman azınlıkları özümsemeyi başaramayacak. Buna istinaden ABD, Suriye veya Irak’tan gelen göçmenleri kabul etmemeli ve Avrupa Birliği de çokkültürlü-lük yanılgısından kurtulup göğsünü gere gere Batı kimliğine bürünmelidir. Uzun vadede doğal seçilim sınavından sadece tek bir medeniyet geçecektirve Brüksel’deki bürokratlar Batı’yı İslam tehlikesinden korumayı reddediyorsa o vakit Birleşik Krallık, Danimarka ya da Fransa bu işin altından kendi başına kalkmalıdır.
Oldukça yaygın olsa da hatalı bir tezdir bu. Aşırı İslam ciddi bir tehlike arz ediyor olabilir ama tehdit ettiği “medeniyet”, Batı’ya özgü bir fenomen değil tüm dünya medeniyeti. IŞİD, İran’la ABD’yi ona karşı birlik olmaya boşuna itmedi. Ayrıca ortaçağdan kalma tüm fantezilerine rağmen, aşırı İslamcılar bile sırtlarını 7. yüzyıl Arabistan kültüründen ziyade çağdaş küresel kültüre dayıyor. Ortaçağ çiftçi ve tüccarlarının değil dışlanmış modern gençlerin korku ve umutlarına hitap ediyorlar. Pankaj Mishra ve Christopher de Bellaigue’un güçlü bir şekilde ortaya koyduğu üzere, radikal İslamcılar Hz. Muhammed kadar Marx ve Foucault’dan da etkilenmiş, Emevi ve Abbasi halifeleri kadar 19. yüzyıl Avrupalı anarşistlerinin de mirasını devralmışlardır. Dolayısıyla IŞİD’i dahi gökten inmiş esrarengiz bir ağacın meyvesi gibi değil de hepimizin paylaştığı küresel kültürden türemiş kötü bir tohum şeklinde düşünmek daha doğru olur.
Daha da önemlisi “medeniyetler çatışması” tezine dayanak olarak tarihle biyoloji arasında kurulan alegori yanlış. Küçük kabilelerden devasa medeniyetlere kadar her tür insan topluluğu hayvan türlerinden esas itibarıyla farklıdır ve tarihsel çatışmalar doğal seçilimden büyük farklılıklar gösterir. Hayvan türleri binlerce yıl sağlam kalan nesnel kimliklere sahiptir. Şempanze mi goril mi olduğunuz inançlarınıza göre değil genlerinize göre belirlenir ve farklı genler başka toplumsal davranışlar dayatır. Şempanzeler dişi erkek karışık gruplar halinde yaşar. İktidar için her iki cinsiyetten destekçilerin ittifakını sağlayarak yarışırlar. Buna karşın gorillerde tek bir baskın erkek, dişilerden oluşan bir harem kurar ve lider genellikle konumunu sarsma tehlikesi taşıyan diğer erkekleri kovar. Şempanzeler gorillere özgü toplumsal düzenlemeleri benimseyemez, goriller şempanzeler gibi örgütlenemez ve bildiğimiz kadarıyla şempanze ve gorillerin kendilerine özgü toplumsal sistemleri onyıllardır değil yüz binlerce yıldır süregelmiştir. İnsanlarda buna benzer bir şey göremeyiz. Evet, insan topluluklarının da kendilerine has toplumsal sistemleri var ama bunları belirleyen genler değil, ayrıca birkaç yüzyılı aşkın süre boyunca sağlam kalan birsistem de pek yok.
Örneğin 20. yüzyılda yaşayan Almanları ele alalım. Yüz yıldan kısa bir süre içinde Almanlar kendilerini altı farklı sistem içerisinde teşkilatlandırdı: Ho-henzollern Hanedanı, Weimar Cumhuriyeti, Üçüncü Reich, Alman Demokratik Cumhuriyeti (namıdiğer komünist Doğu Almanya), Almanya Federal Cumhuriyeti (namıdiğer Batı Almanya) ve son olarak yeniden birleşen demokratik Almanya. Elbette Almanlar Almanca konuşmayı, bira içip bratwurst yemeyi sürdürmüştür. Ama Almanları tüm diğer milletlerden ayıran kendilerine has ve II. Wilhelm’den Angela Merkel’e kadar değişmeden kalmış bir öz var mı? Ve böyle bir şey buldunuz diyelim, o şey bin ya da beş bin yıl önce de var mıydı?
Yürürlüğe girmeyen Avrupa Birliği Anayasası Önsözü, “Avrupa’nın ihlal edilemez ve şahısların elinden alınamaz insan hakları, demokrasi, eşitlik ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel değerlerin oluşmasına temel sağlayan kültürel, dini ve insani mirasın” esas alındığını ifade ederek başlıyor.’ Bu söylem doğrultusunda Avrupa medeniyetini insan hakları, demokrasi, eşitlik ve özgürlük ilkelerinin belirlediği izlenimini edinebiliriz rahatlıkla. Antik Atina demokrasisiyle günümüz Avrupa Birliği arasında doğrudan bir bağlantı kurarak Avrupa’nın 2500 yıllık özgürlük ve demokrasi geleneğini öven pek çok söylev bulunur.
Durum filin kuyruğunu tutup fil denen hayvanı bir çeşit fırça sanan kör adamın hikâyesinden farksız. Avrupa’nın yüzlerce yıldır demokratik fikirler barındırdığı doğru ama bu fikirler hiçbir zaman bütünlüklü değildi. Atina demokrasisi tüm görkemine ve yarattığı etkiye karşın sadece iki yüz yıl hayatta kalabilmiş ve Balkanlar’ın ufak bir köşesinde isteksizce uygulanmış bir deneyden ibaretti. Avrupa medeniyeti geçtiğimiz 2500 yıl boyunca demokrasi ve insan haklarının beşiği olduysa, Sparta ile Jül Sezar’ı, Haçlılar ile Konkistadorlar’ı, Engizisyon ile köle ticaretini, XIV. Louis ile Napolyon’u, Hitler ile Stalin’i nereye oturtacağız? Bunların hepsi yabancı medeniyetlerden gelen davetsiz misafirler mi? Esasen Avrupa medeniyetini Avrupalıların ona yüklediği anlam belirliyor; nasıl ki Hıristiyanlığı Hıristiyanların Hıristiyanlığa yüklediği anlam, İslam’ı Müslümanların İslam’a yüklediği anlam, Yahudiliği Yahudilerin Yahudiliğe yüklediği anlam belirliyorsa. Ve bu medeniyete yüzyıllar içinde son derece farklı anlamlar yüklenmiş. İnsan topluluklarını süregiden herhangi bir şeyden ziyade uğradıkları değişimler tanımlar ama insanlar hikâye anlatma becerileri sayesinde kendilerine her koşulda kadim bir kimlik yaratmayı başarırlar. Ne tür devrimler yaşanırsa yaşansın insanlar genellikle eskiyle yeniyi aynı potada eritirler. Bireyler bile devrim niteliği taşıyan şahsi değişimlerini anlamlı ve güçlü bir hayat hikâyesi oluşturacak şekle sokabilir: “Bir zamanlar sosyalisttim ama sonra kapitalist oldum; Fransa’da doğdum ama şimdi ABD’ de yaşıyorum; evliydim ama boşandım; kansere yakalandım ama iyileştim.” Aynı şekilde Almanlar gibi bir topluluk da kendilerini geçirdikleri deneyimler üzerinden tanımlayabilir: “Bir zamanlar Naziydik ama dersimizi aldık ve artık barış yanlısı demokratlarız.” Önce 11. Wilhelm, sonra Hitler ve son olarak da Merkel dönemlerinde kendini gösteren nevi şahsına münhasır bir Alman niteliği aramaya gerek yok. Alman kimliğini belirleyen, bu kökten dönüşümlerin ta kendisi. 2018′ de Almanlık liberal ve demokrat değerleri savunurken Naziliğin ağır mirasıyla cebelleşmek demek. 2050’de ne anlama gelir kim bilir.
İnsanlar çoğunlukla, özellikle de konu temel siyasal ve dini değerler olunca, bu değişimleri görmezden gelir. Sahip olduğumuz değerlere yedi ceddimizden kalma kıymetli miraslarmış muamelesi yaparız. Ne var ki böyle yapabilmemizin yegâne sebebi ceddimizin ölüp gitmiş ve söz alamayacak olmasıdır. Örneğin Yahudilerin kadınlara karşı tutumunu ele alalım. Günümüzde aşırı Ortodoks Yahudiler kamusal alanda kadın imgesine yer verilmesine izin vermiyor. Aşırı Ortodoks Yahudilere yönelik reklamlarda sadece erkeklere ve erkek çocuklara yer veriliyor; kadınlar ve kız çocukları asla kullanılmıyor.
2011’de aşırı Ortodoks tandanslı Brooklyn gazetesi Di Tzeitung, Usame bin Ladin’in ikamet ettiği komplekse düzenlenen baskını izleyen ABD’li devlet görevlilerinin fotoğrafını, fotoğraftaki Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da dahil, kadınları dijital yöntemle silerek yayınlayınca bir skandal patlak vermişti. Gazete daha sonra yaptığı açıklamada, Yahudi “tevazu kaideleri” gereği böyle yapmak zorunda kaldıklarını söylemişti. Benzer bir skandal Ha-Mevaser gazetesi Charlie Hebdo katliamının ardından düzenlenen gösteride çekilmiş bir fotoğraftan Angela Merkel ‘i, olur da Merkel ‘in resmi sadık okurlarının zihnine şehvet tohumları ekerse diye çıkarınca yaşanmıştı. Başka bir aşırı Ortodoks gazetenin yayıncıları da bu davranışı desteklemiş, “Arkamızda binlerce yıllık Yahudi geleneği var,” diye açıklamıştı.
Kadınların görülmesinin en ciddi şekilde yasaklandığı yer de sinagoglar. Ortodoks sinagoglarında kadınlar erkeklerden itinayla ayrı tutuluyor ve dua eden ya da Kutsal Kitap okuyan erkekler ezkaza kadın bedeni görmesin diye bir perdenin arkasında yer alan sınırlı bir alanda duruyorlar. Peki ama tüm bunlar binlerce yıllık Yahudi geleneğine dayanıyorsa, arkeologlar İsrail’deki Mişna ve Talmud dönemlerinden kalma antik sinagogları kazdı-ğında ortaya çıkan gerçekleri, cinsiyet ayrımına dair hiçbir kanıt bulunmamasından öte, kimi yarı çıplak denilebilecek kadınların resmedildiği güzide yer mozaiklerini ve duvar resimlerini ne yapacağız? Mişna ve Talmud’u kaleme alan hahamlar bu sinagoglarda dua edip çalışmış ama günümüz Ortodoks Yahudileri bunları günah, dine hakaret ve eski geleneklere saygısızlık olarak değerlendiriyor.
Eski geleneklerin bu minvalde çarpıtılmasına dair örneklere her dinde rastlanır. IŞİD, İslam’ın özgün ve saf haline dönmekle övünür ama aslında yepyeni bir İslam anlayışları var. Eski kutsal metinlerden alıntı yaptıkları doğru ama hangi metinleri kullanıp hangilerini göz ardı edecekleri ve alıntıladıkları kısımları nasıl yorumlayacakları hususunda ihtiyatlı davranıyorlar. Esasen kutsal metinleri işlerine geldiği gibi yorumlama tavırları da başlı başına çağdaş bir olgu. Bilindiği üzere, tefsir, eğitim görmüş ulema sınıfının, Kahire’deki El-Ezher gibi saygın kurumlarda İslam hukuku ve teolojisi çalışan âlimlerin tekelindeydi. IŞİD liderlerinin pek azı böyle bir eğitime sahip; ulema sınıfının en saygın mensupları, Ebu Bekir el-Bağdadi ve şürekâsını cahil ve azılı mücrimler olarak görüp kınıyorlar.
Bu durum IŞİD’i, kimilerinin iddia ettiği gibi “İslam dışı” ya da “İslam karşıtı” kılmıyor. Barack Obama gibi Hıristiyan liderlerin kalkıp Ebu Bekir el-Bağdadi gibi Müslümanlığı kimlik edinmiş kişilere Müslüman olmanın ne demek olduğunu anlatmaya cüret etmesi de son derece ironik.8 İslam’ın özüne dair hararetli tartışmaların hiçbir anlamı yok. İslam’ın belli bir DNA’sı yoktur. Müslümanlar ona ne anlam atfederse İslam da o anlama gelir.9
Almanlar ve goriller İnsan gruplarıyla hayvan türlerini birbirinden ayıran çok daha keskin bir fark var. Türler çoğu kez ayrılır ama asla birleşmez. Yedi milyon yıl kadar önce şempanze ve gorillerin ortak bir atası vardı. Bu tek ata türü zamanla kendi farklı evrimsel yollarını tutan iki popülasyona ayrıldı. Böyle bir sürecin bir kez gerçekleştikten sonra geri dönüşü yoktur. Farklı türlere ait canlılar çiftleştiğinde kendi aralarında üreyebilen yavrular doğuramadığından, türlerin kaynaşması mümkün değildir. Goriller şempanzelerle, zürafalar fillerle, köpekler kedilerle birleşemez.
Bunun aksine insan kabileleri zaman içinde gittikçe daha büyük gruplar meydana getirecek şekilde kaynaşma eğilimindedir. Çağdaş Almanlar kısa bir süre öncesine kadar birbirinden pek haz etmeyen Saksonlar, Prusyalılar, Svabyalılar ve Bavyeralıların birleşmesiyle oluşmuştur. Denildiğine göre, Otto von Bismarck (Darwin’in Türlerin Kökeni eserini okuduktan sonra) Avusturyalılarla insan arasındaki kayıp halkanın Bavyeralılar olduğunu ifade etmiştir.’0 Fransız halkı Franklar, Normanlar, Bretonlar, Gaskonlar ve Provanslıların bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Kanalın diğer tarafında da İngiliz, İskoç, Galli ve İrlandalıların (isteseler de istemeseler de) kay-naştırılmasıyla Britanyalılar meydana gelmiştir. Çok geçmeden Almanlar, Fransızlar ve Britanyalılar da kaynaşıp Avrupalıları oluşturabilir.
Londra, Edinburgh ve Brüksel’de yaşayan insanların bugünlerde güçlü bir biçimde fark ettiği üzere birleşmeler her daim ebedi olmuyor. Brexit hem Birleşik Krallık hem de Avrupa Birliği’nin eşzamanlı olarak çözülmesini pekâlâ tetikleyebilir. Ancak uzun vadede tarihin ne yönde seyredeceği belli. On bin yıl önce insanlık sayısız münferit kabileye bölünmüş durumdaydı. Geçen her bin yıl bu parçalar daha büyük yığınlar meydana getirecek şekilde iç içe geçti ve birbiriyle bağlantısı bulunmayan medeniyetler giderek azaldı. Kalan birkaç medeniyet de tek bir dünya medeniyetine dönüşecek şekilde kaynaşıyor. Siyasi, etnik, kültürel ve ekonomik ayrımlar hâlâ var ama bunlar asli birliği bozmuyor. Hatta kimi ayrımları mümkün kılan da bu geniş ve kapsamlı ortak yapı. Mesela ekonomide, herkes aynı piyasaya iştirak etmezse işbölümü başarıyla sağlanamaz. Bir ülkenin otomobil veya petrol üretiminde uzmanlaşması ancak buğdayve pirinç üreten başka bir ülkeden gıda ürünü temin edebiliyorsa mümkündür.
İnsanların birleşme sürecinin iki belirgin biçimi var: farklı zümreler arasında bağlantı kurmak ve zümreler arasındaki faaliyetleri homojenleştirmek. Oldukça farklı davranmaya devam eden zümreler arasında bile bağlantılar kurulabilir. Hatta can düşmanı zümreler arasında bile bağlantı kurulabilir. İnsanlar arasındaki en kuvvetli kimi bağlar bizzat savaşla kurulur. Tarihçiler, küreselleşmenin 1913’te zirveye ulaştığını, ardından dünya savaşları ve Soğuk Savaş sırasında uzunca bir süre düşüşe geçip ancak 1989’dan sonra yeniden yükselmeye başladığını iddia ederler çoğunlukla. ” Bu tespit ekonomik küreselleşme açısından doğru kabul edilebilir ama fark içermekle beraber aynı derecede önem taşıyan askeri küreselleşmeyi göz ardı eder. Fikirlerin, teknolojilerin ve insanların dört bir yana yayılma hızı ticaretten çok savaşla artar. 1918’de ABD’nin Avrupa’yla bağı 1913’e nazaran daha güçlüydü ve iki dünya savaşı arasındaki dönemde uzaklaşan tarafların kaderi 11. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş’la ayrılmaz bir şekilde iç içe geçti.
Ayrıca savaş insanların birbirine ilgisini körükler. ABD’nin Rusya’ya duyduğu ilgi Soğuk Savaş döneminde doruğa ulaşmış, Moskova koridorlarında biri öksürse Washington merdivenlerinde bir koşuşturma başlar olmuştu. İnsanların düşmanlarına duyduğu alaka ticaret ortaklarına duyduklarını katbekat aşar. Vietnam hakkında çekilmiş filmlerin sayısı, Tayvan hakkındaki filmlerin sayısını en az elliye katlar.
Ortaçağ olimpiyatları 21. yüzyılın başında dünya farklı zümreler arasında bağlar kurulmasının çok ötesine geçti. Dünyanın farklı yerlerindeki insanlar birbiriyle iletişim kurmakla kalmayıp giderek daha çok benzer inanç ve davranış biçimlerini benimsemeye başladılar. Bin yıl önce gezegenimiz düzinelerce farklı siyasi modele elverişli topraklara sahipti. Avrupa’da bağımsız şehir devletleri ve ufak çaplı teokrasilerle çekişen feodal beyliklerle karşılaşabilirdiniz. İslam dünyasında evrensel hâkimiyet iddiası taşıyan bir halife bulunsa da krallıklar, sultanlıklar ve emirlikler de mevcuttu. Çin imparatorları kendilerini tek meşru siyasi merci olarak görüyor, kabilelerin oluşturduğu birlikler Çin’in kuzeyiyle batısında birbiriyle çatışıp duruyordu. Hindistan ve Güneydoğu Asya’da rejim çeşitliliği hüküm sürerken Amerika, Afrika ve Güneydoğu Asya’daki adalar boyunca hem küçük avcı toplayıcı gruplar hem de genişleyen imparatorluklar yer alıyordu. Bırakın uluslararası yasaları, komşu insan gruplarının bile ortak diplomatik prosedürler üzerinde anlaşamamasına şaşırmamak gerek. Her toplumun kendi siyasi paradigması bulunuyordu ve yabancı siyasi kavramları anlayıp bunlara saygı göstermeleri zordu.
Aksine günümüzde her yerde kabul edilen tek bir siyasi paradigma var. Gezegenimiz iki yüz bağımsız devlete bölünmüş durumda ve bu devletler aynı diplomatik protokoller ve ortak uluslararası hukuk konusunda genellikle uzlaşıyor. İsveç, Nijerya, Tayland, Brezilya; hepsi atlaslarımızda aynı tip renkli şekiller halinde gösteriliyor; hepsi Birleşmiş Milletler üyesi; pek çok farklılık barındırsalar da hepsi aynı hak ve ayrıcalıklara sahip egemen devletler olarak tanınıyor. Aslında hepsi temsil organları, siyasi partiler, genel oy hakkı ve insan haklarına en azından simgesel bir inancı da içine alan pek çok ortak siyasi anlayış ve uygulamaya sahipler. Londra’da ve Paris’te bulunduğu gibi Tahran’da, Moskova’da, Cape Town’da ve Yeni Delhi’de de bir meclis bulunuyor. İsraillilerle Filistinliler, Ruslarla Ukraynalılar, Türklerle Kürtler küresel kamuoyunun kendi taraflarını tutması için yarışırken hep aynı söylemi; insan hakları, bağımsız devlet ve uluslararası hukuktan dem vuran söylemi kullanıyorlar. Dünya belki “başarısız devletler” silsilesinden payını almıştıramabildiği tek bir başarılı devlet paradigması vardır. Dolayısıyla küresel siyaset Anna Karenina prensibine göre işliyor: başarılı devletlerin hepsi aynı ama tüm başarısız devletler baskın siyasi formülün şu veya bu içeriğini eksik bıraktıkları için kendilerine has bir biçimde başarısız oluyor. Kısa bir süre önce IŞİD bu formülü toptan reddedip tamamıyla bambaşka, evrensel halifeliği esas alan bir siyasi varlık göstermek istemesiyle dikkat çekti. Fakat tam da bu sebeple başarısız oldu. Pek çok gerilla hareketi ve terör örgütü yeni ülkeler kurmayı ya da var olanları ele geçirmeyi başardı. Ama bunu yapabilmelerinin sebebi küresel siyasi düzenin temel ilkelerini kabul etmeleriydi. Taliban bile uluslararası arenada bağımsız Afganistan’ın meşru hükümeti olarak tanınmanın peşine düştü. Şimdiye kadar küresel siyasetin ilkelerini reddeden hiçbir grubun kayda değer bir bölgede kalıcı kontrol sağlayabildiği görülmedi.
Belki de küresel siyasi paradigmanın gücünü ortaya koymanın en iyi yolu savaş ve diplomasi gibi ağır siyasi sorulardan bahsetmektense, 2016 Rio Olimpiyatları gibi bir konuya değinmek. Olimpiyatların nasıl organize edildiğini düşünün. 11 bin sporcu din, sınıf ya da dil gözetilmeden, milliyetleri esas alınarak delegasyonlara ayrılıyor. Budist delegasyonu, proletarya delegasyonu ya da İngilizce konuşanlar delegasyonu diye bir şey yok. Birkaç örnek dışında (özellikle de Tayvan ve Filistin), sporcuların milliyetini belir-lemek gayet basit. 5 Ağustos 2016’da düzenlenen açılış töreninde sporcular gruplar halinde geçerek milli bayraklarını salladı. Michael Phelps ne zaman yeni bir altın madalya kazansa Amerikan milli marşı eşliğinde Amerikan bayrağı çekildi göndere. Emilie Andeol judo dalında altın madalya kazanınca “Marseillaise” çalınıp Fransa’nın üç renkli bayrağı dalgalandırıldı.
Duruma uygun şekilde dünyadaki her ülkenin aynı evrensel model çerçevesinde bir milli marşı var. Neredeyse tüm milli marşlar orkestra eşliğinde söylenebilecek birkaç dakikalık kompozisyonlar, yani yalnızca dini göreve veraset yoluyla gelmiş belli bir zümrenin okuyabildiği yirmi dakikalık ilahiler sözkonusu değil. Suudi Arabistan, Pakistan ve Kongo gibi ülkeler bile milli marşları için Batılı müzik standartlarını benimsemiş. Çoğu marş Beethoven’ın kılını kıpırdatmadan besteleyebileceği nitelikte. (Arkadaşlarınızla bir araya geldiğinizde tüm geceyi YouTube’dan çeşitli milli marşlar çalıp hangisinin hangi ülkenin marşı olduğunu tahmin etmeye çalışarak geçirebilirsiniz.) Marşların sözleri bile dünya genelinde neredeyse aynı; aynı ortak siyasi görüşleri ve topluluğa bağlılık anlayışını yansıtıyorlar. Örneğin sizce aşağıdaki milli marş hangi ülkeye ait olabilir? (Yalnız ülkenin adını genel bir ifade olsun diye “ülkem” şeklinde değiştirdim):
Ülkem, vatanım, Toprağına kanımı akıttığım, Başında bekliyorum, Bekçisiyim vatanımın. Ülkem, milletim, Halkım ve vatanım, Birlikte haykıralım “Birlik ol vatanım!” Yaşasın toprağım, devletim, Milletim, vatanım, hep bir bütün kalsın. Ruhu dirilsin, canlansın bedeni, Büyük ülkem için bunların hepsi! Büyük ülkem, bağımsız ve özgür, Sevdiğim evim ve ülkem. Büyük ülkem, bağımsız ve özgür, Sen çok yaşa büyük ülkem!
Cevap Endonezya. Peki Polonya, Nijerya ya da Brezilya desem şaşırır mıydınız? Milli bayraklara da aynı sıkıcı temayüller hâkim. Tek bir istisna var. Tüm bayraklar bir dikdörtgen kumaş üzerine işlenmiş son derece sınırlı sayıda renk ve geometrik şekilden ibaret. Bir tek Nepal farklı. Nepal bayrağı iki üçgen şeklinde (ama Olimpiyatlarda hiç madalya almadılar). Endonezya bayrağı beyaz üstünde kırmızı şerit. Polonya bayrağı kırmızı üstünde beyaz şerit. Monako bayrağı Endonezya bayrağıyla aynı. Renk körü birinin Belçika, Çad, Fildişi Sahili, Fransa, Gine, İrlanda, İtalya, Mali ve Romanya bayraklarını birbirinden ayırması mümkün değil; hepsinde değişik renklerde yan yana üç şerit var.
Bu ülkelerin bazıları birbirleriyle kıyasıya savaşmış ama 20. yüzyılın çalkantıları esnasında Olimpiyat Oyunları savaş yüzünden sadece üç defa iptal edilmiş (1916, 1940 ve 1944’te). 1980’de ABD bazı yandaşlarıyla beraber Moskova Olimpiyatları’nı boykot etmiş. 1984’te Sovyet bloğu Los Angeles’ta düzenlenen olimpiyatları boykot etmiş. Ve çeşitli seneler Olimpiyat Oyunları siyasi çalkantıların göbeğinde cereyan etmiş (bunların en önemlileri Nazi döneminde Berlin’de düzenlenen 1936 Olimpiyatları ve 1972 Münih Olimpiyatları’nda Filistinli teröristlerin İsrail takımını katletmesi). Fakat genele bakarsak siyasi anlaşmazlıklar Olimpiyat projesini yoldan çıkaramamış.
Şimdi bin sene öncesine gidelim. Diyelim 1016 yılında ortaçağ olimpiyatlarını Rio’da düzenlemek istiyorsunuz. O vakitler Rio’nun Tupi halkının yaşadığı küçük bir köy olduğunu12 ve Asya, Afrika ve Avrupa yerlilerinin Amerika Kıtası’ndan haberi bile olmadığını bir anlığına unutun. Dünyanın en iyi sporcularını uçak yokken nasıl Rio’ya getireceğinize dair lojistik sorunları kafanızdan çıkarın. Dünya çapında herkesin yaptığı pek az ortak spor dalı bulunduğunu ve herkes koşsa bile koşu yarışı kaideleri konusunda herkesin anlaşamayacağını da unutun. Sadece yarışacak delegasyonları neye göre gruplayacağınızı düşünün. Günümüzün Olimpiyat Komitesi Tayvan ve Filistin sorunu üzerine saatlerce kafa patlatıyor. Ortaçağ olimpiyatlarının siyasi sorunları üzerine kaç saat harcamanız gerekeceğini bulmak için bu süreyi on binle çarpın.
Öncelikle 1016’da Çin’deki Song İmparatorluğu dünyadaki başka hiçbir siyasi oluşumu kendi dengi görmüyordu. Dolayısıyla kendi Olimpiyat dele-gasyonuyla Kore’nin Koryo Krallığı ya da Vietnam’daki Dai Viet Krallığı, hele hele deniz aşırı yerlerdeki ilkel barbarların delegasyonlarıyla aynı kefeye konulmasını akla hayale sığmayacak bir aşağılanma olarak algılardı.
Bağdat’taki halife kendini evrensel hegemonyaya sahip görüyor ve çoğu Sünni Müslüman tarafından dini lider statüsünde tutuluyordu. Ancak pratikte halifenin Bağdat yönetiminde pek bir sözü yoktu. O halde tüm Sünni sporcular tek bir halife delegasyonu altında mı toplanacak yoksa Sünni dünyasına hükmeden sayısız emirlik ve sultanlıklara göre mi ayrılacaklar? Ama iş neden emirlikler ve sultanlıklarla sınırlı kalsın? Arabistan çöllerinde Allah’tan başka hükümdar tanımayan bir dolu özgür bedevi kabile yaşıyor. Bunların her birinin okçuluk ya da deve yarışı dallarında müsabaka edecek bağımsız takımlar göndermesine izin verilecek mi? Avrupa da aynı ölçüde baş ağrısına sebep verecek nitelikte. Norman kasabası Ivry’den çıkan bir sporcu Ivry Kontu’nun mu yoksagüçsüz Fransa Kralı’nın mı sancağı altında yarışacak?
Bu siyasi oluşumların pek çoğu yıllar içinde belirip kaybolmuş. Siz 1016 Olimpiyatları’na hazırlık yaparken hangi delegasyonların zuhur edeceğini önceden bilmeniz mümkün değil çünkü kimse bir sonraki sene hangi siyasi oluşumların varlık göstermeyi sürdüreceğini bilmiyor. İngiltere Krallığı 1016 Olimpiyatları’na katılmış olsa sporcular madalyalarını alıp eve dönünce Londra’nın Danimarkalılar tarafından işgal edildiğini ve İngiltere’nin Danimarka, Norveç ve İsveç’le birlikte Kral Büyük Knud’un Kuzey Denizi İmparatorluğu’na dahil edildiğini görürlerdi. Yirmi yıl sonra bu imparatorluk dağıldı ama ondan otuz sene sonra İngiltere yeniden, bu defa Normandi-ya Dükü tarafından işgal edildi.
Bu gelipgeçici siyasi oluşumların pek çoğunun ne çalacak bir milli marşı ne de göndere çekecek bir bayrağı bulunmadığını söylemeye gerek bile yok. Tabii ki siyasi semboller önemliydi ama Avrupa siyasetinin sembolik diliyle Endonezya, Çin ya da Tupi siyasetlerinin sembolik dilleri birbirinden son derece farklıydı. Zafer göstergesi teşkil edecek ortak bir protokol üzerinde anlaşmak neredeyse imkânsız olurdu.
O yüzden 2020 Tokyo Olimpiyatları’nı izlerken milletler arasındaki bu sözde çekişmenin aslında muazzam bir küresel uzlaşmayı temsil ettiğini unutmayın. Kendi ülkelerinin temsilcileri altın madalya kazanıp bayrakları göndere çekilince herkesi milli gurur duygusu kaplıyor ama esasen insanlığın böyle bir etkinlik düzenleyebilmesi çok daha büyük bir gurur kaynağı.
Yuval Noah Harari 21. Yüzyıl İçin 21 Ders
https://www.cafrande.org/dunyada-sadece-tek-bir-medeniyet-var-yuval-noah-harari/
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.06.06 08:32 anadolukobi Web sitesi yeni iletişim platformu olan İnternet üzerinde sizi temsil eden, kendinizi en iyi biçimde anlatabileceğiniz bir araçtır.

Web sitesi yeni iletişim platformu olan İnternet üzerinde sizi temsil eden, kendinizi en iyi biçimde anlatabileceğiniz bir araçtır. İş dünyası, firmalar hakkında ilk izlenimi edinebilmek için İnternet sitelerinin ciddi bir vitrin olduğu su götürmez bir gerçektir. Web sitenizin firmanızın ürün ve hizmetlerini tam anlamıyla yansıtması bu yüzden çok önemlidir. Ne eksik, ne fazla…
Firmanızın web sitesi olsun yada olmasın; Firma rehberi dizininde mutlaka bir web sayfası oluşturun.
Sizde web sitenizi önemsiyorsanız bazı konulara dikkat etmeniz gerekmektedir. Bu konuların başlıcası web sitenizin alan adı. Akılda kalıcı kısa bir alan adı kullanmak her zaman için daha iyi sonuç verecektir. Diyelim ki firmanızın adı "Alan Adınız Sanayi Ltd. Şti.". alan-adiniz.com olduğunda muhtemel yazım hataları ve hatırlanma güçlüğü ile karşı karşıya kalma ihtimaliniz çok yüksek olacaktır. Bunun yerine alanadiniz.com tercih edilmelidir. Forum Buraya Bakınız
submitted by anadolukobi to u/anadolukobi [link] [comments]


2020.05.20 12:49 dijitalwebajansi Seo uyumlu içerik nasıl olmalıdır

Seo uyumlu içerik nasıl olmalıdır
SEO Uyumlu İçerik Nasıl Olmalıdır
SEO, yani arama motoru optimizasyonu, sitelerin arama motorları tarafından fark edilmesi ve iyi değerlendirilmesiyle ilk sayfalarda ve hatta ilk sıralarda görüntülenmesini sağlamak amacıyla yapılan çalışmalardır. Bu çalışmalar ziyaretçilerin siteye çekilmeleri ve site içinde kalmaları amacıyla yapılmakta ve büyük bir bölümü içerik yazımına dayanmaktadır.
Seo uyumlu içerik nasıl olmalıdır
SEO çalışması amacıyla yazılan içerikler birtakım özelliklere sahip olmalıdır. Yazıların siteye fayda sağlaması için uygulanması gereken bir bazı formatlar olsa da, yazının kalitesi ve içeriği ön planda olmalıdır. Bu özellikteki içeriklerin oluşturulması için bir SEO uzmanına ihtiyaç vardır. SEO uzmanı, yazılması gereken konuları saptamakta ve yazının türünü, uzunluğunu ve gerekli olan içerik sayısı gibi birçok konuda karar vermelidir. SEO uyumlu bir içerikte olması gereken özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz:
SEO uyumlu içerik özellikleri
· İçerikler mutlaka özgün olmalıdır: Kopyalama yapılan içerikler siteye uzun vadede zarar vermektedir.
· İmla kurallarına uyulmalıdır: İmla kurallarının ve dilbilgisinin yanlış kullanımı, okuyucu üzerinde yanlış bir etki oluşturacak ve siteyi profesyonel ve güvenilir göstermeyecektir.
· Ara başlıklar kullanılmalıdır: Bazen ana başlık okuyucunun ilgisini çekmez. Ara başlıklar kullanarak okuyucuya aslında alternatif üretmiş oluruz. Ara başlıklar arasında ziyaretçinin okumak isteyeceği bir konu bulma ve sitede kalma ihtimali daha yüksektir.
· Anahtar kelime kullanımı: SEO uyumlu içerik için en önemli kriterlerdendir. İnternet kullanıcılarının arama motorunda arama yaparken en çok kullandıkları kelimeler, anahtar kelime planlayıcı site ve programlar tarafından görüntülenme oranlarına göre belirlenip listelenmektedir. Yani insanların hangi ürün, hizmet ya da ulaşmak istediği herhangi bir şeyi arama motoruna en çok neler yazarak arattığı bilinmektedir. Bu uygulama kullanılmaya başlandığı andan itibaren kısa zamanda dijital pazarlama alanında başarılı olmak için kullanılmaya başlanmış ve büyük başarı sağlamıştır. Bir SEO uzmanı için Bu kelimelerin belli kural ve sayılarda bilinçli bir şekilde kullanımı, sayfayı arama motoru ile uyumlu hale getirmekte ve üste sıralara taşınmasını sağlamaktadır.
Özgünlük en önemli kuraldır!
Bu konuyu öneminden dolayı biraz açmak isteriz. İstenildiği kadar kurallara uygun ve kaliteli bir içerik sunabilelim. Eğer bu içerik ilk kez yazılmadı ya da içinde başka yazılardan kopyalamalar varsa, bunun siteye faydası değil zararı olacaktır. Arama motorları, zaman içinde bu tarz çalışmaları tespit edip, sitenin değerini düşürecektir. Bu da sitenin arama motorunda gösterilme şeklini olumsuz etkileyecek ve gittikçe gerilere itecektir. Eğer SEO çalışması yapacak ya da içerik yazacak olan kişinin yazılacak konu hakkında yeterli bilgisi yoksa, mutlaka bilen birinden destek alınmalı ama kesinlikle başka yazılardan kopyalama olmamalıdır.
İyi bir özgün içerik yazmak için bilgi birikimi, yaratıcılık ve yazarlık kabiliyeti gereklidir. Hemen her yerde ulaşılabilen bilgi yığını içindeki genel bilgiler dışında, markaya ya da siteye özgü olan, detaylı ve ilginç anlatımlar içeren, ama aynı zamanda kolay anlaşılır olmalıdır. Metnin okunması, sitede kalışın uzaması ve sitede gezinim süresinin uzaması ve dolayısıyla site içi SEO’nun başarılı olması için bu kurallara uymak mutlaka gereklidir.
submitted by dijitalwebajansi to u/dijitalwebajansi [link] [comments]


2020.05.09 06:13 NewsJungle Türkiye, ABD vatandaşları için yeni tahliye seferleri planlıyor

Washington'daki Türkiye Büyükelçiliği, Türkiye, kısa süreli vizesi olan vatandaşları için koronavirüs-hit ABD'den dört yeni tahliye uçuşu planladığını açıkladı.

Bu Türk vatandaşlarının geri dönüşünü sağlamak için, Türk Hava Yolları 15 Mayıs 2020'de New York ve Chicago'dan, 16 Mayıs 2020'de Houston'dan ve 17 Mayıs 2020'de Miami'den bir ticari uçuş organize etmeyi planlıyor ”dedi. Twitter açıklamasında Perşembe günü geç saatlerde.

Bu uçuşları yapan vatandaşlar, Türkiye'ye gelişlerini izleyen 14 gün karantinada kalma konusunda yazılı bir taahhütte bulunmalıdır.

Bu karantinalar, virüs salgını başladığından beri Türkiye'ye dönen vatandaşlar için standarttır.

Uçuş gününde COVID-19 belirtileri gösteren veya önceden virüs teşhisi konmuş olan uçuşlar uçuş kabul edilmeyecektir.

Açıklamaya göre, bu uçuşlar için biletler Türk Hava Yolları tarafından, özellikle kısa süreli vizeleri olan ve halihazırda Türk Büyükelçiliği veya Konsolosluğu'na iade talebinde bulunan vatandaşlar için satılacak. Süreç hakkında e-posta yoluyla bilgilendirileceklerdir.

Daha fazla vatandaş için uçuşlarda yer varsa, başka bir duyuru yapılacaktır.

Johns Hopkins Üniversitesi'nden yapılan bir çalışmaya göre ABD, 1,25 milyondan fazla vaka ve yaklaşık 75,700 ölümle küresel pandeminin en çok etkilediği ülkedir.

Türkiye Sağlık Bakanlığı'na göre, Perşembe günü Türkiye, yaklaşık 83.000'i tamamen iyileşmiş olan 133.721 koronavirüs vakası bildirdi. Ölüm sayısı 3.641'dir.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]


2020.04.17 03:24 karanotlar Sosyalizme Çağrı – Gustav Landauer – 4

Sosyalizme Çağrı – Gustav Landauer – 4
https://preview.redd.it/544rab0ez9t41.png?width=976&format=png&auto=webp&s=341c1b91623d420c7739b60d9c835f89a67a33c7
Sosyalizm İçin
2
Sosyalizm, bir ideal uğruna yeni bir şeyler yaratmak için bir araya gelmiş kişilerin irade eğilimidir.
O halde eski sistemin ne olduğunu ve çağımızda eski gerçekliğin neye benzediğini görelim. Çağımızdan şimdiden, birkaç yıl ya da birkaç on yıl gibi sınırlı anlamıyla değil, en az son dört yüzyıl olarak bizim zamanımız kastedilmektedir.
Bunu akıllarımıza sokalım ve burada baştan belirtelim ki: sosyalizm geniş kapsamlı sonuçları olan büyük bir gayedir. Sosyalizm, insanların gerileyen ailelerini tomurcuk veren bir kültürün zirvesine, ruha ve dolayısıyla da birliğe ve özgürlüğe yönlendirilmesine yardımcı olmayı diler.
Ruh bireylere doğru çekilir. Ruhu halka taşıyanlar, içten güçlü bireylerdi, halkın temsilcileriydi; şimdilerde ise ruh bireylerin, tüm güçlerini tüketmiş marifetli insanların içinde yaşamaktadır
Bu tür sözler, profesörlerin ve hiciv yazarlarının kulaklarını tırmalamaktadır ve de bu fesatçılar tarafından döllenmiş düşünüşe sahip olanları sinirlendirmektedir. Bu fesatçılar, insanların ve dahi hayvanların, bitkilerin ve tüm dünyanın daimi bir ilerlemeye, en aşağı seviyeden en üst seviyeye, cehennemin en derin pisliğinden en yüksek cennete, yukarı doğru bir hareket içerisinde olduğu doktrinini yayanlardır. Ve dolayısıyla mutlakıyet, kölelik(serflik), lüks düşkünlüğü, kapitalizm, zorluk ve yozlaşma, hepsi, sosyalizme giden yolda salt ilerleme adımları ve aşamaları olarak addedilmektedir. Bu tür sözde bilimsel yanılsamaların hiçbirine bağlı değiliz. Dünyayı ve insan tarihini tümüyle farklı görüyoruz. Farklı söylüyoruz.
Ulusların kendi altın çağları, kültürlerinin zirve noktaları olduğunu ve bu doruklardan yeniden indiklerini söylüyoruz. Avrupalı ve Amerikalı halklarımızın uzun süreden beri –aşağı yukarı Amerika’nın keşfinden beri – böyle bir düşüş içerisinde olduğunu söylüyoruz.
Bir ruhun egemenliğinde oldukları zaman uluslar, kendi büyüklük dönemlerine ulaşırlar ve bu dönemleri devam ettirebilirler. Günümüzde kendilerine sosyalist diyenlerin kulağına bu da kötü gelmektedir oysa kötü değildir; daha yeni, onları, sözde materyalist tarih mefhumunun yandaşlarını Darwinci kisvelerinde bir an için gördük. Aşağıda ele alınacaktır, ancak şu an için devam etmeliyiz. Marksizm ile yolumuz üzerinde yeniden karışılacağız ve onu durdurup yüzüne ne olduğunu söyleyeceğiz: zamanımızın vebası ve sosyalist hareketin laneti!
Düşünürlerin, duygu ile boyun eğdirilmiş insanların, öz-farkındalıkları ve sevgileri dünyanın büyük bilgisinde yekvücut olanların, büyük muzdariplerin ruhudur; ruhtur, ulusları büyüklüğe, birliğe ve özgürlüğe yönelten. Bireylerden, insan kardeşleri ile birlikte ortak bir çabada birleşmek için icbar edici bir maddi ihtiyaç çıkmıştır. O zamanlar, toplumların toplumu, gönüllüğü birliğe dayanan komünallik oradaydı.
Biri muhtemelen şunu soracaktır, insan, tecridini (isolation) terk etmek ve önce küçük sonra büyük gruplarda yurttaşlarına katılmak için zekayı ve içgörüyü nasıl elde etmiştir?
Bu soru aptalcadır ve sadece çöküş dönemi profesörleri tarafından sorulabilir. Çünkü toplum insan kadar eskidir; birinci, verili bir gerçektir. İnsanoğlu nerede bulunursa bulunsun, sürüye, klana, kabileye ve loncalara katılmıştır. Birlikte göç etmiş, yaşamışlar ve çalışmıştır. Onlar, ortak bir ruhla bir arada kalan bireylerdi ki bu doğal ve arızı olmayan bir dürtüydü (hayvanlarda dürtü denilen de ortak ruhtur).
Ancak şu ana kadar bilinen insan tarihinde bu doğal birleştirici nitelik ve ortak ruh dürtüsü her zaman dış biçimlere (formlara) -dini semboller ve kültler, inançlar, dua ritüelleri veya benzeri şeylere- ihtiyaç duymuştur.
Bu cihetle ruh, ruhsuzlukla her zaman bağlantılı olan uluslardadır ve batıl düşüncelere sahip derin sembolik düşünüştedir. Birleştirici ruhun sıcaklığı ve sevgisi, dogmanın katı soğukluğu ile gölgelenmiştir. Sadece imgelemde açığa vurulabilen bu tür derinliklerden doğan gerçek, yalınlığın saçmalığı ile yer değiştirmiştir.
Ruhun olmadığı yerde ölüm olduğu için, ölüm aramızdaki atmosferdir. Ölüm, derimizi istila etmiş ve etimize nüfuz etmiştir.
Bunu dış örgütlenme takip etmiştir. Kilise ve seküler dış baskı örgütleri güç kazanmış ve sürekli kötüleşmiştir: serflik, feodalizm, çeşitli departmanlar ve otoriteler, devlet.
Bu da ruhun insanlar arasında ve üzerinde ve bireylerden akan ve onları birliğe yönlendiren yakınlığın (immediacy) nihai çöküşüne yol açmıştır. Ruh bireylere doğru çekilir. Ruhu halka taşıyanlar, içten güçlü bireylerdi, halkın temsilcileriydi; şimdilerde ise ruh bireylerin, tüm güçlerini tüketmiş marifetli insanların içinde yaşamaktadır. Fakat ruh bir halktan –toplumsal çekişmesi, ebedi kökü olmayan, handiyse havada asılı kalmış gibi duran izole edilmiş düşünürler, şairler ve sanatçılardan- yoksundur. Bazen ruh, sanki onları kadim, unutulmuş zamanlara ait bir rüyadan ele geçirir. Sonra onlar, asil bir küçümseme jestiyle, liri bir kenara koyup trompete uzanırlar, bu ruhta halka ve gelecek nesillere konuşurlar. Tüm temerküzleri, tüm biçimleri ki kendilerinin içinde güçlü bir ıstırap ile canlıdır ve genellikle beden ve ruhun kaldırabileceğinden daha güçlü ve engin olan, haddi hesabı olmayan, renkli figürler, ritim ve armoni eylemi ve ivediliği, hepsi –dinleyin siz sanatçılar!- gelişmesi engellenmiş insanlardır, onlarda toplanan, onlarda gömülen ve onlardan yeniden doğacak olan canlı insanlardır.
Ve onlarla birlikte, diğer bireyler doğmuştur ki ruh ile ruhsuz olanın karışımı tiranları, servet biriktiricilerini, insan kiralayıcılarını, toprak hırsızlarını tecrit etmiştir. Bu tür çöküş ve geçiş zamanlarının başlarında bu insanlar, Rönesans’ta ya da Barok dönemin başlarında en şatafatlı ve ihtişamlı şekilde temsil edildiği üzere, hala merkezkaç şekilde dağılan ve fakat kısmen kendilerinde yoğunlaşan ruhun pek çok özelliğine sahiptir. Tüm güçlü iktidarlarına rağmen hala melankoli, katılık, yabancılık ve olağanüstü hayalcilik izlerini taşırlar. Bu fenomenlerin çoğu için kişi neredeyse şunu söyler: ruh benzeri bir şeyler ya da daha ziyade hayal benzeri şeyler kendilerinden daha güçlü şekilde, tecrit edilmiş kişiliğin kabının çok dar olduğu bir bağlamda yaşamaya devam eder. Ve nadiren, çok nadiren bunlardan biri kötü bir rüyadan uyanır gibi uyanır, tacını bir tarafa fırlatır ve bu insanlar için nöbet tutmak üzere Tur Dağı’nın tepesine tırmanır.
Ve bazen bir perinin beşiğinde uzun süredir beklediği karışık tabiatlar gelir; peri bunlardan Napolyon ve Ferdinand Lasalle gibi büyük bir fatih ya da büyük bir özgürlük savaşçısı, düşünce ve özgür fantezi dehası ya da büyük bir tüccar yapabilir.
Ahlaksızlığımızın belirtilerinden farklı bir şeye ihtiyacımız var, ondan kaçınmak için — ben diyorum ki çok fazla göze çarpan sanat olmaksızın, çok fazla yazılı bilim olmaksızın müreffeh yaşam dönemleri ve halkları, gelenek dönemleri, epik dönemler, tarım ve kırsal zanaat dönemleri vardı ve halen var.
Ve kendilerine ruh zenginliği ve gücün kaçtığı tecrit edilmiş bu birkaç kişi, sadece ruhsuzlukla, yalnızlıkla ve sefaletle bırakılmış atomize ve izole pek çok kişiyle; kendisine halk denen ancak sadece yerinden edilmiş, ihanete uğramış bir yığın insan kitlesi ile yüzleşir. Yerinden edilmiş, melankolik bir gariplik içinde olanlar, kendileri hakkında hiçbir şey bilmese dahi halk-ruhunun içlerine gömüldüğü birkaç kişi olan bireylerdir. Eğer ruh ve insanlar yeniden birleşip dirilecekse, yerinden edilmiş, zorluk ve yoksulluk içinde bölünmüş olanlar, ruhun kendilerinde yeniden akması gereken kitlelerdir.
Ruhun olmadığı yerde ölüm olduğu için, ölüm aramızdaki atmosferdir. Ölüm, derimizi istila etmiş ve etimize nüfuz etmiştir. Fakat bizde, saklı özbenliğimizde, en gizli ve derin rüya ve arzularımızda, sanatın figürlerinde, en güçlü isteğimizde, derin düşünceli iç görüde, kasıtlı eylem, aşk, umutsuzluk ve cesarette, ruhsal sıkıntı ve neşede, devrim ve birlik halinde, orada, hayat, güç ve zafer ikamet eder; ruh saklıdır ve üretilir ve güzellik ve komünallikle bir halk çıkarmak ve yaratmak istemektedir.
Sonra gelen tarihte insan ırkının en görkemli parladığı zamanlar, ruhu insanlardan yalnız bireyin derin yarıklarına ve oyuklarına sızdırma temayülünün yeni başladığı ve şimdilik çok ilerlemediği, ortak ruhun, toplumların toplumunun, ruhtan kaynaklanan pek çok birliğin birbirine bağlanmasının tam çiçeklendiği ve fakat halkın büyük ruhu ile hala doğal bir biçimde kontrol edilmesine rağmen deha insanlarının halihazırda zuhur ettiği, dolayısıyla onların büyük emeği tarafından sıradan bir biçimde korkutulmadığı, daha ziyade onları komünal yaşamın doğal bir meyvesi olarak kabul ettiği ve kutsal hislerle onlardan zevk aldığı zamanlardır. Bu cihetle, kendi yaratıcılarının isimlerini genellikle gelecek nesillere zor devrederler.
Yunan halkının Altın Çağı böyle bir zamandı; Hristiyan Orta Çağı böyle bir zamandı.
İdeal değildi; bir gerçeklikti. Ve dolayısıyla, yüce, kendiliğinden oluşan ruhanilik ile birlikte eski baskı kalıntılarını ve dışsal gaddarlık, dayatılan güç, devlet tarafından ileride yapılacak baskının başlangıcını şimdiden görüyoruz. Fakat ruh daha güçlüydü; aslında sıklıkla çöküş zamanlarında zulmün tiksindirici araçları haline gelen iktidar ve bağımlılığın bu tür kurumlarına dahi sızdı ve onları güzelleştirdi. Tarihçilerin “kölelik” dediği her şey her zaman ve tümüyle böyle değildi.
Bu bir ideal değildi çünkü ruh oradaydı. Ruh, yaşama, anlamını ve kutsallığını verir; ruh neşe, güç ve haz ile şimdiki zamanı yapar, yaratır ve ona sızar. İdeal; şimdiki zamandan, yeni olan bir şeye doğru döner. Geleceğe, daha iyi olana ve bilinmeyene özlemdir. Çöküş zamanlarından yeni bir kültüre doğru giden yoldur.
Ahlaki bozulma halinden kurtulmaya çalışıp yenilenmiş ilk kültürün efsanevi zamanlarına, komünizme kaçan ilk insanlar; görülebilir, dokunulabilir, ifade edilebilir bir forma sahip yeni bir ruhun çekiciliğine uzun süre kapılmamıştı.
Burada bir mim daha koyulmalı. Dönüm noktasına ulaşmış bu muzaffer zirve zamanlar diğer dönemlerden önce cereyan etmişti. Bu dönemler sözde ilerlemede tek bir zamanı değil, tekrar ve tekrar birbirini izleyen ve birbirine karışan halkların yükselişleri ve çöküşlerini kapsar. Bağlayıcı ruh da, doğal birbirine ait olma dürtüsüyle gönüllü temelde ortak bir yaşam da orada vardı. Fakat tüm detaylarında güzellikle ve özgün bir armonide uyumla parıldayan katedral kuleleri cennete doğru yükselmedi ve dingin sükûnet içerisindeki sıra sütunlu salonlar gökyüzünün saydam maviliğine karşı ayakta durmadı. Bunlar, daha basit gruplardı: henüz bireysel istidat ve öznellik kişilikleri, halkın temsilcileri olarak var olmamıştı; ilkel, komünist bir yaşamdı. Yüzlerce yıllık ve genellikle bin yıllık bir görece durgunluk vardı – var – . Durgunluk, duyun siz bilimsel ve liberal çağdaşlar, o zamanlar içindir, o halklar içindir ki neredeyse düne kadar kültürlerinin bir nişanesi olarak vardı. İlerleme, sizin ilerleme dediğiniz, bu aralıksız harala gürele, yenilik, yeni olduğu müddetçe yeni olan herşeyin peşindeki bu hızlı, yorucu ve sinir bozucu kısa soluklu koşu, bu ilerleme ve onunla ilişkilendirilen kalkınma uygulayıcılarının deli fikirleri ve bu delice, yerine varır varmaz hemen elveda deme alışkanlığı, bu istikrarsız ve rahatsız telaş, bu sabit kalma beceriksizliği ve bu daima hareket halinde olma arzusu, bu sözde ilerleme bizim anormal koşullarımızın, kültürümüzün bir belirtisidir. Ahlaksızlığımızın belirtilerinden farklı bir şeye ihtiyacımız var, ondan kaçınmak için — ben diyorum ki çok fazla göze çarpan sanat olmaksızın, çok fazla yazılı bilim olmaksızın müreffeh yaşam dönemleri ve halkları, gelenek dönemleri, epik dönemler, tarım ve kırsal zanaat dönemleri vardı ve halen var. Varislerinin zaten kendileriyle olduğu ve harika gençliklerini halen onlarla geçirdikleri için pek ihtişamlı büyük dönemlere nazaran daha az şaşalı olduğu ve kendilerine daha az anıt ve mezar taşı dikildiği dönemler, neredeyse rahat denilebilecek daha uzun ve geniş bir yaşam dönemi vardır. Sihri, zorlayıcı gücü ile öz-bilince sahip ruh henüz var olmamıştı. Hristiyanlık öğretilerinde olduğu gibi dünya genelinde ayrılma ve yayılma sürecine henüz girilmemiş, insan ruhları büyüsüne henüz boyun eğmemişti. Böyle zamanlar da vardı: ve böyle insanlar da vardı ve böyle zamanlar geri dönecek.
Böyle zamanlarda ruh saklı görünmektedir. Dikkatli bir inceleme ile dahi kişi neredeyse sadece toplumsal yaşam formlarındaki ve toplumun ekonomik kurumlarındaki dışavurumları ile ruhu ayırt eder.
İnsanlar her zaman en ilk, primitif başlangıçlara, bu zamanların ilk aşamalarına, kendilerini henüz çöküşün ilk zamanlarından, ruhsuzluktan, tiranlıktan, sömürüden ve yönetimsel iktidardan, genelliklede ulusların yardımı ile korudukları zaman dönmüştür. Öyle ki bu verimli durgunluk halinde dünya üzerindeki yeni yerlere yavaş yavaş gitmişler ve buralara, genç ve sağlıklı olarak bilinmeyen mesafeden ve belirsizlik içinden gelerek girmişlerdir. Nitekim geç emperyal dönemin Romalıları ve Yunanlıları bu yenileyici banyoya dalmış ve yeniden ilkel çocuklar haline dönüşmüş, eş anlı olarak Doğudan gelen yeni ruh için uygun hale gelmiştir. İnsanoğlunun empatik gözlemcisi için sonsuz çöküşü ve sonsuz-yeniden-oluşu içerisinde erken dönem Bizans sanatı -kolaylıkla geç dönem Yunan da denilebilir- eserleri kadar dokunaklı, acı verici ve aynı zamanda neredeyse çocukça dindar imanı canlandırıcı bir şey daha neredeyse hiç yoktur. Nesiller; zarif, latif biçimcilikten ve virtüözlüğün sıkıcı soğukluğundan bu neredeyse çok fazla samimi hisse, bu çocuksu basitliğe ve cismani gerçekliği doğru algılama beceriksizliğine geçişte hangi ahlaksızlıktan ve hangi muazzam yeniden-tesis etmeden, hangi dehşetlerden ve hangi ruhsal sıkıntılardan geçti! Eğer ruh onu pislik ve acı safra olarak tükürmeseydi, göz ve elin ustalığı, sanat ve zanaatta nesilden nesile geçerdi. Bu kadar acı verici ve yine de canlandırıcı görüşte hangi umutlar, hangi derin avuntular yatar, bizim için ve herkes için bundan kim ders alır? Çünkü onlar biliyorlar: hiçbir ilerleme, teknoloji, ustalık bize kurtuluş ve iyilik getirmeyecektir. Bizim sosyalizm dediğimiz büyük dönüşüm sadece ruhtan, sadece içsel ihtiyaçlarımızdan ve içsel zenginliğimizden doğacaktır.
Fakat bizim için dünyada herhangi bir yerdeki karanlıktan hiç bu kadar uzak ve bilinmez, hiçbir sürpriz yoktur? Geçmişin hiçbir analojisi bize tümüyle uygulanamaz. Dünyanın yüzeyi bizim tarafımızdan bilinmektedir, ellerimiz onun üstündedir ve nazarımız onun çevresinde dolanmaktadır. On yıllardır ya da bin yıldır bizden hala ayrı olan halklar –Japonlar, Çinliler- ilerlememiz için, kendi durağan yaşam biçimlerini ve medeniyetimiz için kendi kültürlerini hevesle takas ediyorlar. Bu devletin diğer, daha küçük halkları Hristiyanlığımız ile ya da alkol ile yok edilmiş veya bozulmuştur. Bu sefer, yenilenme kendimizden gelmelidir, gerçi bunu yaparken bize en çok belki de yeni bir karışımın halkları – Amerikalılar gibi- eski devirlerden halklar -Ruslar, Hintliler gibi- ve belki de Çinliler faydalı olacaktır.
Bizler çöküşün halkıyız; bu çöküşün öncüleri aptalca güç yarışı, bireyin utanç verici tecridi ve teslimiyeti nedeniyle yorgun düşmüş olanlardır.
Ahlaki bozulma halinden kurtulmaya çalışıp yenilenmiş ilk kültürün efsanevi zamanlarına, komünizme kaçan ilk insanlar; görülebilir, dokunulabilir, ifade edilebilir bir forma sahip yeni bir ruhun çekiciliğine uzun süre kapılmamıştı. Kendilerini büyüleyen çok kuvvetli bir yanılsamanın görkemine sahip değillerdi. Fakat onlar eski büyük dönemlerin batıl, acınası, tanınamaz kalıntılarını terk ettiler. Sadece dünyevi mutluluğun peşinde koştular ve böylelikle yaşamları kurumlarına, sosyal yaşamlarına, çalışmalarına ve malların dağılımına nüfuz eden adalet ruhu ile yeniden başladı. Göksel yanılsama öncesinde dünyevi bir eylem olarak adaletin ruhu ve gönüllü birlikteliğin yaratılması, sonradan dünyevi eylemi topluma kazandıracak ve dahası onu doğal olarak ikna edici kılacaktı.
Bu sözlerle, geçmiş uzun binyılın barbarlarından mı bahsediyorum? Araplar’ın, İrokualar’ın, Grönlandlılar’ın atalarından mı bahsediyorum?
Bilmiyorum. Eski ve şimdiki sözde barbar halkların kökenleri ve değişimleri hakkında çok az şey biliyoruz. Herhangi bir teamüle ya da gerçek bir delile neredeyse hiç sahip değiliz. Sadece, barbar veya yabani olduklarını öne sürülenlere ait sözde ilkel hallerin insanlığın başlangıcı açısından asli olmadığını biliyoruz. Nitekim zihinsel kapasitelerinin ötesinde eğitim alan pek çok uzman buna inanmaktadır. Bu tür bir başlangıç bilmiyoruz. “Barbarların” kültürleri dahi bir yerlerden gelmiştir, beşeriyette derin köklere sahiptir. Belki de bizim kaçmaya çalıştığımız barbarlık gibi bir barbarlıktan gelmişlerdir.
Kendi halklarımızdan bahsediyorum; kendimizden bahsediyorum.
Bizler çöküşün halkıyız; bu çöküşün öncüleri aptalca güç yarışı, bireyin utanç verici tecridi ve teslimiyeti nedeniyle yorgun düşmüş olanlardır. Artık bağlayıcı bir ruhun olmadığı, sadece bozulmuş kalıntıların, batıl inanç saçmalığının ve onun kaba vekili, dış güç baskısı, devletin olduğu düşüşün halkıyız. Çöküşün halkıyız ve bundan dolayı bu tür çöküşün öncüleri bu dünya yaşamının ötesine işaret edilmesini anlamlı bulmazlar, kutsal olarak inanabilecekleri ve iddia edebilecekleri hayali bir cenneti tasavvur edemezler. Bizler, sadece tek bir gerçek ruhla – komünal yaşamın dünyevi konuları ile ilgili adalet ruhuyla- tekrar yukarı çıkabilecek olan halkız. Bizler, sadece sosyalizmle kurtarılabilecek ve kültüre getirilebilecek halkız.
Çev: Nesrin Aytekin
https://itaatsiz.org/2020/04/12/sosyalizme-cagri-gustav-landauer-4/
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.04.13 15:11 emrecann150 seo uyumlu web site

📷SEO Uyumlu Web Sitesi

Web sitesi nasıl olmalı? SEO dostu web sitesi özellikleri

Web sitesinin nasıl görünmesi gerektiği sorusuna özel bir cevap olarak, SEO uyumlu web site olması gerektiğini söyleyebiliriz. Yani bu soru SEO'nun bir web sitesinin nasıl uyumlu olabileceği sorusunu gündeme getiriyor. Yazılım ve web sitesi tasarımının nasıl görünmesi gerektiğine dair çoğu açıklama, SEO kriterlerini karşılayan web sitesinin tanımıdır.

Web sitesinin içeriği nasıl olmalıdır?

📷Web sitesinin içeriği
İçeriği, web sitenizi oluşturma amacına bağlıdır. Bununla birlikte, SEO uyumlu web siteSEO uyumlu web site web sitesi özellikleri">SEO uyumlu bir web site için genel bir kural vardır: içeriği bilgilendirici olmalı ve ziyaretçi isteklerine yanıt vermelidir. Bu amaçla, her sayfada görsel ve metinsel içeriğe sahip olmalısınız. Metninizin içeriği en az 300 kelimeden oluşmalı ve kopyalanmamalıdır. Resimleriniz başlık ve alt başlık içermeli ve bu başlıklarda metin içeriğinize odak anahtar kelimeniz yer almalıdır. İlk olarak, iyi bir içerik stratejisi geliştirilmeli ve planlanmalıdır. Ayrıca, içeriğinizi sık sık güncellemek, karyolaların web sitenizi taramak için kullanabileceği kullanışlı bir uygulamadır. Ziyaretçilerine orijinal içerik sunan web siteleri zamanında listelenir.
Sayfa hızını optimize etme Amaç, web sitenizdeki kullanıcı deneyimini en üst düzeyde tutmaktır. Bunun için en önemli kriterlerden biri, sayfalarınızın hızlı yüklenmesi. Hızlı yüklenmeyen sayfalar, ziyaretçilerin web sitenizden ayrılmasına neden olur. Google'ın ziyaretçilerin web sitenizde kalma zamanları olması da önemlidir. Sayfalarınız yavaş yükleniyorsa, bu süre daha kısa olacaktır. Web sitesini nasıl hızlandıracağınızı ve sayfa hızını nasıl ölçeceğinizi merak ediyorsanız PageSpeed ​​Insights aracını kullanabilirsiniz. Bu, sayfa hızınızı ölçmeniz ve 85 yaşın altındaysanız gerekli iyileştirmeleri yapmanız gereken yerdir.

Web sitesi nasıl tasarlanmalıdır?

📷Web Sitesi Nasıl Tasarlanmalıdır?
Web sitesini tasarlamaya başlamadan önce ne tür bir web sitesi olduğunu analiz etmek önemlidir. Kurumsal web tasarımı ve kişisel web tasarımı veya e-ticaret web sitesinin tasarım stilleri çok farklıdır. Örneğin, kurumsal bir web sitesi varsa, temsil ettikleri kurum veya markanın kimliğini yansıtan tasarımlar, hizmet veya ürün tanıtımının ön saflarında yer alır. En önemli şey bitmiş tasarımları kullanmak değil. Önceden oluşturulmuş tema tasarımlarını kullanırken, artık benzersiz ve kurumsal veya markaya özgü bir web sitesi değildir. Bu temaları kullanan birçok web sitesi vardır ve web sitenizi diğerlerinden öne çıkaramazsınız. Özgünlük de önemli bir SEO ölçütüdür. Web siteniz, içerikten tasarıma ve kodlamaya kadar size ve markanıza özgü olmalı ve yinelenen öğeler içermemelidir. Bu, Google arama motorunun daha fazla önem verdiği konulardan biridir. Tasarımda kullanılacak renkler markanın kurumsal renklerinden oluşmalı ve bir web sitesinde 2-3'ten fazla renk kullanılmamasına dikkat edilmelidir. Kişisel web sitesi genellikle doktorlar, mimarlar, sanatçılar ve sanatçılar gibi isimlerle kendilerini tanıtmak isteyen kişiler için bir portföy web sitesidir. Bu web sitelerinde kullanılacak renkler, insanların oluşturmak istediği endüstri veya marka stiline de uygun olmalıdır. Renkli bir logoları varsa, aynı renkleri kullanan bir web sitesine bütünlük sağlanmalıdır. Bütünlük sadece renkler tarafından değil, kullanılan görsel öğelerle de garanti edilmelidir. Örneğin, yuvarlak şekiller kullanan bir web tasarımında, menü görüntüyü karmaşıklaştıran keskin kenarlı çerçevelerde görüntülenir. Bu nedenle, ziyaretçilerinize iyi bir estetik deneyim sunmak için web sitenizin görsel olarak dengeli bir düzen ve bütünlük sunan bir tasarım gereklidir. Bazı web sitelerinde, menü yapısının soldan sağa veya sola doğru yan çubuklar şeklinde yerleştirildiğini gördünüz. Tasarım açısından farklı bir görünüme ve estetiğe sahip olmasına rağmen SEO açısından sakıncalıdır. Web sitenizi tararken botlar soldan sağa okunur. Menünüz solda olduğundan, sayfanızdaki içerikten geçmeden menünüzü taramaya başlar. SEO uyumlu başlık ve açıklama nasıl yazılır">SEO açısından kritik olmamasına rağmen, olumsuz bir durum olduğu için önermiyoruz.
Web sitesinin yazılımla hangi işlevleri olmalıdır?
Mobil cihazlarda düzgün görüntülenmeyen bir web sitesine ulaşmak için sabırsızlanıyoruz. Şimdi biliyoruz ki duyarlı bir tasarım olmalı. Web sitesi kodlaması çekici tasarıma göre oluşturulmalıdır. Web sitenizin kodlaması, tüm tarayıcılarda doğru görüntülenecek şekilde oluşturulmalıdır. Chrome en yaygın kullanılan tarayıcı olmasına rağmen, Firefox, Safari ve Edge gibi tarayıcıların kullanıcıları hafife alınmamalıdır. Web sitesinin nasıl kodlanması gerektiği sorusunun yanıtlarından biri, kodlama yapısını W3school standartlarına göre kullanmaktır. SEO uyumlu web site meta etiketler ve başlıklar içeriyor SEO uyumlu web siteniz için, sayfalarınızın her biri bir başlık içermelidir. Başlık, sayfalarınızın ana başlığıdır. Google arama sonuçlarında, yukarıdaki mavi metne sahip bölüm başlık, aşağıdaki sayfanın URL'si ve açıklama, yani açıklama bölümüdür. Başlık en önemli anahtar kelimemizdir ve sayfa içeriğinin odaklandığı kelimeden oluşmalıdır. Açıklama bölümü başlık olarak her sayfada olmalıdır. Çoğu kullanıcı bu açıklamaları okur ve aradıklarına ulaşıp ulaşamayacaklarına karar verir. Bu nedenle, sayfanızın alınmasını etkileyen bir öğedir. Açıklama bölümünde anahtar kelimeler içeren bir veya iki anlamlı cümleden oluşmalıdır. 160 karakterden fazla içermemelidir. Ancak, anahtar kelimeleri arka arkaya düzenlemek doğru değildir. SEO uyumlu bir web sitesi için bir diğer önemli unsur H başlıklarının kullanılmasıdır.Belirli bir hiyerarşik sırayla kullanılması gereken bu başlıklardan H1, sayfanızın her sayfasında olmalı ve içeriğinizin başlığı olmalıdır. H2, H3'te birbiri ardına hiyerarşik olarak kullanılmalıdır, örneğin H2, H3'ten sonra kullanılmamalıdır. H başlıklarının kullanımı SEO için önemli bir kriterdir.
İçeriğinizi özgün ve nitel hale getirin Arama motorları içeriğe önceki yıllara göre daha fazla dikkat eder. Geçmişte anlamsal bir yaklaşım kullanarak içeriği derecelendiremeyen arama motorları artık sayfa süresini, sıçramayı ve sayfa içeriğindeki kelime sayısının ötesine geçen diğer birçok faktörü derecelendirir. Kullanıcıya yararı ölçerek söz konusu içeriğin kalitesini değerlendirin. Bu nedenle, aşağıdaki noktalara dikkat etmeliyiz: * Web sitenizin içeriği (metin ve resimler) orijinal olmalıdır. * Web siteniz, kullanıcının çok fazla zaman harcayabilmesi için yüksek kaliteli içerik içermelidir. * Mümkünse içeriğinize video alın. Bu şekilde, kullanıcılar web sitenizde daha fazla zaman harcarlar. * Web sitenizdeki metinlerin dilbilgisi ve yazım kurallarına uyduğundan ve anlaşılması kolay olduğundan emin olun.
3. Web siteniz hızla açılmalıdır Web siteniz çok hızlı açılmalıdır. Birçok arama motoru için bu çok önemli bir kuraldır. Bu nedenle, web sitenizdeki resimler ve kod yapısı optimize edilmelidir. Web sitenizin hızını ölçmek için sizi bir önemli araçla tanıştırmak istiyorum: GT Metrix: https://gtmetrix.com/
SEO uyumlu bir web sitesi oluşturursak, ileride olur muyuz?
Arama motoru optimizasyonu kavramını incelersek, sadece site içindeki faktörlerin değil, site dışındaki faktörlerin de arama sıralamasında etkili olduğunu görebiliriz. Sitedeki SEO uyumluluğu% 100 olsa bile, bir web sitesi en üstte olmayabilir. Sizinle ilgili terimlerle rekabet eden rakiplerinizin durumuna bağlıdır. Öncelikle rekabetçi anahtar kelimelerle ilk sayfada olan şirketler genellikle web sitesinde SEO çalışır. Bu durumda, yerinde SEO'nun önlerinde olmak isteyen bir şirket için yeterli olmadığını söyleyebiliriz.
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.03.24 14:47 bodrummytransfer Bodrum Havalimanı Aksaray Transfer

Bodrum Havalimanı Aksaray Transfer
Bodrum Havalimanı Aksaray Transfer
Bodrum Havalimanı Aksaray Transfer Havaalanlarından istenilen herhangi bir yere ulaşmak günümüz şartlarında çok ta kolay değildir. Toplu taşıma araçları kullanılarak seyahat sonrası elinizdeki valizlerle bir yerden, diğer bölgeye aktarmalı gitmek kolay olmaz. Dolayısıyla bu alanda seyahat severlere hizmet veren Bodrum havalimanı Aksaray Vip transfer firması olarak Türkiye’nin her bölgesine kaliteli ve son model araçlarımızla hizmet sunmaktayız.
Bodrum Transfer
https://www.bodrummytransfer.com/
Bilindiği üzere Bodrum tarihi kalesiyle ve eşsiz güzellikleriyle her sene yerli ve yabancı turistlerin popüler tatil mekânlarının başında gelmektedir. Her ne kadar son yıllarda pahalılığı ve ilçeye gelen misafirlerin hal ve hareketleri nedeniyle yerli turist sayısında düşüş olsa da yine de tatil denilince akla gelen beldelerdendir. Bodrum havalimanı Aksaray lüks transfer firması olarak sektörde uzun yıllardır sadece bodrum değil, her bölgeye ulaşım hizmeti vermekteyiz. Aksaray ili mutlaka görülmesi gereken nadir yerlerdendir. Bizans döneminden kalma kiliseleri, Acem höyükleri ve Ihlara vadisi bu bölgeye çok fazla yerli ve yabancı turistin gelmesini sağlamıştır. Bu özelliğinden dolayı Aksaray, farklı şehirleri ve kültürel gezilere katılmaktan keyif alan kişiler için son derece uygun bir tatil yeridir.
Bodrum Havalimanı Aksaray Shuttle Transfer Hizmetinden Neden Yararlanmalıyız?
Bodrum Havalimanı Aksaray Transfer Bu alanda transfer hizmeti veren birçok seyahat acenteleri vardır. Fakat sürekli olarak bu sektörde yeni firmalar açılsa da müşterilerine gereken özeni ve kaliteli hizmeti sunamayan bir sürü firma mevcuttur. Elbette ki her firma müşterisine kaliteli hizmet verdiğini düşünür. Ama bu yıllar alan bir şeydir. Karşılıklı güven içerisinde yıllardır bu sektörde Bodrum havalimanı Aksaray özel transfer firması adıyla kaliteli ekibimiz ve yenilenen araçlarımızla sizlere hizmet sunmaktayız.
Bodrum havalimanı Aksaray Vip transfer firması olarak neden sizin hizmetlerinizden yararlanmalıyız derseniz, sizlere şunları söyleyebiliriz. Örneğin günümüzde araç filosunu sürekli yenileyen, gerekli bakımını düzenli yaptıran, araç sürücülerini zaman içerisinde birtakım eğitimlere tabi tutan ve tüm bunları yaparken de uygun fiyatlarla bu imkanları sizlere sunan bir firmayız.
Bodrum Havalimanı Aksaray Transfer hizmeti olarak ulaşım imkânı sunduğumuz firmamızda VIP transfer hizmeti, standart transfer hizmetleri ve ekonomik paketlerde sunulan transfer hizmetleri bulunmaktadır. Evlerinizden alınarak havalimanlarına ve buradan da istenilen her bölgeye kaliteli, hızlı ve güvenli transfer hizmeti vermekteyiz.
Bodrum Havalimanı Aksaray Ucuz Transfer Hizmeti
Havalimanı transfer hizmetleri olarak kısa sürede kolay bir şekilde sizlerin rezervasyon işlemlerini tamamlıyoruz. Sizlerin talep ettiği gün ve saatlerde yeni araçlarımızla istediğiniz noktadan sizleri alıyoruz. Bodrum havalimanı Aksaray lüks transfer firması olarak sizlere güvenli ulaşım hizmeti sunmaktayız. Firmamızın sizlere sağlayacağı hizmetlerle ilgili aklınıza takılan soruları 7/24 firmamızla iletişime geçerek detaylı bilgi alabilirsiniz. Sektörde uzun yıllardır transfer firması adı altında müşteri memnuniyetini esas alarak, uygun fiyat politikasıyla yol almaktayız. Bodrum Havalimanı Aksaray Transfer Havalimanından aklınıza gelebilecek her bölgeye kaliteli ve yeni araçlarımızla transfer hizmeti sağlamaktayız.
submitted by bodrummytransfer to u/bodrummytransfer [link] [comments]


2020.03.24 14:43 bodrummytransfer Bardakçı Transfer

Bardakçı Transfer
Bardakçı Transfer Bodrum limanının dışında yer alan muhteşem manzaralı bir koydur. Buraya tatil amaçlı gelerek, günler boyu huzurlu saatler geçirme arzunuz olabilir. Tatil maksatlı geldiğiniz bu muhteşem yerin transfer konusu ile ilgili ayrıntılara gelecek olursak, Bardakçı transfer uygulamasının özelliklerinden bahsedebiliriz. Bardakçı transfer hizmetinin turistlere veya buraya gelen tüm insanlara sağladığı bu kolaylık ile tatilin keyfi daha bir artmaktadır. Bardakçı havaalanı transfer hizmeti müşterilere oldukça kibar davranılması hususunda verilir. Son derece nazik ve güler yüzlü çalışanları ile firmalarını genişleten bu transfer ekibi, Bardakçı'nın âdeta bir parçası hâline gelmiştir. Sizi gideceğiniz otele kadar sıkıntısız bir yolculukla ulaştıraraktransfer işlemini kolay bir şekilde gerçekleştirir.Bardakçı'ya geldiğinizde, size ilk olarak verimli bir transfer hizmetini sunan Bardakçı Transfer, yaptığı birçok farklılık ile firmasını hep en iyi yerde tutmuştur. https://www.bodrummytransfer.com/bardakci-transfe
Bardakçı online transfer ekibi ile de size istediğiniz her saatte ulaşabilen bir kadroya sahiptir. Ulaşım sıkıntınızı yok eden ve fiyatta da uygunluk belirten Bardakçı transfer hizmeti, bunun yanı sıra uyguladığı, Bardakçı özel transfer imkânıyla da kendini kanıtlamış bir firmadır. Daima bu muhteşem yerin, kullanılan vazgeçilmez olanaklarını sunan Bardakçı transfer hizmetinden rezervasyon yaparak faydalanabilir, uçak konforundan sonra bu rahat ulaşımında tadını çıkarabilirsiniz. Firmayı arayarak Bardakçı'ya gelmeden bilgi verir ve havaalanında sıkıntı yaşamadan istediğiniz yere kısa sürede ulaşabilirsiniz.Midibüs havaalanı transfer hizmetinde, alınabilecek kişi sayısı 21 ila 31 arasıdır. Bu tür gruplarla yapılan seyahatlerde Bardakçı transfer firması, havaalanında ineceğiniz saatte hazırda bulunur ve grubunuzla beraber sizi alarak direk gideceğiniz otele götürür. Midibüs çok sayıda yolcu alan bir transfer aracıdır.
Bardakçı Havalimanı Transfer Bu hizmeti çoklu gruplarla seyahat eden kişilere vererek, Bardakçı havalimanı transfer farkıyla da tanınır. Değişik yöntemleri ile transfer hizmetini artırıp, yolculara ulaşımda kolaylık sağlayan Bardakçı transfer çalışanları rezervasyon doğrultusunda dilediğiniz saatte sizi havaalanından alır ve Bardakçıdaki dilediğiniz otele bırakır. Buradaki kalma süreniz bittiğinde de sizi havaalanına tekrar bırakma faaliyetine sahip olan bu transfer ekibi, çift yönlü hizmette sunmaktadır. 16 kişilik, klimalı ve konfor havası veren bu araç ulaşımı ile Bardakçı transferçalışanları sizi Bardakçı'dakiistediğiniz mekâna bırakmaktadır. Son derece konforlu bir hizmete sahip bu firma, Bardakçı transfer ulaşımıyla da size istediğiniz konforu sağlamaktadır. Yalnızca yapmanız gereken seyahat etmeden arayıp bu özel aracı istemek olacaktır. Kalabalık bir grupsunuz veya ailenizle birlikte seyahat ediyorsunuz.
Bardakçı Ucuz Transfer Bunun için daha geniş bir araca mı ihtiyacınız var? Size güvenli transferi sağlayan bu ekibe ulaşmanız yeterli olacaktır. Özel şoförleri ile sizi sıkıntısız bir şekilde ulaştıracaktır. Birçok aracında televizyon, mini buzdolabı ve kaliteli klimalar bulunmaktadır. Bununla beraber bu hizmeti gün geçtikçe daha verimli hâle getirmiş olan Bardakçı transfer firması, ulaşım esnasında ayrıca size yiyecek ve içecek sunabilen konfor yaratan transfer hizmeti vermektedir. Rezervasyonunuzdan hemen 10 dakika sonra size, onaylandığını bildirir ve havaalanında sizi memnuniyetle karşılar. Bardakçı firmaları transfer yolculuğunda size sağladığı bu konfor ile Bardakçı'da verimliliği ile bilinmektedir. Özel araçları ile rahat yolculuk yaptıran ve diğer firmalara göre verdiği hizmetlerden ötürü daha uygun bir fiyat talep etmesi de hizmeti ile bilinmekte Bodrum şöförlü araç kiralama dir. Sizi otelinizin kapısına kadar bırakan, son derece güvenilir bir transfer uygulaması yaparak günden güne müşteri sayısını fazlalaştırmaktadır. Bunun için yalnızca rezervasyon yapmanız yeterlidir.
submitted by bodrummytransfer to u/bodrummytransfer [link] [comments]


2020.03.15 08:48 emrecann150 Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür? Önemli İpucları

[caption id="attachment_755" align="alignnone" width="397"]📷 Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür?[/caption]
ilk sitemi açtıgımda benim hemen çıkma oranım ilk günlerde 70 ve 80 oldugunda ben bu listedekileri uygulayarak hemen çıkma oranımı düşürdüm .düşmez demeyin düştü gerçekten hemen çıkma oranını düşürek istiyorsanız listedekileri yapın ve zirveye ulaşın.
Hemen çıkma oranı, dijital pazarlamayı ölçmek için en önemli önlemlerden biridir. Bir web sitesinin genel kullanıcı deneyiminin ne olduğunu merak ediyorsanız, önce onu incelemeniz gerekir.
Ziyaretçiler sayfadan hemen ayrılırsa, bir sayfayı görüntüledikten sonra sayfa ve siteden ayrılırlar. Bu tanım yeterince basit olsa bile, zıplamaya çalışmanın altında yatan neden biraz daha karmaşık olabilir.
Bazen yüksek bir hemen çıkma oranı, kullanıcı deneyiminin kötü olduğunu gösterir. Bununla diğer zamanlarda yüksek bir hemen çıkma oranı, pozitif bir kullanıcı deneyiminin bir göstergesi olabilir.
Örneğin, bir kullanıcı akşam yemeğini hazırlamak için bir tavuk tarifi aradığında ve bir arama sonucunu tıkladığında, aradığı malzemeleri hemen görür ve tarif harika bir kullanıcı deneyimidir. Kısacası, ziyaretçi aradıkları bilgiyi hemen buldu ve sonra web sitelerinden ayrıldı.
Bir kullanıcı bir tavuk tarifi görüntülemek için bir web sitesine geldiğinde ve bir tavuk parmesan tarifi gördüğünde, hızlı bir şekilde web sitesinden ayrıldı. Bu onun için kötü bir kullanıcı deneyimi olacak. Ziyaretçi aldatılıyor ve ihtiyaç duyduğu içerik burada değil. Bu durumda yüksek bir hemen çıkma oranı vardır.
Yüksek hemen çıkma oranlarını yönetmenize ve bu olumsuz durumlarda kullanıcı deneyimini geliştirmenize yardımcı olabilecek bazı kanıtlanmış ve yararlı ipuçları vardır. Web sitenizin hemen çıkma oranını azaltmak için bu ipuçlarını kullanın.
1.İlk sayfanın yükleme süresine dikkat edin Bir kullanıcının bir sayfanın yüklenmesi için çok uzun süre beklemesi (ve çok uzun süre beklemesi gerekiyorsa), inanılmaz derecede olumsuz bir kullanıcı deneyimi sunar. Bir ziyaretçi sayfa içeriğini hemen göremezse, bu içerik önemli değildir.
Sayfa yükleme süresi mobil cihazlarda daha da önemlidir. Çünkü kullanıcılar, yavaş yükleme süreleri söz konusu olduğunda hemen çıkma problemleri yaşama olasılığı daha yüksektir.
2. Site aramasını optimize edin Birçok web sitesi henüz yerel arama işlevlerini kullanmamaktadır. Site araması, kullanıcının sayfayı veya siteyi tamamen terk etmek yerine, hemen bir sayfada görmedikleri belirli bir şeyi aramasına olanak tanıyan son derece kullanışlı bir araçtır.
3. Basit gezinme öğelerini kullanın Gezinme, ziyaretçilerimiz için kolay olmalı. Bir kullanıcı bir web sitesine girdiğinde, aradığı içeriğin tam olarak nerede olduğunu bilmelidir. Bu kolay değilse ve gezinme öğeleri için sezgisel bir kullanım durumu varsa, kullanıcı büyük olasılıkla siteden ayrılacaktır.
4. mükemmel tasarım için Amaç İyi bir site tasarımı sezgiseldir ve kullanıcıya güven sağlar. Ziyaretçiler, gezinmesi zor veya güvenmesi zor olan bir web sitesinde çok fazla zaman harcamazlar.
Sadece estetik açıdan hoş olmayan, aynı zamanda işlevsel, sezgisel ve gezinmesi kolay harika bir tasarımla başlayarak, ziyaretçilere basit bir kullanıcı deneyimi sunmaya çalışmalısınız.
5. Mobil uyumluluğa dikkat edin
Mobil kullanıcılar, masaüstü kullanıcılardan çok daha az sabırlı. Bir sitenin kullanıcılara sağlam bir kullanıcı deneyimi sunmak için esnek olması gerekir.
6. Okunabilirliği artırın Bir web sitesinin içeriği açık ve etkili bir biçimde olmalıdır. Bu kullanıcı deneyimi için çok önemlidir. Çünkü bir siteyi ziyaret eden herkes büyük ve düzensiz metinleri görmek istemez. Bu durumda, kullanıcılar genellikle diğer içeriğe geçmeye çalışır.
Bununla birlikte, bu içerik madde işaretleri veya resim ve video içeriği de dahil olmak üzere daha küçük bloklar halinde biçimlendirildiğinde, kullanıcının bu içeriği işlemesi çok daha uygundur ve içeriği genel olarak okuma eğilimindedir.
7. Kısa paragraflar oluşturun
Bir web sitesini daha okunabilir yapan en önemli şeylerden biri içeriğin uzunluğudur. İçeriği kısa ve anlaşılması kolay paragraflara biçimlendirmeye çalışmalısınız. Bu, web sitenizi ziyaret eden kişilerin aradıkları içeriği hızlı bir şekilde okumasına olanak tanır.
8.Farklı içerik türleri kullanın
Web sitesi okunabilirliğine başka bir yaklaşım, kullanıcı için metinden farklı içerik formatları oluşturmaktır. Video içeriği inanılmaz derecede ilginç ve düz metinden çok daha dikkat çekici.
Yüksek kaliteli görüntüler ayrıca ziyaretçileri bir web sitesine çekmeye ve hemen çıkma oranını azaltmaya yardımcı olabilir.
9.Alakalı anahtar kelimeler kullanın
Bir site için geçerli alakalı anahtar kelimeler kullanmalısınız. Bir web sitesi bir anahtar kelime için belirgin bir şekilde öne çıkıyorsa, ancak web sitesinde bu anahtar kelime konusunda hiç içerik yoksa, kullanıcı hızlı bir şekilde web sitesinden ayrılır. Ayrıca, ziyaretçilerin kullanıcı deneyiminde hayal kırıklığına uğraması ve onları kandırdığını düşünmesi muhtemeldir.
10.İlgili hedef grupla iletişime geçin
Alakalı anahtar kelimeler gibi, alakalı tüm içerik web sitesinde kullanılmalı ve doğru kullanıcıları hedeflemelidir. Web sitesi için birincil hedef kitleyi tanımlamalı ve bu hedef kitle etrafında niş içerik oluşturmalısınız.
Yönlendirme çok geniş olmamalıdır. Web sitenizin ne aradığını bilmeyen kullanıcıların yakalanma olasılığı çok yüksektir. Belirli bir kullanıcı grubuna odaklanırsanız, web sitenizin neler sunduğunu bilmek isteyen kullanıcıları bulabilirsiniz. Bu kullanıcılar web sitenizi keşfetmeye gönüllü olur.
11.Açılır pencerelerden kaçının
Kullanıcılar genellikle can sıkıcı pop-up'ları sevmezler. Bu can sıkıcı pop-up'lar kullanıcı deneyimini olumsuz etkiler. Onlardan mümkün olduğunca uzak durmanız gerektiğini bilmelisiniz.
12.Dikkat dağıtan reklamları sınırlayın
Pop-up'lardan kaçınmak gibi, reklamların dikkatini dağıtmamaya çalışmalısınız. Kullanıcının dikkatinin dağılmaması için sabit reklamlar yerleştirmek önemlidir. Bu şekilde kullanıcılara doğru noktalara odaklanmak için farklı seçenekler sunar.
13.Harekete geçirici mesajları kullanın
Bir harekete geçirici mesaj web sitesinde açıkça görülebilir olmalıdır. Bir harekete geçirici mesaj kullanıcıyı ikna etmek için bir zorluk olmalıdır. Hareket etmeniz istendiğinde daha ince detaylara dikkat etmeniz gerektiğini bilmelisiniz.
Renkler, yazı tipleri, kelimeler vb. Kullanılmış bir kişinin harekete geçirme çağrısında bulunup bulunmadığı üzerinde büyük bir etkisi olabilir. Bu nedenle, her bir öğenin nasıl daha iyi sınıflandırılabileceğini düşünmek önemlidir.
14. Bozuk bağlantıları sınırlayın Birçok bozuk bağlantı yalnızca kötü bir kullanıcı deneyimine yol açar. Ziyaretçiler aradıkları içeriği bulamazlarsa, web sitesinin kullanımından memnun olmazlar, hayal kırıklığına uğrarlar ve web sitesinden ayrılırlar.
Bir web sitesindeki bozuk bağlantıları bulmak için Google Analytics veya Screaming Frog gibi tarayıcılar kullanabilirsiniz. Her iki araç da size bu konuda yardımcı olacaktır.
15. İç bağlantı stratejisine odaklanın Web sitesindeki bir kullanıcıyı korumak için dahili bağlantıları kullanmanız gerekir. Bunu yapmak, kullanıcıların web sitenizde kalma olasılığını artırır. Bu, kullanıcıların aradıklarını bulmalarına yardımcı olur ve kullanıcı deneyimini daha iyi bir noktaya getirir.
16. Bağlantıları yeni bir sekmede aç Güçlü bir dahili bağlantı stratejisi oluştururken ve diğer web sitelerine bağlantı oluştururken bağlantıların yeni bir sekmede açılmasını sağlamak önemlidir. Bu, kullanıcının aynı anda birden fazla sayfa açmasına ve sitede geçirilen zamanı artırmasına olanak tanır.
17. Yararlı 404 sayfalar oluşturun Bir 404 sayfası kullanıcıya "sayfa bulunamadı" mesajı göndermemelidir. Kullanıcının siteden ayrılmaması için alternatif gezinme seçenekleri de sunmalıdır. 404 sayfanızı bu yönde kullanışlı hale getirmeye çalışmalısınız.
18. Blog yayınınızı düzenli olarak gönderin Kullanıcıları bir web sitesini ziyaret etmeye ve bir web sitesinde kalmaya ikna etmek için, keşfedilebilecek çeşitli temalar sağlamak üzere içerik oluşturmaya çalışmalısınız. Bir blog gönderisini düzenli olarak yayınlamak size yardımcı olmanın en iyi yoludur.
diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.03.15 08:47 emrecann150 Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür? Önemli İpucları tarzinburda

[caption id="attachment_755" align="alignnone" width="397"]📷 Hemen Çıkma Oranı Nasıl Düşürülür?[/caption]
ilk sitemi açtıgımda benim hemen çıkma oranım ilk günlerde 70 ve 80 oldugunda ben bu listedekileri uygulayarak hemen çıkma oranımı düşürdüm .düşmez demeyin düştü gerçekten hemen çıkma oranını düşürek istiyorsanız listedekileri yapın ve zirveye ulaşın.
Hemen çıkma oranı, dijital pazarlamayı ölçmek için en önemli önlemlerden biridir. Bir web sitesinin genel kullanıcı deneyiminin ne olduğunu merak ediyorsanız, önce onu incelemeniz gerekir.
Ziyaretçiler sayfadan hemen ayrılırsa, bir sayfayı görüntüledikten sonra sayfa ve siteden ayrılırlar. Bu tanım yeterince basit olsa bile, zıplamaya çalışmanın altında yatan neden biraz daha karmaşık olabilir.
Bazen yüksek bir hemen çıkma oranı, kullanıcı deneyiminin kötü olduğunu gösterir. Bununla diğer zamanlarda yüksek bir hemen çıkma oranı, pozitif bir kullanıcı deneyiminin bir göstergesi olabilir.
Örneğin, bir kullanıcı akşam yemeğini hazırlamak için bir tavuk tarifi aradığında ve bir arama sonucunu tıkladığında, aradığı malzemeleri hemen görür ve tarif harika bir kullanıcı deneyimidir. Kısacası, ziyaretçi aradıkları bilgiyi hemen buldu ve sonra web sitelerinden ayrıldı.
Bir kullanıcı bir tavuk tarifi görüntülemek için bir web sitesine geldiğinde ve bir tavuk parmesan tarifi gördüğünde, hızlı bir şekilde web sitesinden ayrıldı. Bu onun için kötü bir kullanıcı deneyimi olacak. Ziyaretçi aldatılıyor ve ihtiyaç duyduğu içerik burada değil. Bu durumda yüksek bir hemen çıkma oranı vardır.
Yüksek hemen çıkma oranlarını yönetmenize ve bu olumsuz durumlarda kullanıcı deneyimini geliştirmenize yardımcı olabilecek bazı kanıtlanmış ve yararlı ipuçları vardır. Web sitenizin hemen çıkma oranını azaltmak için bu ipuçlarını kullanın.
1.İlk sayfanın yükleme süresine dikkat edin Bir kullanıcının bir sayfanın yüklenmesi için çok uzun süre beklemesi (ve çok uzun süre beklemesi gerekiyorsa), inanılmaz derecede olumsuz bir kullanıcı deneyimi sunar. Bir ziyaretçi sayfa içeriğini hemen göremezse, bu içerik önemli değildir.
Sayfa yükleme süresi mobil cihazlarda daha da önemlidir. Çünkü kullanıcılar, yavaş yükleme süreleri söz konusu olduğunda hemen çıkma problemleri yaşama olasılığı daha yüksektir.
2. Site aramasını optimize edin Birçok web sitesi henüz yerel arama işlevlerini kullanmamaktadır. Site araması, kullanıcının sayfayı veya siteyi tamamen terk etmek yerine, hemen bir sayfada görmedikleri belirli bir şeyi aramasına olanak tanıyan son derece kullanışlı bir araçtır.
3. Basit gezinme öğelerini kullanın Gezinme, ziyaretçilerimiz için kolay olmalı. Bir kullanıcı bir web sitesine girdiğinde, aradığı içeriğin tam olarak nerede olduğunu bilmelidir. Bu kolay değilse ve gezinme öğeleri için sezgisel bir kullanım durumu varsa, kullanıcı büyük olasılıkla siteden ayrılacaktır.
4. mükemmel tasarım için Amaç İyi bir site tasarımı sezgiseldir ve kullanıcıya güven sağlar. Ziyaretçiler, gezinmesi zor veya güvenmesi zor olan bir web sitesinde çok fazla zaman harcamazlar.
Sadece estetik açıdan hoş olmayan, aynı zamanda işlevsel, sezgisel ve gezinmesi kolay harika bir tasarımla başlayarak, ziyaretçilere basit bir kullanıcı deneyimi sunmaya çalışmalısınız.
5. Mobil uyumluluğa dikkat edin
Mobil kullanıcılar, masaüstü kullanıcılardan çok daha az sabırlı. Bir sitenin kullanıcılara sağlam bir kullanıcı deneyimi sunmak için esnek olması gerekir.
6. Okunabilirliği artırın Bir web sitesinin içeriği açık ve etkili bir biçimde olmalıdır. Bu kullanıcı deneyimi için çok önemlidir. Çünkü bir siteyi ziyaret eden herkes büyük ve düzensiz metinleri görmek istemez. Bu durumda, kullanıcılar genellikle diğer içeriğe geçmeye çalışır.
Bununla birlikte, bu içerik madde işaretleri veya resim ve video içeriği de dahil olmak üzere daha küçük bloklar halinde biçimlendirildiğinde, kullanıcının bu içeriği işlemesi çok daha uygundur ve içeriği genel olarak okuma eğilimindedir.
7. Kısa paragraflar oluşturun
Bir web sitesini daha okunabilir yapan en önemli şeylerden biri içeriğin uzunluğudur. İçeriği kısa ve anlaşılması kolay paragraflara biçimlendirmeye çalışmalısınız. Bu, web sitenizi ziyaret eden kişilerin aradıkları içeriği hızlı bir şekilde okumasına olanak tanır.
8.Farklı içerik türleri kullanın
Web sitesi okunabilirliğine başka bir yaklaşım, kullanıcı için metinden farklı içerik formatları oluşturmaktır. Video içeriği inanılmaz derecede ilginç ve düz metinden çok daha dikkat çekici.
Yüksek kaliteli görüntüler ayrıca ziyaretçileri bir web sitesine çekmeye ve hemen çıkma oranını azaltmaya yardımcı olabilir.
9.Alakalı anahtar kelimeler kullanın
Bir site için geçerli alakalı anahtar kelimeler kullanmalısınız. Bir web sitesi bir anahtar kelime için belirgin bir şekilde öne çıkıyorsa, ancak web sitesinde bu anahtar kelime konusunda hiç içerik yoksa, kullanıcı hızlı bir şekilde web sitesinden ayrılır. Ayrıca, ziyaretçilerin kullanıcı deneyiminde hayal kırıklığına uğraması ve onları kandırdığını düşünmesi muhtemeldir.
10.İlgili hedef grupla iletişime geçin
Alakalı anahtar kelimeler gibi, alakalı tüm içerik web sitesinde kullanılmalı ve doğru kullanıcıları hedeflemelidir. Web sitesi için birincil hedef kitleyi tanımlamalı ve bu hedef kitle etrafında niş içerik oluşturmalısınız.
Yönlendirme çok geniş olmamalıdır. Web sitenizin ne aradığını bilmeyen kullanıcıların yakalanma olasılığı çok yüksektir. Belirli bir kullanıcı grubuna odaklanırsanız, web sitenizin neler sunduğunu bilmek isteyen kullanıcıları bulabilirsiniz. Bu kullanıcılar web sitenizi keşfetmeye gönüllü olur.
11.Açılır pencerelerden kaçının
Kullanıcılar genellikle can sıkıcı pop-up'ları sevmezler. Bu can sıkıcı pop-up'lar kullanıcı deneyimini olumsuz etkiler. Onlardan mümkün olduğunca uzak durmanız gerektiğini bilmelisiniz.
12.Dikkat dağıtan reklamları sınırlayın
Pop-up'lardan kaçınmak gibi, reklamların dikkatini dağıtmamaya çalışmalısınız. Kullanıcının dikkatinin dağılmaması için sabit reklamlar yerleştirmek önemlidir. Bu şekilde kullanıcılara doğru noktalara odaklanmak için farklı seçenekler sunar.
13.Harekete geçirici mesajları kullanın
Bir harekete geçirici mesaj web sitesinde açıkça görülebilir olmalıdır. Bir harekete geçirici mesaj kullanıcıyı ikna etmek için bir zorluk olmalıdır. Hareket etmeniz istendiğinde daha ince detaylara dikkat etmeniz gerektiğini bilmelisiniz.
Renkler, yazı tipleri, kelimeler vb. Kullanılmış bir kişinin harekete geçirme çağrısında bulunup bulunmadığı üzerinde büyük bir etkisi olabilir. Bu nedenle, her bir öğenin nasıl daha iyi sınıflandırılabileceğini düşünmek önemlidir.
14. Bozuk bağlantıları sınırlayın Birçok bozuk bağlantı yalnızca kötü bir kullanıcı deneyimine yol açar. Ziyaretçiler aradıkları içeriği bulamazlarsa, web sitesinin kullanımından memnun olmazlar, hayal kırıklığına uğrarlar ve web sitesinden ayrılırlar.
Bir web sitesindeki bozuk bağlantıları bulmak için Google Analytics veya Screaming Frog gibi tarayıcılar kullanabilirsiniz. Her iki araç da size bu konuda yardımcı olacaktır.
15. İç bağlantı stratejisine odaklanın Web sitesindeki bir kullanıcıyı korumak için dahili bağlantıları kullanmanız gerekir. Bunu yapmak, kullanıcıların web sitenizde kalma olasılığını artırır. Bu, kullanıcıların aradıklarını bulmalarına yardımcı olur ve kullanıcı deneyimini daha iyi bir noktaya getirir.
16. Bağlantıları yeni bir sekmede aç Güçlü bir dahili bağlantı stratejisi oluştururken ve diğer web sitelerine bağlantı oluştururken bağlantıların yeni bir sekmede açılmasını sağlamak önemlidir. Bu, kullanıcının aynı anda birden fazla sayfa açmasına ve sitede geçirilen zamanı artırmasına olanak tanır.
17. Yararlı 404 sayfalar oluşturun Bir 404 sayfası kullanıcıya "sayfa bulunamadı" mesajı göndermemelidir. Kullanıcının siteden ayrılmaması için alternatif gezinme seçenekleri de sunmalıdır. 404 sayfanızı bu yönde kullanışlı hale getirmeye çalışmalısınız.
18. Blog yayınınızı düzenli olarak gönderin Kullanıcıları bir web sitesini ziyaret etmeye ve bir web sitesinde kalmaya ikna etmek için, keşfedilebilecek çeşitli temalar sağlamak üzere içerik oluşturmaya çalışmalısınız. Bir blog gönderisini düzenli olarak yayınlamak size yardımcı olmanın en iyi yoludur.
diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to u/emrecann150 [link] [comments]


2020.03.13 06:27 ikizbebek Bebeğinizin cinsiyetini seçin! Erkek mi Kız mı?

Gelecekteki bebeğin cinsiyeti% 100 öngörülemese de, çeşitli bilimsel çalışmalar bebeğin cinsiyetini annenin gebe kalma ve yumurtlama anı ile ilişkilendirmiştir.
Sperm iki çeşit olabilir. X kromozomlarından (dişi) veya Y kromozomlarından (erkek) oluşabilir. Yumurtlar her zaman X'tir. Bu nedenle, X'i Y ile birleştirmek erkek bebekle sonuçlanır. Y (erkek) sperm, hayatta kalmaları daha az olmasına rağmen, X (kız) sperminden çok daha hızlı hareket eder.
Bu nedenle, yumurtlama tarihi göz önüne alındığında, bir erkeğin kadının yumurtlama gününde cinsel ilişkiye girdiği zaman hamile olma olasılığı daha yüksektir, bir kızın ikiden dört gün önce.
Ek olarak, sperm Y'nin alkalin ortamı, X'in asidi tercih ettiği kanıtlanmıştır.
Her adet döngüsünde yumurtlama sadece bir gün gerçekleşir ve o gün yumurtanın döllenmesi için en uygun gündür. Yumurta yaklaşık 1 gün yaşarken, sperm boşaldıktan sonra 2 veya 3 güne kadar hayatta kalabilir.
NASIL ERKEK BEBEK SAHİBİ OLABİLİRİM?
Cinsel ilişki yumurtlama gününde veya bir gün sonra yapılmalıdır (sperm Y kısa bir süre yaşar ve alkalin bir ortamda en iyi şekilde gelişir).
NASIL BİR KIZ BEBEK SAHİBİ OLABİLİRİM?
Bu durumda, cinsel ilişki yumurtlamadan iki gün önce yapılmalıdır. Bu günlerde salgılar daha asidik ve daha uzun ömürlü olan X kromozomlarını destekliyor.
HANGİ GÜN SEKS YAPMAM GEREKİYOR?
Pek çok faktör gebe kalsa da, bebeğin seks hesap makinesini kullanarak belirli bir cinsiyeti aramanın en iyi gün olduğunu belirleyin.
submitted by ikizbebek to u/ikizbebek [link] [comments]


2020.03.11 09:16 Hakankoltuk Bursa Koltuk Yıkama Fiyatları

Bursa Koltuk Yıkama Fiyatları

Evlerde bulunan koltukların zaman içinde tozlanması muhtemeldir. Bu durum karşısında hem ortamın hijyeni hem de koltuğun uzun ömürlü olması açısından dikkatli bir şekilde temizlenmesi gerekir. Bunu en iyi şekilde yapacak olan koltuk yıkama bölgeleri sayesinde sizler uğraşmadan en kısa sürede bu ürünler temizlenmiş olur. Bursa koltuk yıkama fiyatları bu hususta sürekli olarak takip edilen ve incelenmesi gereken bir durumdur. Bölgede sağlamış olduğumuz destek sayesinde koltuklar en uygun koşullarda temizlenecektir. Eksiksiz bir şekilde sağlanmış olan fırsatlar sayesinde en ufak sorun ortaya çıkmaz. Bu hususta firmamızdan destek almanız her açıdan uygun olacaktır.

Bursa Koltuk Yıkama Hizmetleri

Koltukların belirli ömürleri vardır. Düzenli olarak temizlenip yıkanması hem şık görünümleri hem de uzun ömürlü olmaları sebebi ile önemlidir. Özellikle evlerde bulunan birçok koltuk modelini eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde temizleyen ekiplerimiz en ufak sorun ortaya çıkmadan ürünleri sizlere teslim eder. Yıkama sırasında ortaya çıkabilecek tüm sorunlar incelenir. Ekiplerimiz bu hususta sorun yaşanmaması için dikkatli bir şekilde çalışır. Koltukların yıkanma ihtiyacı leke bulaşması ya da tozlanması için olacaktır. Bu hususta iyi bir firma ile çalışarak sorunsuz bir şekilde temizlik desteği almanız muhtemel olacaktır. Ekiplerimiz bu konuda son derece titiz çalışmakla beraber memnuniyeti için sizlere hizmet sağlıyor.

Koltuk Yıkamada Önemli Detaylar

Koltuk yıkama işlemlerinde özellikle işlemi yapan kişinin dikkat etmesi gereken birtakım husus vardır. Bunlardan ilki sorunsuz ekipman kullanılmasıdır. Herhangi bir sorun oluşmaması ve işlemlerin daha verimli yapılması adına kullanılan tüm hijyen malzemeleri eksiksiz bir şekilde temizliği tamamlamalıdır. Günümüzün yaygın unsurlarından olan koltuk yıkama hizmetleri sayesinde sorunsuz bir şekilde destek almanız mümkün olacaktır. Bursa koltuk yıkama fiyatları bu konuda insanların merak ettiği ve araştırdıkları konulardan birisidir. Firmamızın verimli çalışmaları sonucu en ufak sorun ortaya çıkmayacaktır. Koltukların derinlemesine temizlenmesi önemli bir konu olmakla beraber sizleri her daim memnun etmeyi amaçlıyoruz.

Koltuk Yıkama Aşamaları Önemlidir

Koltukların evlerde yıkanması oldukça zordur. Bu sebeple ortaya çıkan koltuk yıkama destekleri bu hususta hizmet almanıza olanaklar sunar. Özellikle iyi bir temizlik ve yıkama için koltukların dikkatli şekilde incelenmesi gereklidir. Öncelikle ürünler üzerindeki tozlar alınmalıdır. Daha sonra tamamı ile yıkama işlemi yapılmalıdır. Bu konuda dikkatli davranılmalıdır ve ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçilmelidir. Özellikle sağlanılan fırsatlar neticesinde sorunsuz bir şekilde destek almanız mümkün olacaktır. Bursa koltuk yıkama fiyatları ile de bu konu desteklenmektedir. Son derece güzel bir konumda yer alan fiyatlar sayesinde uzun süre kullanacağımız koltuklarınızı en hijyenik hale getirmekteyiz. Bu durum son derece önemli bir konu olmakla beraber evlerin daha iyi görünmesini de sağlar.

En İyi Koltuk Temizleme Hizmeti

Koltukların temizleniyor olması özellikle ev hanımları için önemlidir. Özellikle evlerde bulunan bu koltuklar düzenli olarak yıkanmalıdır. Bu sayede rengindeki canlılık ortaya çıkacaktır. Firmamız bu konuda oldukça kaliteli hizmetler sunar. Özellikle koltukların daha temiz ve canlı görünmesi için yapılan bu işlemler sayesinde en ufak sorun ortaya çıkmaz. Ekiplerimiz işlerinde oldukça titiz çalışırlar. Bu yönden son derece önemli bir hizmet olan bu durum sayesinde iyi bir hizmet almanız önemli olacaktır. Koltuklar üzerinde bulunan toz ya da kirler insanları zor duruma sokabilir ve bu durum rahatsız hissetmenize neden olabilir. İnsanların en büyük sorunlarından biri olarak karşımıza çıkan zor lekelerdir.Bu durum koltuk temizliğinin kaliteli olmasını gerektiren hizmetler içine girer.

Koltuk Yıkamanın Avantajları

Koltuk temizleme hizmetleri sayesinde çok uzun sürelerinizi alacak olan bu durum sorunsuz bir şekilde tamamlanır. Koltuk yıkamanın avantajları olarak eski ve kirli görünümlü olan koltuğun taze görünüşüne tekrar kavuşması sayesinde çevrenizdekiler koltuklarınızı yeni gibi görecektir. Ayrıca bizim tarafımızdan temizlenen koltuklar yıllar boyu kullanabilme ömrü sunar. Bu sayede tekrar mobilya veya koltuk almak zorunda kalma durumundan kurtulursunuz. Bursa koltuk temizleme fiyatları sayesinde bu hizmetlere insanların ulaşması çok daha kolaydır. Özellikle temizleme işlemleri sırasında koltuk üzerinde en ufak kir kalmamasına dikkat edilmesi ile bebekler için herhangi bir alerjen durumu söz konusu olmaz. Bu hususta düzenli olarak koltukların temizlenmesi son derece önemli bir konudur. Firmamızın sağlamış olduğu destekler sayesinde alacağınız en iyi hizmetler sizlerde oldukça memnuniyet sağlayacaktır.
submitted by Hakankoltuk to u/Hakankoltuk [link] [comments]


2020.02.22 12:26 hesaplianne Dikkat Eksikliği, Dikkat Dağınıklığı

Dikkat Eksikliği, Dikkat Dağınıklığı
Dikkat Eksikliği, Dikkat Dağınıklığı

https://preview.redd.it/vf1vewe6ngi41.jpg?width=640&format=pjpg&auto=webp&s=c694a7b38e70a3eae794feef29a1e77395dc54df
DİKKAT EKSİKLİĞİ NEDİR?
Dikkat eksikliği, çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarından biridir. Tedavi edildiğinde belirgin ilerleme ve düzelme elde edilebilmesinin yanı sıra tedavi edilmediğinde ilerde sosyal ve psikiyatrik sorunlara yol açabilir. Dikkat eksikliği dikkat ve öğrenmenin yanında davranış ve duygusal sorunları da barındıran bir gelişim sorunudur. Dikkat eksikliği olan çocuklar tıpkı diğer çocuklar gibi normal, normalaltı, normalüstü zekaya sahip olabilirler. Dikkat eksikliği var olan zeka potansiyelini kullanmada çocukların önünde bir engeldir.
DİKKAT DAĞINIKLIĞI NEDİR?
Özellikle gelişim çağında ki çocuklarda rastlanan dikkat dağınıklığı;”Yapılan işe odaklanamama gün içinde organize olamama ve dikkatini toplayamadığı için kendini doğru ifade edemem durumu” olarak tanımlanabilir. Çocuklarda dikkat dağınıklığı birçok farklı etkene bağlı oluşabilir. Ortam ışık ve ses gibi çevresel faktörlerin yanı sıra herhangi bir duyu organındaki sorunlar ve kişisel özelliklerde dikkat dağınıklığının sebeplerinden olabilir.
DİKKAT EKSİKLİĞİ İLE DİKKAT DAĞINIKLIĞI ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?
Dikkat Eksikliğinde;
1-Uzun süreli unutkanlık gözlemlenebilir.
2-Meşgul olunan işte ve o işle bağlantılı olmayan diğer günlük faaliyetlerde sık sık sakarlık gözlemlenebilir.
3-Hiperaktivite ile birlikte görülme oranı yüksektir.
4-Çok küçük yaştan itibaren gözlemlenir, tedavi süreci daha uzundur ve ciddi anlamda hayatı etkiler. Anlık değil, sürekli kişiyi takip eden bir bozukluktur.
Dikkat Dağınıklığında;
1-Kısa süreli hafıza bozukluğu gözlemlenebilir.
2-Anlık yapılan işte hata gözlemlenebilir ancak genel sakarlık durumu dikkat eksikliği kadar fazla gözlemlenmez.
3-İçine kapanık, az hareketli kişilerde de sıklıkla görülebilir.
4-Anlık duygulara göre açığa çıkabilir. Uykusuzluk, stres gibi faktörlerle birlikte görülme olasılığı yüksektir. Zinde başlanan bir günde hiçbir olumsuz etkisi gözlemlenmeyebilir.

https://preview.redd.it/7k0ludf7ngi41.jpg?width=4272&format=pjpg&auto=webp&s=4c71a777c5556ae436310fd781d14772779b2865
DİKKAT EKSİKLİĞİNİN NEDENLERİ NELERDİR?
-Kalıtım
-Doğum zorluğu
-Anne sütü almama ya da yeterli alamama
-Ateşli hastalıklar
-Kafa darbesi
-Yetiştirilme tarzı ve çevresel faktörler
-Duygusal travmalar
DİKKAT DAĞINIKLIĞININ NEDENLERİ NELERDİR?
-Çevresel faktörler: Ortam ışığı, ses, hava vb.
-Fiziksel Faktörler: Beş duyu organımızdan herhangi birinden özellikle görme ve işitme eksikliği yani problemi olması.
-Kişisel Faktörler: Dikkat toplamayı öğrenememe…
Dikkat Eksikliği Tanısı Konulabilecek Belirtiler Nelerdir?
Zihinsel hastalıklar için uluslararası bir tanı ölçüt kitabı olan DSM-V, aşağıdaki belirtiler arasından en az 6 tanesine sahip olunması durumunda dikkat eksikliği tanısı koyuyor.
  • Detaylara dikkat etmeden hatalar yapma
  • Dikkati toplamada sıkıntı yaşama
  • Karşısındaki dinlemiyormuş gibi gözükme
  • Komutları takipte zorlanma
  • Organizasyon sıkıntısı yaşama
  • Yoğun düşünme gerektiren işlerden uzak durma
  • Eşyalarını kaybetme
  • Kolayca dikkat dağılması
  • Günlük rutin işleri yapmada aksaklık yaşama, unutma
Dikkat Dağınıklığı Tanısı Konulabilecek Belirtiler Nelerdir?
· Sürekli bir konudan diğerine geçme ve herhangi bir konuya bağlı kalamama.
· Zaman zaman kendini doğru ifade etmekte zorlanma.
· Daha önce gördüğü birinin ismini ya da yüzünü hatırlayamama / ayırt edememe.
· Özellikle sevmediği derslere dikkatini verememe, anlamakta ya da dinlemekte zorluk çekme.
· Herhangi bir şeyle uğraşırken önemsiz dış etkenlerle dikkatinin dağılması. Örneğin ders çalışırken dışarıdan gelen küçük bir sesle odağını kaybetme gibi.
· Daha önce kolaylıkla yapabildiği basit şeylerde hata yapma.
· Okuduğu veya dinlediği bir şeyi anlayamayıp birden fazla kez okumak ya da dinlemek zorunda kalma
TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR
Dikkat Eksikliği ve dikkat dağınıklığının tedavisinde ilaçsız tedavi için etkin olan yöntem NeuroSound yöntemidir . Neurosound bir tedavi değildir, bütünsel bir gelişim programıdır. Kliniğimizde dikkat dağınıklığı ve dikkat eksikliği tedavisinde psikiyatrisler ve psikologlar işbirliği içinde çalışmaktadır. Kayseri'de NeuroSound yöntemi en iyi psikologlar ve psikolojik danışmanlar tarafından Tms Clinic de uygulanmaktadır. Detaylı bilgi ve danışmanlık için Tms Clinic ile iletişime geçebilirsiniz.
https://www.tmsclinic.org/neurosound/disleksi
submitted by hesaplianne to u/hesaplianne [link] [comments]


Zikir kalma Sharif (Allah K Wali ki mehfil ) - YouTube Kalma Sharif by Lala Qadeer (Complete version) - YouTube Asla yanlız kalma (kısa-korku Filmi) UMUTSUZ KALMA (çomü kısa film) Güldür Güldür Show 184.Bölüm - Kısa Kalmak - YouTube Ishq Ka Kalma Full Video  Dhan Dhana Dhan Goal  John ... 6 kalma full { Learn six kalimas in Islam full HD } Learn ... Ka-Ka-KaLMa! / クラムボン Güldür Güldür Show 184. Bölüm  Kısa Kalmak - YouTube

Nasıl En Kısa Sürede Hamile Kalınır? - Ayşe Tolga İyi Yaşam

  1. Zikir kalma Sharif (Allah K Wali ki mehfil ) - YouTube
  2. Kalma Sharif by Lala Qadeer (Complete version) - YouTube
  3. Asla yanlız kalma (kısa-korku Filmi)
  4. UMUTSUZ KALMA (çomü kısa film)
  5. Güldür Güldür Show 184.Bölüm - Kısa Kalmak - YouTube
  6. Ishq Ka Kalma Full Video Dhan Dhana Dhan Goal John ...
  7. 6 kalma full { Learn six kalimas in Islam full HD } Learn ...
  8. Ka-Ka-KaLMa! / クラムボン
  9. Güldür Güldür Show 184. Bölüm Kısa Kalmak - YouTube

Dragon Eyes Jean-Claude Van Damme Yabancı Aksiyon Filmi Türkçe Dublaj Full Film İzle - Duration: 1:19:43. SinemaGo 2,473,599 views Six kalimas { Learn six kalimas in Islam } Learn kalima for kid's. #Sixkalmas #6kalma Zikir kalma Sharif at Darbar Alia Mohra Sharif 17 January 2020 salana mehfil e Quraan khuwani. جناب شاہد یوسف ہارونی صاحب کی پیاری آواز اور حضور پیر ... 4 ay sonra arkadaşlarıyla yeniden bir araya gelen Esat’ı nasıl bir sürpriz bekliyor? Yaz tatilinde herkesin büyümesi karşısında Esat’ta bir değişiklik olmama... Presenting the full video song 'Ishq Ka Kalma' from the Bollywood movie 'Dhan Dhana Dhan Goal' featuring Bipasha Basu, John Abraham. The song is sung by Neer... This video is unavailable. Watch Queue Queue. Watch Queue Queue Kalma Sharif very nicely recited by Lala Qadeer UMUTSUZ KALMA (çomü kısa film) Yunus Emre Parlak. Loading... Unsubscribe from Yunus Emre Parlak? Cancel Unsubscribe. Working... Subscribe Subscribed Unsubscribe 241. ... Ali Sunal’ın sunumuyla eğlencenin vazgeçilmez adresi Güldür Güldür Show, birbirinden renkli ve eğlenceli skeçleriyle yine herkesi kahkahaya boğacak. Yapımcıl...